Participating türkçesi Participating nedir

Participating ile ilgili cümleler

English: His leg will prevent him from participating in a tennis tournament.
Turkish: Bacağı onun tenis turnuvasına katılmasını engelleyecek.

Participating ingilizcede ne demek, Participating nerede nasıl kullanılır?

Participating country : İştirakçi ülke.

Participating dividend : Munzam temettü. Ek temettü. Eklemeli kar. Ayrıcalı pay belgitlerine verilen kar. İlave kar. İlave temettü.

Participating share : Kar paylı hisse. Katılma intifa senedi. Kar paylı hisse senedi.

Nonparticipating : İştirak etmeyen. Katılmayan. Katılmama.

Participation : İştirak. Katılım. Şirket. İletişim ya da ortak eylemde bulunma yoluyla belirli bir toplumsal duruma girme, bu durumla özdeşleşme süreci. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Katılma. Bir süreç ya da bir durum içinde istençli ve eylemli olarak bir işi üstlenme ya da bir olayda etkin olma. Katılımcılık. İktisadi devlet teşekküllerinin veya kamu iktisadi kuruluşlarının veya bağlı ortaklıklarının, sermayelerinin en az yüzde onbeşine, en çok yüzde ellisine sahip bulundukları anonim şirketler. bir ortaklık ile işletme arasında, sözkonusu ortaklığın yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılma anlamında devamlı bir bağ yaratan, doğrudan veya dolaylı sermaye ve yönetim ilişkisi. Ortaklık.

 

Participation shot : Öznel çekim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Öznel anlatışın kullanıldığı çekim çeşidi.

Participation in profit : Kara katılma. İşletmenin net karından çalışanların pay almasına dayanan bir ücret sistemi.

Participation certificate : Katılma belgesi. Belge sahibinin kurucu ve saklayıcı kuruma karşı sahip olduğu hakları ve fona katılım payını gösteren, emre veya hamiline yazılı olarak düzenlenebilen değerli kağıt. Katılım sertifikası. Katılım belgesi.

Community participation : Toplum katılımı. Kamusal katılım. Bir yerel topluluğun üyelerinin, yaşadıkları çevreyi etkileyen siyasa, tasar, izlence ve vargıların oluşturulmasında görev almalarını, tasarlama örgenlerinin karşı karşıya bulundukları seçenekler üzerinde görüş belirtmelerini sağlayan elerkil çalışma yöntemi. bk. kullanıcı katılımı.

Employee participation : Yönetime katılma. İşçi katılımı.

İngilizce Participating Türkçe anlamı, Participating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Participating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Additions : İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafi yurtiçi hasılanın artmasına yol açan dışsatım, yatırım ve hükümet harcamalarından oluşan kalemler. krş. sızıntılar. Katılan şey. İlave. Toplama. Artış. Zam. Katkı. Ekleme.

Took part in : İçinde yer alan. İçerisinde rol alan.

 

Involved : Çapraşık. Çatak. Karmaşık. İlişkili. Karışık. Girift. Bulaşmış. Alakalı. İlgili. Dalmış.

Contributories : Yardım yapan kimse. Katkıda bulunan kimse. Katkıda bulunan. Neden olan. Rol oynayan. Payı olan. Sorumlu ortak. Emeklilik fonu. Sermayedar.

Discussant : Konuşmacı. Bir tartışmaya katılan kimse.

Adhesion : Yapışkanlık. Normalde birbirinden ayrı iki organ veya zarın iltihap gibi nedenlerle birbirine yapışması. Yapışma. Moleküller arasında birbirilerine tutunmalarını sağlayan çekim kuvveti. birbirinden ayrı iki organ veya zarın yangı ve benzeri nedenlerle yapışması. yangı sürecinde nötrofil lökositlerin, venül ve kılcal damar endoteline yapışması. birleşme, yapışma, tutunma. Değişik özdek katmanları arasındaki özdeciksel çekimden kaynaklanan tutunum. Adezyon. Yapıştırma. İltihak. Genellikle birbirine değen ayrı türden komşu özdeklerin yüzeyleri arasında, moleküllerarası etkileşmelerden doğan tutunma. Vefa.

Admission : Giriş. Emme (mühendislik terimi). Giriş izni. Giriş ücreti. Girme. İçeri alma. Emme. Teslim. İkrar.

Communion : İştirak. Görüş birliği. Paylaşma. Arkadaşlık. Düşünce. Duygu ortaklığı. Aynı düşüncede olma. Sohbet. Duygu-düşünce alışverişi.

Attendances : Bakma. Hazır bulunma. İştirak. İlgilenme. Katılım. Kumanda. Eşlik. Hizmet. Gitme.

Participating synonyms : partaker, accessioning, conferree, participative, enterers, in the running, attender, accession, participators, admissions, discussants, active, attendancy, participant, attendee, amalgamation, take part in, partaken, partakers, participants, contributor, actors, participator, attending, attendance, actresses, patient, accretion, joined, attendees, communions, adherence, contributory.

Participating zıt anlamlı kelimeler, Participating kelime anlamı

Uninvolved : Dahil olmayan. Bir parçası olmayan. Dahil olmamış. Taraf olmamış.