Par nedir, Par ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bozulmaya başlayan sulu yiyeceklerin üzerinde oluşan köpük, küf.

Tortu.

Dişlerde, dilde hastalık, açlık nedeniyle olan sarı tortu, pas.

Nemli yerlerde olan küf, pas.

Alev.

Çeşme.

Birisini aldatmak amacıyla verilen şey.

Bahçe, gül bahçesi.

Aldatma.

Deneme, deney.

Gül bahçesi, bahçe.

Güzel, gösterişli.

Par anlamı, tanımı

Par dutmak : Yiyeceklerin üstü küflenmek, pas tutmak

Par par tutuşmak : Parıl parıl yanmak.

Par para dökmek : Öfke ile bağırmak.

Par vermek : Görünmek, uğramak : Geçerken sevgilime bir par verdim.

Par par : "Bir yanıp bir sönmek; ışıl ışıl parlamak" anlamlarındaki par par yanmak deyiminde geçen bir söz.

Gösterişli : Gösterişi olan. Görkemli.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Aldatmak : Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

 

Gösteriş : Gösterme işi. Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, alım çalım, kurum. Görkem. Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık.

Bozulma : Bozulmak işi.

Hastalı : Hastalıklı.

Aldatma : Aldatmak işi, deside, al, hıyanet.

Gösteri : İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.

Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.

Deneme : Denemek işi, sınama. Son biçimini bulmamış, taslak durumunda olan. Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle bezenmiş bir anlatım içinde sunulan düzyazı türü.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Birisi : Herhangi bir kimse.

Köpük : Sabun, deterjan vb.nin suda erimesinden oluşan beyaz kabarcık. Çalkanan, kaynatılan, mayalanan, yukarıdan dökülen sıvıların üzerinde oluşan hava kabarcıkları yığını. Yapay olarak elde edilen, yumuşak ve esnek dolgu gereci. Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan yığın. Hayvanların, bazı kez de insanların ağzında görülen salyamsı kabarcıklar. Harmanda ekin saplarını çekip dağıtmaya yarayan ucu eğri tarım aracı. Bir iktisadi varlığın cari fiyatının, gelecekte yükseleceği beklentisiyle olması gereken düzeyin çok üzerine çıkması durumu. karşılığı istikrar bozucu spekülasyon. Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan dizge. Çok küçük boyutlu gaz kabarcıklarının bir sıvı fazda dağılması ile oluşan heterojen karışım. Genellikle bir sıvı içinde, asıltı durumunda bulunan gaz kabarcıklarının oluşturdukları nesne.

 

Tortu : Çökelti. Kalıntı. Bir şeyin bayağı, işe yaramaz duruma gelmiş olanı. Bir topluluğun soysuzlaşmış üyeleri.

Diğer dillerde Papuç gagalı anlamı nedir?

İngilizce'de Papuç gagalı ne demek ? : shoe bill, shoe-bill