Card holder türkçesi Card holder nedir

  • Üye.
  • Bir karta (kredi karı gibi) sahip olan kimse.
  • Kart sahibi.
  • Kartlık.
  • Abone.
  • Kart hamili.

Card holder ingilizcede ne demek, Card holder nerede nasıl kullanılır?

Card : Şamatacı. Kart. Kart koymak. Kartlara yapıştırmak. Taramak. Kart açmak. Üzerine bilgi ya da veri yazmak üzere kullanılan yazılık. Kartvizit. Kartpostal.

Holder : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tutacak. Taşıyıcı. Duy. Hamil. Elinde bulunduran kimse. İçinde bir şey saklanabilen kap. İçine bir şey konulan nesne. Sahip. Çek, bono, poliçe, gönderim belgesi, hisse senedi, tahvil vb. her türlü değerli kağıdı yasalara uygun olarak elinde bulunduran kişi.

Camera card holder : Alıcılarda, alıcı yönetmeninin dökümü rahatça izlemesini sağlamak amacıyla yapılmış askı. Döküm askısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cue card holder : Alıcılarda, alıcı yönetmeninin dökümü rahatça izlemesini sağlamak amacıyla yapılmış askı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Döküm askısı.

Card back : Kart sırtı.

Card basket : Kartvizit kutusu.

İngilizce Card holder Türkçe anlamı, Card holder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Card holder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Insider : İçeriden biri. Kendisine özel bilgiler ve ayrıcalık tanıyan bir türkümün üyesi. İç yüzünü bilen kimse. İçerideki kimse. İçerideki. İçerdeki. Bir cemiyetin üyesi. İçyüzünü bilen kimse.

 

Insiders : İçerideki. İçerdekiler. İçyüzünü bilen kimse. Çalışmakta olan ve bu nedenle ücret pazarlıklarını doğrudan etkileyen işgücü. krş. dışardakiler, içerdekiler-dışardakiler kuramı, yedek işsizler ordusu bir firmadaki karar verme konumunda bulunan üst düzeydeki yöneticiler ve iç paydaşlar. Şirketin içindekiler.

Cardholder : Kart yuvası. Kartvizitlik.

Subscribed : Altına yazmak. Katılmak. Taahhüt edilmiş. Abone olunmuş. Abone olmuş. Bağış olarak vermek. İmzalamak. Yatırmak. Katkıda bulunmak.

Enrollees : Kayıt olan kimse. Kayıtlı kişi. Kaydı yapılan kimse (bir okula, sınıfa, vb.).

Party : Yöre. Davet. Alem. Grup anlamına gelecek şekilde kullanılan sözcük. Eğlence. Ortak. (parti yaparak) kutlamak. Topluluk. Şahıs.

Card cabinet : Fişlerin belirli bir düzen içinde dizilmeleri için kullanılan kutu. katalog dolabındaki gözlerden her biri. Kartların saklandığı kutu. Fiş kutusu.

Member : Eleman. Çubuk. Özdeş bir oluşumun içinde bulunan, altında ve üstünde kendi kayaç özellikleriyle ayrılarak oluşumun bir parçası olan kayaç katman birimi. Öğe. Aza. Mensup. Ört.penis. Kılgan. Uzuv. Organ.

Members : Uzuv. Taraf (denklem). Üyeler. Organ.

Subscriber : İmzalayan. Parasını önceden ödeyerek karşısındakinin yapacağı bir işten belirli bir süre için yararlanan, belirgin koşulla belirli bir süre için alıcı olan. bir gazete, bir dergi ya da bölüntülü basılan herhangi bir yayına belirli bir süre için alıcı olarak bağlanan. Bağışta bulunan kimse. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Katılımcı. Bağış yapmayı vadeden kimse. Bağış yapan kimse. Katkıda bulunan. Yardımsever.

Card holder synonyms : agedness, card carrying, subscription, subscribers, oldness, cardholders.