Outshoot türkçesi Outshoot nedir

  • -den daha iyi atış yapmak.
  • Atışta iyi olmak.

Outshoot ingilizcede ne demek, Outshoot nerede nasıl kullanılır?

Outshone : Gölgede bırakmak. Daha çok parlamak. -den daha fazla parlamak. Öne çıkmak.

Outshout : Daha yüksek sesle haykırmak. Daha yüksek sesle bağırmak.

Outshouted : Daha yüksek sesle haykırmak. Daha yüksek sesle bağırmak.

Outshouting : Daha yüksek sesle haykırmak. Daha yüksek sesle bağırmak.

Outshouts : Daha yüksek sesle bağırmak. Daha yüksek sesle haykırmak.

Outshines : -den daha fazla parlamak. Öne çıkmak. Gölgede bırakmak. Daha çok parlamak.

Page outs : Giden sayfa.

All the ins and outs of : Her taraf. Her yer. Her yeri (bir yerin). Her tarafı (bir yerin). Girdisi çıktısı. Tüm ayrıntılar (bir konunun veya işin).

Ins and outs : Bütün ayrıntıları. Girdisi çıktısı. Ayrıntılar.

Outs : Son aşamada dahil edilmeyen kısımlar (kaydın son versiyonundan çıkarılmış bölümler) (müzik, film ve televizyon terimi). Kırpıntı (film). Filmin son versiyonundan çıkarılmış bölümler. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir kurgu sonunda geriye kalan film parçaları. Genellikle hata nedeniyle kayıttan çıkarılan bölümler.

İngilizce Outshoot Türkçe anlamı, Outshoot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outshoot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Outstrip : -den daha iyi yapmak. Geride bırakmak. Geçmek.

Result : İle sonuçlanmak. Sonuç vermek. Sonuçlanmak. Bulgu sonucu. Sonucu olmak. Önemli sonuç. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Netice. Meydana gelmek. Doğmak.

Upshot : Son. Netice. Sonuç. Nihayet.

Outdo : -den çok daha iyi bir performans göstermek. Üstün gelmek. -i geçmek. Bastırmak. Geçmek. -i çok geride bırakmak. Üstün olmak. Fark atmak. -den üstün olmak. -i bastırmak.

Effect : Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Elde edilen bulgunun ortaya çıkardığı yenilik, düşüncenin dış dünyaya çıkardığı teknik etki. Fizik, gitar, kimya, tiyatro alanlarında kullanılır. Sonuç. Meydana getirmek. Gerçekleştirmek. Ulaşmak. Başarmak. Bir bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız değişken tarafından belirlenen ya da bağımlı konumda olan etken. bk. neden. Etki etmek.

Outgrowth : Dal. Bitkilerin değişik uzunluk ve büyüklükteki, genellikle yapraksız, küçük filiz ve dalcıkları, hlk. ishal. Fazlalık. Sürgün. Gelişen şey. Büyüyen. Çıkıntı. Akıbet. Fazla büyüme.

Issue : Neşet etmek. Sonuçlanmak. Dağıtmak. (dergi veya gazete) sayı. Yayımlamak. İhraç etmek. (dergi veya gazete) nüsha. Yayınlanmak. Sorun. Sayı (yayın).

Offset : Ofset. Karşılamak. Dengelenmek. Ofset basmak. Karşılığı ile denkleştirmek. Kaydırma yapmakta kullanılan özel bağlantı parçası. Göreceli konum (değeri). Boruya dirsek koymak. Ofset baskı. Boru vb dirsek takmak.

 

Outcry : İtiraz. Bağırma. Protesto (büyük çapta). Bağırış. Halk protestosu. Daha sesli bağırmak. Feryat. Velvele. Bağrışma. Protesto.

Outcome : Sonuç. Çıktı. Sonlanım. Akıbet. Ürün. Son. Netice. Sonuç ürün.

Outshoot synonyms : outmatch, branch, surmount, outperform, event, consequence, exceed, surpass, outgo.

Outshoot ingilizce tanımı, definition of Outshoot

Outshoot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To exceed or excel in shooting. To shoot beyond.