Pentode türkçesi Pentode nedir

  • Fizik alanında kullanılır.
  • Bir fitili, bir alt, bir üst-üşeği ve üç kafesi olan, havası alınmış eskicik borusu.
  • Pentot.
  • Beş-üşek.
  • Beş elektrotlu tüp.
  • Beş elektrotlu.

Pentode ingilizcede ne demek, Pentode nerede nasıl kullanılır?

Pentosan : Pentozan. Pentoz birimlerinden oluşan polisakkarit.

Pentose : Genel formülü (ch2o)5 olan herhangi bir nıonosakkarit. arabinoz, riboz ve ksiloz gibi. Molekül içinde beş karbon atomu içeren bir monosakkarit. Arabinoz, ksiloz ve riboz gibi genel formülü c5h10o5 olan, molekülü içinde beş karbon atomu içeren, doğada serbest formda çok bulunmayan bir monosakkarit. Pentoz. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Pentothal : Pentotal.

Pentoxide : Pentoksit.

Choline pentothenate : Kristal formda ve ticari yemlik kalitede üretilen bir vitamin. Kolin pentotenat.

Pentadactyles : Beş parmaklılar. Pentadaktil. Dört ayaklarında da beş parmağa sahip olan hayvanlar; balıklar (pisces) ve yuvarlak ağızlılar (cyclostomata) sınıflarına giren hayvanlar dışta kalmak üzere diğer omurgalılara verilen genel ad.

Pentacle : Beş köşeli yıldız. Pentagram.

Pentadactyl limb : Pentadaktil ekstremite. Dört bacaklı hayvanlarda ve insanda bulunan kol ve bacaklar için karakteristik olan beş parmaklı ekstremite.

Pentad : Beşli. Beş günlük periyod. Beşlik.

 

Pent : Kapanık. Gizli kalmış. Hapsedilmiş. Kapanmış. Kapatılmış.

İngilizce Pentode Türkçe anlamı, Pentode eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pentode ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Electron tube : Elektron tüpü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcı ışıtacı. Elektron tübü. Çınca tüpü. Alıcının, mercekten gelen görüntüyü elektriksel ime çeviren ana bölümü.

Absolute concentration : Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir. Saltık derişim.

Absorptiometer : Soğurma cihazı. Soğurumölçer. Absorbsiyometre. Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt.

Acoustic absorptivity : Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses soğurganlığı. Ses emiciliği katsayısı. Ses emiciliği.

Acoustic feedback : Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Ses geribeslemesi. Akustik geribesleme. Hoparlör geri beslemesi.

Absorption band : Soğurma bandı. Soğurum kuşağı. Absorpsiyon bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak.

Abampere : On amper. Saltık ampere. 10 amper birim. 10 ampere eşit akım birimi. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi. On amperlik çıngı cereyan birimi.

Tube : Radyo ışıtacı. Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Yeraltı treni. Motorlu taşıtlarda dıştaki koruyucu lastiğin içinde yeralan ve içine hava doldurulan lastik. Alıcı ışıtacı. İçlastik. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alıcının, mercekten gelen görüntüyü elektriksel ime çeviren ana bölümü. Boru.

 

Thermionic valve : Termiyonik valf. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Elektron tüpü. Radyo ışıtacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Termiyonik tüp.

Absorptivity : Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Soğurma katsayısı. Emme yetkesi. Emme sığası. Emme kapasitesi. Soğurabilirlik. Soğurganlık. Yutma katsayısı. Emebilirlik. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı.

Pentode synonyms : accumulation coefficient, abcoulomb, absolute zero, absolute magnitude, accelerometer, absorption loss, vacuum tube, abnormal reflection, thermionic tube, thermionic vacuum tube, absolute units, absorption edge.