Polychroite türkçesi Polychroite nedir

  • Polikroit.

Polychroite ingilizcede ne demek, Polychroite nerede nasıl kullanılır?

Polychromasia : Polikromazi. Alyuvarların farklı biçimde boya alması.

Polychromatic : Çokrenkli. Çok renkli. Polikromatik.

Polychrome : Çok renkli baskı gibi. Çok renkli. Çok renkli eser. Çokrenkli. Çok renkli heykel.

Polychrome methylene blue stain : Polikrom metilen mavisi boyası. Potasyum karbonat ve metilen mavisi kullanılarak plazma hücreleri ve mast hücrelerinin ortaya konmasında kullanılan histolojik boyama yöntemi.

Polychrome print : Çok renkli baskı.

Erythrocytus polychromatophilicus : Retikülosit. Polikromatofil alyuvar.

Polychromia : Polikromi.

Erythroblastus polychromatophilicus : Polikromatofil eritroblast. Alyuvar yapımında bazofil eritroblastlardan farklılaşan, sitoplazmalarında hemoglobin belirdiğinden kan boyalarıyla kırmızıya ve ribozomlar ise maviye boyanan hücreler.

Polychromic : Polikromik. Çok renkli.

Polychromy : Çok renklilik.

İngilizce Polychroite Türkçe anlamı, Polychroite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Polychroite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Color : Renklendirmek. Renk vermek. Halkbilimin en önemli konularından biri olan, insanlık çapında geniş bir uygulama alanı bulan, her toplumun kendi anlayış, yaşantı, gelenek ve göreneklerine göre doğa, doğaüstü ve kültürel olayları simgeleştirmekte kullanılan doğal oluşum, bk. halkbilim, gelenek, görenek, doğa, simge. Belirli dalga uzunluğundaki elektromıknatıs ışınımın gözün ağkatında yarattığı etkinin, merkez sinir dizgesince yorumundan doğan durum. Abartmak. Yüzü kızarmak. Renk katmak. Renkli almaçların görüntülüklerinin iç çeperinde bulunan ve her biri, renkli noktalardan üçünün bir üçgen biçiminde yan yana gelmesinden oluşan benek. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Boya.

 

Coloured : Zenci. Renkli. Beyaz ırktan olmayan. Aldatıcı. Boyalı. Etki altında kalmış. Renklendirilmiş. Boyanmış. Siyah. Boyama.

Polychromatic : Çok renkli. Çokrenkli. Polikromatik.

Colored : Renkli. Boyalı. Boyanmış. Taraflı. Aldatıcı. Boyama. Zenci. Göz boyayıcı. Siyahi. Renklendirilmiş.

Colourise : Siyah-beyaz bir film ya da fotoğrafı renklendirmek. Bir şeye renk katmak. Siyah beyaz filmi renkli yapmak. Renklendirmek.

Colour : Canlılık. Çarpıtmak. Maske. Doğrudan ya da üzerine düştüğü nesnelerde yansıma, kırılma, soğurulma gibi olaylar sonucu göze ulaşan ışığın, dalga boyuna göre bilinçte uyandırdığı imge. belli bir dalga boyundaki elektromıknatıssal ışınımın niteliği. Dış görünüş. Renklenmek. Renk değiştirmek. Coşkunluk. Nüans. Renk duyumu.

Colorful : Rengarenk. Canlı. Parlak. Hareketli. Renk renk. Renkli. Ala.

Polychrome : Çok renkli eser. Çok renkli baskı gibi. Çok renkli heykel. Çokrenkli. Çok renkli.

Polychromic : Polikromik. Çok renkli.

Polychroite synonyms : colorise, polychromize, colourize, colorize, color in, colour in.

 

Polychroite zıt anlamlı kelimeler, Polychroite kelime anlamı

Discolor : Rengini bozmak. Solmak. Rengi değişmek. Lekelemek. Soldurmak. Leke. Rengini değiştirmek. Bozmak. Solma.

Uncolored : Boyanmamış. Boyasız. Renksiz. Tarafsız.

Polychroite ingilizce tanımı, definition of Polychroite

Polychroite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The coloring matter of saffron. Called also crocin, and safranin. Formerly so called because of the change of color on treatment with certain acids.