Outtake türkçesi Outtake nedir
- Filmin asıl gösteriminde kullanılmayan sahneler.
- Hava pasajı.
- Filmin sonunda gösterilen çekim hataları bölümü.
- Kaydın son versiyonda kullanılmayan kısmı (müzik, film, televizyon).
- Hava veya başka maddeyi dışa taşıyan geçit.
- Filmdeki çekim hataları.
- Hava geçidi.
- Çekim hatası veya hataları.
Outtake ingilizcede ne demek, Outtake nerede nasıl kullanılır?
Outtakes : Hava veya başka maddeyi dışa taşıyan geçit. Hava geçidi. Filmin son versiyonundan çıkarılmış bölümler. Kaydın son versiyonda kullanılmayan kısmı (müzik, film, televizyon).
Get outta here : Hadi oradan! (argo terim) şaka yapıyorsun!. Yalan söylemeyi kes. Şaka yapıyor olmalısın!.
Outtalk : Bastırmak. Susturmak. Yerinde konuşmak.
Outthink : -den daha uzun düşünmek. Zekası ile alt etmek. -den fazla düşünmek. Birinden daha zeki olmak.
Outturn : Üretim. Verim. Mahsul. Üretilen miktar.
Out basket : Giden sepeti.
Out breeding : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Akraba dışı yetiştirme. Karşı döllenme. Genetik olarak birbirine yakın olmayan bitki ya da hayvanların çaprazlanması. Akraba olamayan hayvanlar arasında yapılan birleştirmeyi ön gören yetiştirme.
Out and out : Komple. Bütünlükle. Son derece. Tam. Tamamen. Su katılmadık. Başlıbaşına.
Out building : Ek bina.
Out and about : İyileşme yolunda. İyileşmiş. Ayaklanmış. Hastalıktan kalkmış. İyileşmekte. Ayağa kalkacak kadar iyileşmiş.
İngilizce Outtake Türkçe anlamı, Outtake eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Outtake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Airduct : Hava kanalı. Hava deliği. Havalandırma sağlayan kanal.
Air lane : Hava uçağı yol aldığı güzergah. Tenek geçidi. Havanın içinde dolaştığı geçit yolu (tıp veya medikal terimi). Hava yolu. Vantilatör bacası. Hava şeridi. Belirli hava yolu.
Blooper : Büyük hata. Aptalca hata. Gaf. Halk önünde yapılan yüz kızartıcı hata. Tekleme.
Boners : Aptalca hata. Hata. Pot. Büyük hata. Ereksiyon. Gaf. Erekte olmuş penis.
Outtakes : Filmin son versiyonundan çıkarılmış bölümler.
Airlane : Uçuş rotası. Tenek geçidi. Hava geçiti. Hava yolu.
Shot : Saçma. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Dolu. Şanjan. Yudum. Erim. Silah sesi. Eskimiş. Şut. Eski.
Boner : Pot. Büyük hata. Ereksiyon. Aptalca hata. Hata. Gaf. Erekte olmuş penis. Büyük gaf.
Bloopers : Gaf. Tekleme. Halk önünde yapılan yüz kızartıcı hata. Büyük hata. Aptalca hata.
Air passage : Nefes yolu. Hava deliği. Tenek geçidi. Hava geçişi. Havanın geçebileceği boşluk. Tenek deliği. Hava sızıntısı. Hava kaçağı.
Outtake synonyms : scene.
Outtake ingilizce tanımı, definition of Outtake
Outtake kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Except.

Bu kısımda Outtake kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Outtake ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Outtake anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Outtake ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.