Orang türkçesi Orang nedir
- Kırmızımsı kahverengi tüyleri ve uzun kolları olan insana benzeyen büyük maymun (borneo ve sumatra'da bulunan).
- Orangutan.
Orang ile ilgili cümleler
English: "Yes, orange juice please," says Mike.
Turkish: "Evet, portakal suyu lütfen," diyor Mark.
English: Ali ate a turkey sandwich and drank a glass of orange juice.
Turkish: Ali bir hindili sandviç yedi ve bir bardak portakal suyu içti.
English: Ali drank a glass of orange juice.
Turkish: Ali bir bardak portakal suyu içti.
English: A girl gave me an orange in exchange for a piece of cake.
Turkish: Bir kız bir parça kek karşılığında bana bir portakal verdi.
English: A glass of wine, a beer, an orange juice, and a coffee with milk.
Turkish: Bir bardak şarap, bir bira, bir portakal suyu ve bir sütlü kahve.
Orang ingilizcede ne demek, Orang nerede nasıl kullanılır?
Orang outang : Orangutan.
Orang utan : Orangutan.
Orange : Oranj. Burley tütünleri için turuncu. Portakal. Turunçgiller (rutaceae) familyasından, yaprakları basit ve salgı bezli, çanak yaprakları 4-5 tane, taç yaprakları 4-6 parçalı ve serbest, ovaryum üst durumlu, her dem yeşil bitki. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Turuncu. Portakalrengi. Portakal renginde olan. Portakal rengi.
Orange blossom : Portakal çiçeği.
Orange coloured : Portakal rengi. Turuncu.
Orange marmalade : Portakal reçeli. Portakaldan yapılmış reçel. Portakal marmelatı.
Orange county : North carolina eyaletinde bölge. New york eyaletinde bölge. Güney california'da bir bölge. Güney kaliforniya'da (abd) bir ilçe. Virginia eyaletinde bölge.
Orange pekoe : Hindistan ve sri lanka'da yetiştirilen yüksek kaliteli siyah çay.
Orange juice : Portakal suyu.
Orange peel : Portakal kabuğumsu görüntü. Camda pütürlü yüzey. Pürüzlü metal yüzeyi. Timsah derisi. Portakal kabuğu oluşumu. Portakal kabuğu. Portakal kabuğu (yüzey kusuru). İnce tabaka tarayıcı.
İngilizce Orang Türkçe anlamı, Orang eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Orang ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Orangutan : Maymunlar (primates) takımının, insansı maymungiller (pongidae) familyasından, 130 cm kadar uzunlukta, 125 kg kadar ağırlıkta, kahverengi kıllı, başı sivri, kulakları küçük, dudakları kaim, burnu basık, iyi tırmanan, bitkilerle beslenen bir tür.
Pongid : Maymunumsu.
Orang synonyms : pongo pygmaeus, great ape, pongo, genus pongo, orangoutang, orang utan, orang outang, orangutang, orangutans, orangoutan, orangs.
Orang ingilizce tanımı, definition of Orang
Orang kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Orang-outang].

Bu kısımda Orang kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Orang ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Orang anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Orang ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.