Pollinates türkçesi Pollinates nedir

Pollinates ingilizcede ne demek, Pollinates nerede nasıl kullanılır?

Cross pollinate : Ayrı cinsten olan çiçekleri çiftleştirmek.

Pollinate : Polen yaymak. Tozlaşmak. Polinat. Tozarmak. Polen yayarak döllemek.

Pollinated : Tozlaşmak. Polen yaymak. Polen yayarak döllemek.

Self pollinated : Kendi kendini tozlayan. Kendi tozları ile melezlenen.

Wind pollinated : Polenleri rüzgarda taşınan bitkiler.

Polling booth : Oy verme kabini. Oy verme hücresi.

Pollination : Polen tanelerinin rüzgar, böcek, su gibi etkenlerle dişi üreme hücrelerine ulaşması. Tozlanma. Döllenme. Tozlaşma. Polen yayma. Polinasyon. Sporlaşma. Polenleşme.

Pollinators : Polen getiren. Polinatör. Polen taşıyıcı. Polen taşıyan. Tozlayıcı.

Artificial pollination : Yapay tozlaşma.

Polling : Seçim. Sıralı çağırma. Tam ölçünlü gözlem araçlarıyla geniş bir evrenden yüzeysel ve dar kapsamlı konularda yığınsal görüş ya da bilgi derleme yordamı. Tarama. Sorgulama. Oylama. Oy verme. Kuyruklama. Oy alma. Oy yoklaması.

İngilizce Pollinates Türkçe anlamı, Pollinates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pollinates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Fertilise : Verimli kılmak. Tohumlamak. Aşılamak. Döllemek. Hamile bırakmak. Organik veya kimyasal maddeler ekleyerek toprağı zenginleştirmek (ayrıca fertilize). Verimlileştirmek. Bereketlendirmek. Fertilize. Gebe bırakmak.

Cross pollinate : Ayrı cinsten olan çiçekleri çiftleştirmek.

Fertilize : Gübrelemek. Verimlileştirmek. Bereketlendirmek. Verimli kılmak. Tohumlamak. Aşılamak. İlkah etmek. Döllemek.

Effloresce : Çiçeksimek. Gelişip olgunlaşmak. Serpilmek. Olgunlaşma. Gelişmek. Çiçek açmak. Tozlanma.

Drizzle : Çiselemek. Serpinti. Serpmek. Çiseleyen yağmur. Atıştırmak. Serpiştirmek. Çisenti. Ahmak ıslatan. Çiseleme.

Fecundate : Bereketlendirmek. Verimli yapmak. Döllemek. İlkah etmek. Hamile bırakmak. Verimlileştirmek.

Efflorescing : Gelişip olgunlaşmak. Billurlaşma. Çiçek açma. Kristal biçimini alma. Serpilmek. Çiçek açmak.

Drizzles : Çiseleyen yağmur. Çiselemek. Serpinti. Atıştırmak. Çisenti. Çiseleme. Ahmak ıslatan. Serpiştirmek. Serpmek.

Effloresces : Gelişip olgunlaşmak. Serpilmek. Olgunlaşma. Çiçeksimek. Gelişmek. Çiçek açmak. Tozlanma.

Pollinates synonyms : pollenate, pollinate, effloresced, pollinated, insect, pollinating, drizzled, inseminate.

Pollinates zıt anlamlı kelimeler, Pollinates kelime anlamı

Endogamous : Kabile içinde evlenen. Akrabasıyla evlenen. Birinin belirli bir grub veya kabile içerisinde evlenmesi. Kapalı grup veya toplum evliliği.

Exogamous : Grup veya kabile dışından yapılan evliliğe ilişkin. Egzogami ile alakalı. Dışarıdan evlenme ile ilgili.