Perigone türkçesi Perigone nedir
- Perigon.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Bir çenekli çiçeklerde, çanak ve taç yaprak farklılaşması olmadığı zaman, çiçek örtü yapraklarının hepsine birden verilen isim.
Perigone ingilizcede ne demek, Perigone nerede nasıl kullanılır?
Perigon angle : Tamaçı.
Perigon : Tam açı. Tüm açı.
Perigonium : Perigon. Bir çenekli çiçeklerde, çanak ve taç yaprak farklılaşması olmadığı zaman, çiçek örtü yapraklarının hepsine birden verilen isim.
Perigo factor : Nitrit içeren gıdalarda ısıtma işlemiyle oluşan ve nitrite kıyasla daha fazla antimikrobiyal etkiye sahip olan bileşik. Perigo faktörü. Sıcaklıkla nitratın etkisinin artması.
Perigastric : Perigastrik.
Perianal gland tumors : Androjenik etkiyle gelişen, yaşlı erkek köpeklerde yaygın olarak görülen anüs bölgesindeki bezlerden köken alan tümörler. kuyruk, böğür, sırt, prepusyum ve hatta çene gibi ektopik perianal bezlerin bulunduğu bölgelerde de biçimlenebilirler. Perianal bez tümörleri.
Periapt : Giyinen tılsım.
Periglacial : Buzullarla örtülü yörelerin hemen yakınında bulunan ve kendine özgü yer biçimleri olan yerey. bk. akarsu-buzul biçimleri. Buzul çevresi. Periglasiyal.
Perianth : Çiçekyaprağı. Çiçekli bitkilerde çanak ve taç yaprakların tamamına verilen isim. Periant. Çiçek örtüsü.
Periact : Biçme pano. Eksenleri etrafında dönerek dekor değişimini sağlayan pano. bu panonun üç yüzü vardır ve her yüzüne bir dekor parçasının resmi yapılır. bunlar yan yana getirilip döndürülerek dekor değişimi sağlanır.
İngilizce Perigone Türkçe anlamı, Perigone eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Perigone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Flower : Çiçek. Çiçek açmak. Çiçek vermek.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.
Covering : Kat. Kaplama. Tabaka. Mahfaza. Sığınak. Örtme. Batma. Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Örtü. Perde.
Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
Perianth : Çiçekli bitkilerde çanak ve taç yaprakların tamamına verilen isim. Çiçek örtüsü. Periant. Çiçekyaprağı.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Cover : Kılıf. Karşılık. Kapsamak. Almak. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi. göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması, örnek : eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa, o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa oyuncu lambayı gövdesiyle görüşe kapayıp yakar gibi yapar. İstila etmek. İçermek. Üzerini kapatmak. Üstünü kapatmak.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Chlamys : Eskiden yunan erkeklerinin giydiği kısa pelerin.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Perigone synonyms : natural covering, plant organ, floral envelope, a site, perigonium, a chromosome, abramis zone, abo blood groups system, calyx, aardvarks, abambulacral area, aardvark, bloom, abacus bodies, corolla, abiotic factor, falls, acacia, blossom, a protein.
Perigone ingilizce tanımı, definition of Perigone
Perigone kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any organ inclosing the essential organs of a flower. A perianth.

Bu kısımda Perigone kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Perigone ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Perigone anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Perigone ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.