Pheasants türkçesi Pheasants nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kuşlar (aves) sınıfının, tavuksular (galliformes) takımının, tavuklar (galli) alt takımından, erkekleri başlarında renkli ibikler ya da demet biçiminde renkli tüyler taşıyan, böcek, tane vb. beslenen türlere sahip bir familya.
  • Sülüngiller.
  • Sülün.

Pheasants ingilizcede ne demek, Pheasants nerede nasıl kullanılır?

Argus pheasant : Tavuksular (galliformes) takımının, sülüngiller (phasianidae) familyasından, 170-180 cm kadar uzunlukta, siyam ve sumatra'da yaşayan bir tür. Argus tavuğu.

Blue eared pheasant : Ana vatanı batı ve orta çin olan, 3000m yükseklikte dağlardaki ormanlarda yaşayan, oldukça kazıcı, insanlara çok kolay alışan, çiftler halinde beslenen sülün ırkı. Mavi kulaklı sülün.

Brown eared pheasant : Kahverengi kulaklı sülün. Ana vatanı kuzey ve batı çin ve mançurya olan, oldukça kazıcı, insanlara kolay alışan, üreme yaşı bir yaşında fakat iki yaşında daha döllü yumurta alınabilen sülün ırkı.

Cheer pheasant : Ana vatanı batı pakistan'dan nepal'e kadar uzanan, 1220-3050m arasında açık arazilerde, otlu tepelerde ve seyrek ormanlık arazilerde yaşayan, dişi ve erkek birbirlerine benzeyen fakat erkeğin göğüs tüyleri beyaz etrafı siyah kontörlü, buna karşın dişinin göğüs tüyleri siyah etrafı beyaz kontörlü olan, üreme yaşı bir yaş, 15 nisandan sonra yumurtlamaya başlayan, yıllık yumurta sayısı 18-24 adet, kuluçka süresi 26 gün olan sülün ırkı. Neşeli sülün.

 

Common pheasant : Kafkas sülünü. Ana vatanı doğu avrupa ve türkiye olan, dağlık ormanlarda yaşayan, koyu renkli canlı mizaçlı, boyun kısmında beyaz halka bulunmayan, üreme yaşı bir yaşında tam olarak rengini alan sülün ırkı.

Lady amhearst pheasant : Lady amherst sülünü. Hatuni sülün. Ana vatanı batı çin olan, 4260-4570 m yüksekliğindeki dağlık araziler ve bambu ormanlarında yaşayan, enselerindeki yaka şeklindeki tüylerden dolayı altuni sülünle birlikte yakalı sülünler olarak da sınıflandırılan, yetişkin erkeklerde sarı, kırmızı, beyaz, lacivert ve yeşil renkler vücudu gösterişli bir biçimde kaplamış olup karnının altı beyaz renkte, ayakları gri ve yeşil tonlarında, dişiler altın sülünün dişisine göre biraz daha büyük olan sülün ırkı, lady amherst sülünü.

Crimson horned pheasant : Ana vatanı orta ve doğu himalaya olan, 2400m ile 3000m yükseklikteki sık ormanlıklarda yaşayan, kırmızı tüylerinin üzerinde beyaz göz alıcı noktalara sahip, çift olarak yetiştirilen, iki yaşında cinsel olgunluğa ulaşan sülün ırkı. Satyr tragopan sülünü.

Formosan pheasant : Swinhoe sülünü. Ana vatanı tayvan olan, 2500 metrenin altındaki ormanlarda yaşayan, tüy rengi bordo ve mavi olan sülün ırkı.

Mikado pheasant : Ana vatanı tayvan olan, 1500-3000m yükseklikteki ormanlık dağlarda yaşayan, nesli tükenen ırklardan biri olan, boyut olarak elliot ve hume sülününe göre aynı boyda olmasına rağmen yumurtası neredeyse iki katı büyüklükte, yavruları oldukça narin sülün ırkı. Mikado sülünü.

 

Golden pheasant : Ana vatanı orta çin olan, dağlık araziler ve bambu ormanlarında yaşayan, sülün cinsleri içindeki en popüler ve enselerindeki yaka şeklinde tüylerden dolayı hatun sülünle birlikte yakalı sülünler olarak da sınıflandırılan, özellikle yetişkin erkeklerinin üzerindeki sarı, kırmızı, lacivert, yeşil gibi parlak tüyler bulunan, dişilerin kahverengi tonlarında daha sade renklere sahip olduğu bir sülün ırkı. Altın sülün.

İngilizce Pheasants Türkçe anlamı, Pheasants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pheasants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enjoyable : Yenilebilir. Tatlı. Zevkli. Eğlenceli. Hoş. Tadı çıkarılabilir. Güzel.

Mujik : Rus köylüsü. Rus çiftçi veya köylü.

Rustic : Taşralı. Hoyrat. Kaba biçimli. Kaba kimse. Köy. Gösterişsiz. Yontulmamış. Rüstik. Hödük. Köylü.

Gratifying : Sevindirme. Tatminkar. Tatmin. Memnuniyet verici. Taltif. Sevindirici. İyi.

Aardvark : Borudişli. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Karınca yiyen.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Provincial : Köylü. Dar görüşlü. Eyalete ait. Geri. Taşralı. Darkafalı. Kaba. İl. Dini idarenin yöneticisi. Taşra.

Pleasantness : Tatlılık. Memnuniyet. Memnuniyetlik. Güzellik. Hoşa gitme. Zevk. Hoşluk. Hoşa giden şey.

Grateful : Güzel. Değerbilir. Minettar. Minnettar. Tatminkar. Memnun. Makbul. Verimli. Müteşekkir. Teşekkür borçlu.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Pheasants synonyms : muzjik, cottar, abductor muscle, abambulacral area, nice, pleasing, aardwolf, sweetness, aardvarks, good natured, a cell, a protein, pheasant, abiotic environment, abacus bodies, abiotic factor, cotter, abramis zone, muzhik, dulcet, tragopan, beautiful, bucolic, acacia, pleasurable, moujik, a site, idyllic, abo blood groups system.

Pheasants zıt anlamlı kelimeler, Pheasants kelime anlamı

Ill natured : Huysuz. Kaba. Zalim. Kötü huylu. Sert. Aksi. Serkeş. Ters.

Unpleasant : Hoş olmayan. Hoşa gitmeyen. Nahoş. Tatsız. Çirkin. Antipatik. Aynasız. Sevimsiz. Sıkıcı. Kaba.

Displeasing : Nahoş. Gücendirme. Hoşa gitmeyen. Can sıkıcı. Gücendiren. Kızdıran.

Pheasants antonyms : unpleasantness, nasty.