Phelloid türkçesi Phelloid nedir

  • Mantar benzeri; bitkilerde mantar doku içerisinde bulunan ve süberin içermeyen, mantar kambiyumundan meydana gelmiş hücreler. felloid.
  • Mantarımsı hücre.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Phelloid ingilizcede ne demek, Phelloid nerede nasıl kullanılır?

Phelloderm : Mantarderi.

Phellogen : Mantar kambiyumu. Mantardoğuran.

Phelebitis : Toplardamar yangısı. Sık rastlanan ve genellikle trombozla birlikte bulunan toplardamar duvarının yangısı, flebitis. salmonellozis ve kedilerin enfeksiyöz peritonitisi gibi sistemik enfeksiyonlar, enfeksiyonun yerel yayılıması ve hatalı damar içi enjeksiyonlar sonucu biçimlenir.

Anopheles : Anofel sivrisineği. Sıtma sivrisineği. Anofel.

Aphelia : En uzak nokta. Afel.

Mephistophelean laughter : Mephistophelean kahkahası. Kötü ve şeytani kahkaha.

Mephistopheles : Hain tip. Zalim ve acımasız tip. Şeytan.

Aphelian : Yörüngeli gezegenlerin veya uyduların güneşten en uzak oldukları nokta ile ilgili. Afel.

Nephelite : Nefelit.

Mephistophelian : Şeytanca. Haince.

İngilizce Phelloid Türkçe anlamı, Phelloid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phelloid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

 

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Aardvark : Borudişli. Yerdomuzu. Yer domuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Cicatrix : Sikatris. Yara izi. Yara izi (tıp, botanik). Sikatriks.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

 

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Phelloid synonyms : a site, scar, aardvarks, a protein, cicatrice, a cell, keloid, acacia, abramis zone, a cells.