Bloopers türkçesi Bloopers nedir
- Aptalca hata.
- Gaf.
- Filmdeki çekim hataları.
- Filmin sonunda gösterilen çekim hataları bölümü.
- Çekim hatası veya hataları.
- Büyük hata.
- Tekleme.
- Halk önünde yapılan yüz kızartıcı hata.
Bloopers ingilizcede ne demek, Bloopers nerede nasıl kullanılır?
Blooper : Filmin sonunda gösterilen çekim hataları bölümü. Filmdeki çekim hataları. Aptalca hata. Tekleme. Halk önünde yapılan yüz kızartıcı hata. Büyük hata. Çekim hatası veya hataları. Gaf.
Blooped : Mahvetmek. Topu yükseğe ve düşük kavisle atarak sahanın biraz ötesine düşürmek (beyzbol). Berbat etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Elektronik bir aletle kısa pes bir ses çıkarmak. İçine etmek. Batırmak.
Bloop : Ek gürültüsünü önlemek amacıyla ek yeri üzerine konan örtü. Aptalca hata. Ek gürültüsü. Elektronik bir aletin çıkardığı kısa pes ses. Gaf. Hata yapmak. Halk arasında yapılmış yüz kızartıcı hata. Pot kırmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ek örtüsü.
Blooping : Elektronik bir aletle kısa pes bir ses çıkarmak. Örtme. Ek örtüsü koyma. Batırmak. Mahvetmek. İçine etmek. Topu yükseğe ve düşük kavisle atarak sahanın biraz ötesine düşürmek (beyzbol). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eline yüzüne bulaştırmak. Berbat etmek.
Blooping ink : Örtme mürekkebi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Filmin bazı yerlerini, özellikle ses yolundaki ek yerlerini örtmekte kullanılan çabuk kurur, ışık geçirmez, siyah mürekkep.
Blood agar : Kanlı agar. Hemoliz reaksiyonun belirlenmesi için kullanılan, içerisine % 5-7 kan eklenerek hazırlanan besi yeri.
Blood and thunder : Kanlı. Acıklı. Şiddet ögeleri içeren. Vurdulu kırdılı. Vurdulu kırdılı (hikaye). Dehşetli.
Blood albumin : Kan albumini. Kandaki proteinlerden birisi.
Blood air barrier : Kan-hava engeli. İçten dışa doğru; alveol epiteli sitoplazması, epitelin bazal zarı, kılcal damarın bazal zarı, kılcal damar endoteli ve alyuvar zarından oluşan akciğer alveolleriyle alveol kan damarları arasındaki geçiş engeli.
Blood : Kan. Hayvanlarda vücut boşluğu içinde ya da kapalı damarlar içerisinde dolaşan hücreler ile oksijen, karbondioksit, hormonlar, besin, boşaltım ve bağışıklık maddelerini taşıyan sıvı. omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görev yapan kırmızı kan hücreleri ile organizmanın savunmasında görev yapan beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve serumdan oluşur. Akrabalık. Mizaç. Dem. Kan bağı. İlkellere göre insana güç ve dirim veren, ruhu barındıran, kötülüğü uzaklaştıran, pisliği arıtan erginleme törenlerinde, kan kardeşliğinde, büyücülükte, beslenmede önemli yeri olan sıvı. Adam öldürme. Omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görevli kırmızı kan hücreleri, organizmanın savunmasında görevli beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve plazmadan oluşan sıvısal doku. kan proteini, kıl, mide içeriği ve idrar vb. yabancı maddeden arındırılmış temiz, taze, bütün veya suyu alınmış hayvan kanının hızlı bir biçimde dondurulması veya soğutulmasıyla elde edilen ürün, hayvan kanı. Huy.
İngilizce Bloopers Türkçe anlamı, Bloopers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bloopers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cardinal sin : Büyük günah.
Bobsleds : Yarışta kullanılan kızak. Kızak. Arka arkaya bağlı çifte kızak. Yarış kızağı. Uzun kızak. Bobsled. Kızağa benzer bir araçla özel bir parkurda kayılarak yapılan kış sporu. Arka arkaya bağlı iki kızak. Bobsley.
Trip up : Çelme takmak. Yalanını yakalamak. Yanlış yapmak. Çelme atmak. Hata yaptırmak. Ayağını çelmek. Ayağına çelme takmak. Yanıltmak. Şaşırtmak. Hata yapmak.
Bloop : Ek gürültüsü. Ek örtüsü. Pot kırmak. Halk arasında yapılmış yüz kızartıcı hata. Yükseğe atılan ve düşük kavis çizerek sahanın biraz ötesine düşen top (beyzbol). Ek gürültüsünü önlemek amacıyla ek yeri üzerine konan örtü. Hata yapmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Flubs : Pot kırmak. Bozmak. Gaf yapmak. İçine etmek. Perişan etmek. Berbat etmek.
Bobbles : Kafayı sallayarak hareket ettirmek. Bozmak. Perişan etmek. İçine etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Berbat etmek.
Flubbed : İçine etmek. Perişan etmek. Bozmak. Pot kırmak. Berbat etmek. Gaf yapmak.
Bobsled : Bobsley. Arka arkaya bağlı çifte kızak. Kızak. Arka arkaya bağlı iki kızak. Yarış kızağı. Kızağa benzer bir araçla özel bir parkurda kayılarak yapılan kış sporu. Uzun kızak. Yarışta kullanılan kızak.
Thinning : İnce. Seyrekleştirme. İnceltiş. Seyrekleşme. Seyreltme. İnceltme. İncelme.
Flubbing : Berbat etmek. Pot kırmak. Gaf yapmak. İçine etmek. Perişan etmek. Bozmak.
Bloopers synonyms : foul up, error, blundered, bloomer, stumble, boo boo, clangers, knocking, fuckup, boners, pratfall, flower, bevue, stalling, fluff, blooper, faux pas, boner, solecism, bloops, howler, muff, atrocity, boob, big blunder, goof, botch, blunder, bungles, spectacle, misfiring, trip, mistake.

Bu kısımda Bloopers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bloopers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bloopers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bloopers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.