Members türkçesi Members nedir

Members ile ilgili cümleler

English: Ali and three other crew members were injured in the accident.
Turkish: Ali ve diğer üç mürettebat kazada yaralandı.

English: All our members are volunteers.
Turkish: Bütün üyelerimiz gönüllü.

English: All members must follow these rules.
Turkish: Bütün üyeler bu kurallara uymak zorundadırlar.

English: All members have access to these books.
Turkish: Bütün üyelerin bu kitaplara erişim hakkı var.

English: All the members but me have faith in what he says.
Turkish: Benden başka bütün üyelerin onun söylediğine inancı vardı.

Members ingilizcede ne demek, Members nerede nasıl kullanılır?

Members of a family : Aile efradı.

Privilege of the members of parliament : Milletvekilliği dokunulmazlığı.

Admitting new members : Bir gruba insanlar dahil etmek. Yeni üyelerin kabulü. Yeni katılımcılar kabul etmek.

All members : Üyelerin her biri. Tüm üyeler.

Council members : Meclis üyesi. Belediye meclisi üyesi. Konsey üyesi. Kurul üyesi.

Group members : Grup üyeleri.

Enrollment of new members : Yeni üyelerin kaydı. Yeni üyelerin kaydı veya yazılması.

Excluded members : Dışlanan üyeler.

Family members : Aile efradı. Aile bireyleri. Aile fertleri. Aile üyeleri. Akraba. Aile üyesi. Erkek akraba.

 

Multiple members : Çok sayıda üye.

İngilizce Members Türkçe anlamı, Members eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Members ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Insider : Kendisine özel bilgiler ve ayrıcalık tanıyan bir türkümün üyesi. Bir cemiyetin üyesi. İçerideki. İçyüzünü bilen kimse. İç yüzünü bilen kimse. İçerdeki. İçerideki kimse. İçeriden biri.

Agencies : Acenteler. Acenta. Ajans. Aracılık. Vasıta.

Clan member : Kabile üyesi. Klan üyesi.

Cardholders : Kart sahibi. Bir karta (kredi karı gibi) sahip olan kimse. Abone. Kartvizitlik. Kart yuvası. Kartlık.

Cardholder : Kartlık. Abone. Kart yuvası. Kartvizitlik. Bir karta (kredi karı gibi) sahip olan kimse. Kart sahibi.

Joiner : Birçok derneğe üye olan kimse. Marangoz. Birçok gruba üye olan kimse. Birleştirici. Birçok yere üye olma meraklısı. Doğramacı. Ahşap doğramacı.

Portion : Porsiyonlamak. Parça. Miktar. Bir tabak yemek. Kısmet. Pay. Çeyiz. Hisselere ayırmak. Cüz. Bölüm.

Limb : Geniş ağaç dalı. Yaramaz çocuk. Kıvrım kanatları. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Kol. Bent. Kanat, kol ya da bacaklar. Hale. Yaprağın geniş kısmı.

Agency : Temsilcilik, temsilcilik işyarı, temsil ilişkileri, temsil yetkileri, temsil anlaşması gibi konular üzerinde çalışma ve iş yapma gücü. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Temsilci. Acentelik. Acente temsilciliği. Aracılık. Tecimyerlerin çalıştıkları yerlerinin, ücret paylarının ya da genel olarak yapmış oldukları işlemlerinin tümü. Acente. Ajans.

 

Associate : Yakıştırmak. Düşünmek. Ortak çalışma arkadaşı. Ortak olmak. Arkadaş. Çağrıştırmak. Hakları sınırlı üye. Ortak etmek. Birliktelik kurmak. Benzetmek.

Members synonyms : kolkhoznik, homegirl, fellow member, sodalist, homeboy, the members, areopagite, huddler, club member, rosicrucian, inductee, limbs, clanswoman, brother, tribesman, enrollees, organ, board member, limbing, part, conservative, councillor, membership, sister, constituent, cabalist, insiders, memberships, card holder, component part, lith, committee member, component.

Members zıt anlamlı kelimeler, Members kelime anlamı

Nonmember : Üye olmayan kişi. Üye olmayan kimse.