Ploughing türkçesi Ploughing nedir

  • Kur.
  • Kazıma.
  • Kar küreme.
  • Oyuklama.
  • Pullukla sürme.
  • Pullukla kazma.
  • Çiftçilik.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Pullukta kazma.

Ploughing ingilizcede ne demek, Ploughing nerede nasıl kullanılır?

Deep ploughing : Derin sürme. Derin sürüm.

Shallow ploughing : Yüzeysel pullukla işleme.

Plough back : Toprağa yeşillik katmak (gübre). Kazanılan parayı yeniden işe yatırmak. Otofinansman. Kazancı sermaye yapmak. Kar ile yeniden yatırım yapmak.

Plough beam : Pulluk oku. Saban oku.

Plough boy : Çiftçi yamağı.

Drill plough : Mibzerli pulluk.

Plough share : Sapan demiri. Saban kulağı. Saban demiri.

Plough plane : Oluk rendesi.

Plough land : Sürülebilir toprak. İşlenebilir toprak.

Balanced plough : Terazili pulluk.

İngilizce Ploughing Türkçe anlamı, Ploughing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ploughing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tilths : Ziraat. Sürme. Sürülmüş toprak. Tarım. İşlenmiş toprak. Toprağı sürme. Toprağı işleme.

Par : Ortalama. İtibari kıymet. Başabaş olma. Eşitlik. Denge. Nominal değer. İtibari değer. Yeterli. Vasat. Eşit düzey.

Rate : Göreli hız. Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt. Hak etmek. Sınıflandırmak. Saymak. Birim zamanda alınan yol ile ölçülen devinim niceliği. bir kimyasal tepkimede ürünlerin birim zamandaki oluşum niceliği. Fiyat belirlemek. Düzenleme, sıra yöntem, çeşit. Farzetmek. Nicel değişmelerin hızını dile getirmek üzere başvurulan ve bir nicel büyüklüğün z(...) ve z(...) zamanları arasında gösterdiği artış ya da azalışın ilk büyüklüğe bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm.

 

Erasion : Kazıntı. Hastalıklı dokuları kazıma. Erazyon. Silme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Üzerine ses ya da görüntü saptanmış mıknatıslı kuşakları, silme kafasından geçirerek ortadan kaldırma, böylelikle yeni bir saptamaya hazırlama. Silinti. Hasta dokuları kazıma.

Stripping : Sıyrılma. Soyulma. Örtüalım. Fizik, madencilik alanlarında kullanılır. Stripping. Gelen demetin yalnız bir parçasının dövümlük ile etkileşerek, kalanın ilk doğrultuda gittiği ağır çekirdekler ile dövüm. bir metaldeki tortu eksiciklerinin, kimyasal ya da elektriksel yöntemle ayrılması. Sıyırma (kalıp). Sıyırım. Sıyırma.

Scarifying : Canını yakmak. Acımasızca eleştirmek. Deriyi kazımak. Toprağı sürmek. İncitmek. Derisini soymak.

Advance heading : Ayak kılavuzu.

Farming : Yetiştiricilik. Çiftçilik yapma. Tarım. Toplayıcılık ve avcılıktan geliştiği sanılan, genellikle hayvancılıkla birlikte yapılan ekonomi biçimi.

Flirtation : Kur yapma. Macera. Flört. Aşıktaşlık. Flört etme. Şuhluk.

 

Flirtations : Aşıktaşlık. Macera. Flört etme. Flört. Kur yapma.

Ploughing synonyms : husbandry, courtship, insculpture, advancing longwall, additional support, activated carbon, deletion, additional flotation, adit, abandon, courtships, mounting, scraping, scarification, abandoned mine, attention, parler, tilling, acidization, scratchings, acetylene lamp, tillage, plowing, agriculture, tilth, acid rock, course, tillages, accident frequency, farmings, addresses, courting, exchange rate.