Pürü nedir, Pürü ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ardıç ve çam ağaçlarının yapraklı ince dalları, ağaçların budanmış ince dalları.

Çam, ardıç, ladin ağaçlarının iğne gibi ince yaprakları.

[Bakınız: pür].

Çam dalı, yaprağı: Pürü topla da ateş yakalım.

Pürü ile ilgili Cümleler

  • Yol çok pürüzlü idi.
  • Bir bebeğin poposu kadar pürüzsüz.
  • Pürüzsüz bir tıraş oldum.
  • Bir kedinin dili pürüzlüdür.
  • Pürüzlülük, bir yüzeyin karakteristik özelliklerinden biridir.
  • Ali pürüzsüz bir cilde sahip olmak istiyor.
  • Gerçekten pürüzsüz.
  • Onun teni pürüzsüz
  • Zemin pürüzlüydü.
  • Pürüzlülük, kavraması kolay ama ölçmesi zor bir kavramdır.
  • Tom'un yüzü pürüzlü, çünkü onun tıraş olmaya ihtiyacı var.
  • Bu yumuşak ve pürüzsüzdür.
  • Onun pürüzsüz elleri var.

Pürü ile ilgili Atasözü veya Deyim

pürüz çıkarmak : engel çıkarmak.

Pürü tanımı, anlamı

Bırakıntı pürüzlülüğü : Kaplama yunağının pisliğinden ötürü, çözelti içindeki yabancı parçacıkların, işlem sırasında bırakıntıya karışıp yarattığı pürüzlülük

Cırcırlı pürüzalır : Özellikle boru ağzındaki çapak ve pürüzleri temizleyen ve cırcır düzeni olan pürüzalır.

Parçalı pürüzsüz eğri : [Bakınız: çevirge].

Pürüfiye rasyon : Saf rasyon.

Pürük : Serçeden küçük, boz renkli, ötücü bir kuş. Pazı. Pancar.

 

Pürülan : Cerehat oluşturan, cerahatli, pürülent.

Pürülenmek : Örtünmek.

Pürülent : Pürülan.

Pürüpürü : Çam fidanı : Bugünkü pürüpürü yarınki ağaçtır.

Pürüzalan ağız : Pürüzalırın, çapakları temizleyen ağzı.

Pürüzalır tutamağı : Pürüzalırı boru ağzına iterken tutulan parça.

Pürüzleme : Pürüzlemek işi. Yüzey işlemi uygulanacak yüzeye, gerektiğinde pürüzlülük kazandırmak amacıyla yapılan işlem.

Pürüzlemek : Yapılarda sıva, alçı veya boyanın daha iyi tutmasını sağlamak amacıyla yüzeyi pürüzlü duruma getirmek.

Pürüzlendirme : Pürüzlendirmek işi.

Pürüzlendirmek : Pürüzlenme işini yaptırmak.

Pürüzlü yüzey : Düzgün olmayan, kaba görünüşlü yüzey.

Pürüzlük : Kavga, döğüş.

Pürüzsüz eğri : Sürekli türevlenebilir eğri.

Pürüzsüz yay : Sürekli türevlenebilir yay.

Pürüzsüz yüzey : Üzerindeki her bir noktada teğet düzlemi var olan ve düzgen yöneltisi teğet oluş noktasının sürekli bir işlevi olan yüzey.

Yüzey pürüzleme : Yüzey işlemi uygulanmadan önce, bir yüzeye pürüzlülük kazandırmak için, mekanik olarak yapılan temizleme işlemi.

Pürüz : Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur. Engel, güçlük.

Pürüzalır : Bir borunun ağzına biçim vermek, genişletmek veya çapaklarını, pürüzlerini almak için kullanılan, çevresinde kesici yüzü bulunan alet, rayba.

Pürüzlenme : Pürüzlenmek işi.

Pürüzlenmek : Pürüz oluşmak, pürüzlü duruma gelmek. Bir iş, durum vb. karışık ve güç bir duruma gelmek. Ses boğuk ve bozuk çıkmak.

Pürüzlü : Pürüzü olan. Boğuk ve bozuk (ses). Karışık, güç (durum, iş).

Pürüzsüz : Pürüzü olmayan. Hatasız, takılmadan. Düzgün (ses).

Pürüzsüzlük : Pürüzsüz olma durumu.

Diğer dillerde Pürtüklü derili yarasa anlamı nedir?

İngilizce'de Pürtüklü derili yarasa ne demek ? : nathusius pipistrelle