Peruk nedir, Peruk ne demek

Peruk; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Peruk hakkında bilgiler

Peruk, diğer adlarıyla takma saç ya da peruka, görünürde tek parçadan oluşan giyim eşyası.

Peruk aslında, saç kısmı ve saçın üstüne tutturulacağı file olmak üzere iki parçadan meydana gelir. İnsanların kendi saçlarının üstüne saç ekledikleri eski çağlardan beri görülmektedir. Peruğun oluşumu da bu olguya dayanmaktadır.

Orta Çağ'da Avrupalıların başlarındaki bitleri saklamak amacıyla ürettikleri gizleyicidir. Günümüzde ise güzellik amaçlıdır. Eski Mısır'da peruk kullanımının çok yaygın olduğu, aristokrat sınıfa mensup erkeklerin saçlarını kazıtıp, çoğu zaman yine daha uzun insan saçından yapılma, bazen de insan saçı - at kılı karışımından yapılma peruklar giydikleri bilinmektedir.

Antik Yunan'da ise peruklar bütün olarak değil, alın kısmına takılan parça olarak görülmektedir. Eski Yunan tiyatrosunda maskenin önenmli bir parçası olan ve bundan ötürü önemli bir yeri bulunan perukanın rengi oyuncunun canlandırdığu karaktere göre değişiklik göstermektedir. Gençler sarı, yetişkinler siyah, ihtiyarlar gri renkte perukalar takmışlardır. Eski Roma tiyatrosunda da canlandırılan role göre peruk rengi değişmiştir. Bunun haricinde Romalılar günlük yaşamda da peruk giymişlerdir. Gösteriş meraklısı zengin Romalı kadınlar üzerlerine altın tozu serpilmiş peruklar kullanmışlar ve Hıristiyanlık ilk kabul edildiğinde de kadınlar peruk kullanmaya devam etmişlerdir. O dönemlerde Roma'da büyük bir insan saçı pazarı kurulduğu bilinir. 692 yılında İstanbul'da yapılmış olan bir toplantıda peruka takılması yasaklanmış fakat yüzyıllar içerisinde bu âdet unutulmuştur.

 

Peruk ile ilgili Cümleler

  • Ali bir peruk takıyor, sanırım.
  • O bir peruk mu?
  • Peruk takan herhangi biri rüzgarlı bir günde peruk takmaktan korkar.
  • Peruk takmaya alışmak biraz zaman alacak.
  • Tom'un peruk taktığından oldukça eminim.
  • Peruk giymekten çekinmeyin.
  • Bu bir peruk.
  • Ali siyah bir peruk taktı.
  • Bu bir peruktur

Peruk anlamı, tanımı:

Perukar : Berber.

Takma : Eksik bir organın yerini tutmak, bir organın sakatlığını örtmek amacıyla yapılmış olan (organ veya parça), protez. Gerçeğinin yerine konulan, eğreti, müstear. Takmak işi.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Görünür : Görünen, gözle görülebilen. Belli, apaçık göze çarpan.

Parça : Müzik eseri. Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Pasaj. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Nesne. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Tane.

 

Giyim : Giysi. Giyme işi. Giyme biçimi.

Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.

Üstün : Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan.

Takma saç : Farklı görüntüye sahip olmak için değişik renk ve boyda yapılarak başa takılan saç, peruk, peruka.

Saç : Bu üründen yapılan. Yassı demir çelik ürünü. Bu nesneden yapılmış, üzerinde yufka yapılmış olan dışbükey pişirme aracı.

Peruka : Takma saç. İlgili cümle: "“Biraz dalgalı kısa saçları güzel bir peruka gibi görünüyor.”" H. E. Adıvar.

Perukçu : Peruk yapan, hazırlayan veya satan kimse.

Perukçuluk : Perukçunun işi veya mesleği.

Perukmak : Ürkmek, korkmak. “Davar perukur gider gece.”

Diğer dillerde Peruk anlamı nedir?

İngilizce'de Peruk ne demek? : n. wig, periwig, toupee, peruke

Almanca'da Peruk : n. Perücke