Plasma cell türkçesi Plasma cell nedir

  • B lenfositten gelişen ve bağışıklık sisteminin antikor salgılayan hücreleri. plazmosit.
  • Plazma hücresi.
  • Plazma hücre diskrazisi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Plazma hücre hastalığı.
  • B lenfositlerinden oluşan antikor salgılayan hücre, plazmosit.

Plasma cell ingilizcede ne demek, Plasma cell nerede nasıl kullanılır?

Plasma : Sık-üşer. Bir gazın çok yüksek ısıda kısmen ya da tamamen iyonlaştırılmasıyla elde edilen ve nükleer füzyonda kullanılan akışkan madde. Atomları ve molekülleri tüm olarak ya da kısmen iyonlaşmış gaz. son yıllarda yıldızlararası gazın ve yıldız gazyuvarları içindeki gazın plazma olduğu kabul edilmektedir. Kan. Dolaşan kanın birçok organik, inorganik ve iyon taşınmasında rol alan sıvı kısmı, vücut dışına alınan pıhtılaşması önlenmiş biçimli elemanları çöktürülmüş olan kanın sıvı kısmı, kan plazması. lenfin sıvı kısmı. merhem hazırlamada kullanılan bir nişasta gliseriti. Seyreltik uçunlarda elektrik boşalımı olurken ılınlanır ölçüde eksicik ve artı üşer oluşan bölge. Kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Plazma. Dolaşan kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. protoplazma, sitoplazma. Kansu.

Cell : Isı, ışık, kimyasal etkileşim gibi olaylar sonucu oluşan yük-süren kuvvet kaynağı. Oda (manastır vb). Kimyasal erkeyi elektrik erkesine dönüştüren düzenek. Petek gözü. Toplumdan kaçan kimsenin kapandığı evi. Pil. Ünite. Göz. Oda (manastır vb içinde). Bir dağılım çizelgesinde bir sıranın bir dikeçle kesiştiği yer ya da iki değişkenin karşılıklı değerlerinin belirlendiği altbölüm. bk. çizelge.

 

Plasma cell pharyngitis gingivits : Plazma hücreli gingivitis-farengitis. Kedilerde, ağızda, diş etlerinin ve damak çukurunun üremeli ve ülserli lezyonlarıyla belirgin kronik seyirli, nedeni bilinmeyen yangılı hastalığı.

Plasma cell pododermatitis : Plazma hücreli pododermatitis. Bütün ırk, cinsiyet ve yaştaki kedilerde, klinik olarak taban yastığı ve pençenin ağrısız şişkinliği, ülserleşmesi ve taşkın granülasyon dokusu oluşumuyla, patolojik olarak yaygın plazmasitik ve perivasküler deri yangısıyla ve de çok sayıda russell cisimciğinin görülmesiyle belirginleşen immün aracılı hastalık.

Plasma cell tumor : Plazmasitom. Plazma hücre tümörü.

Feline plasma cell pharingitis gingivitis : Kedilerde diş eti ve yumuşak damakta ülser, kızartı ve üremelerle birlikte submukozada plazma hücrelerinin yoğun olduğu mononükleer hücre infiltrasyonuyla belirgin, kronik, immün-aracılı nedenlerle oluşan ağız ve yutak yangısı. Kedilerin plazma hücreli gingivitis-farengitisi.

İngilizce Plasma cell Türkçe anlamı, Plasma cell eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plasma cell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

 

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Plasmacytus : Bağ dokuda bulunan b-lenfositlerin farklılaşmasıyla oluşan, sıvısal bağışıklığın oluşmasından sorumlu antikorları sentezleyen, pironinle boyanan ve bazofili gösteren hücre, plazmosit. plazmosit adı verilen bu hücrelerin elektron mikroskobunda granüllü endoplazma retikulumu, mitokondriyon ve golgi aygıtı yönünden zengin olduğu görülür.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Aardvark : Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Borudişli. Yer domuzu.

Plasma cell synonyms : aardvarks, a chromosome, abo blood groups system, abacus bodies, abambulacral area, plasmocyte, acacia, a site.