Color türkçesi Color nedir
- Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Renk vermek.
- Halkbilimin en önemli konularından biri olan, insanlık çapında geniş bir uygulama alanı bulan, her toplumun kendi anlayış, yaşantı, gelenek ve göreneklerine göre doğa, doğaüstü ve kültürel olayları simgeleştirmekte kullanılan doğal oluşum, bk. halkbilim, gelenek, görenek, doğa, simge.
- Renközü.
- Algılamanın niteliğinde, ışığın görüntüsel bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı türden olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir algılanmanın belirtisi. renk bir dalga uzunluğudur. örnek ; kırmızı, görüntüsü açısından en uzun, mor ise en kısa dalga uzunluğu içindedir.
- Bkz.colour.
- Çarpıtmak.
- Kızarmak.
- Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri.
- Renk.
- Saptırmak.
- Renkli almaçların görüntülüklerinin iç çeperinde bulunan ve her biri, renkli noktalardan üçünün bir üçgen biçiminde yan yana gelmesinden oluşan benek.
- Üçlü benek.
- Belirli dalga uzunluğundaki elektromıknatıs ışınımın gözün ağkatında yarattığı etkinin, merkez sinir dizgesince yorumundan doğan durum.
- Renk katmak.
- Boya.
- Renklendirmek.
- Boyamak.
- Abartmak.
- Renk değiştirmek.
- Yüzü kızarmak.
Color ile ilgili cümleler
English: Ali and Mary even always wear the same color clothes.
Turkish: Ali ve Mary her zaman aynı renk giysileri bile giyiyorlar.
English: Ali comes from a culture where women artificially color their lips and put holes in their earlobes.
Turkish: Ali dudaklarını yapay olarak boyayan ve kulak memelerini delen kadınların bulunduğu bir kültürden geliyor.
English: Ali doesn't know which color to choose.
Turkish: Ali hangi rengi seçeceğini bilmiyor.
English: Ali chose the color to paint our offices.
Turkish: Ali ofislerimizi boyamak için renk seçti.
English: "And what color do you want, white or black?" "Black, of course."
Turkish: "Peki hangi rengi istiyorsun, beyaz mı yoksa siyah mı?" "Elbette siyah."
Color ingilizcede ne demek, Color nerede nasıl kullanılır?
Color adaptation : Hayvanın kendi rengini çevresinin rengine uydurması ile oluşan bir korunma biçimi. Renk uyumu.
Color at roughage : Kaba yemlerin kalitesinin belirlenmesinde kullanılan, kuru otun kendine has parlak yeşil renge sahip olması veya silaj ve saman gibi kaba yemlerin doğal renk taşımalarının iyi kalitede, sarı, kahverengi veya siyah gibi renk almaları durumunda bozulmanın kabul edildiği fiziksel bir gösterge. Kaba yem rengi.
Color bar : Renk çubuğu. Ayrım. Irk ayrımı. Zencilerin beyazlarla aynı etkinliklere katılmasını önleyen engel. Beyazlar ve siyahlar arasındaki ırk ayrımı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renkli televizyonda ayar resminde yer alan ve renk ayarını sağlamakta kullanılan, izgenin altı renginden oluşan çubuklar.
Color blind : Renk körü.
Color blind person : Renk körü kişi. Renkleri doğru bir şekilde göremeyen kişi. Bir ya da daha fazla çok renkli renkleri ayırt edemeyen kimse.
Color cinematography : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renkli sinema. Renkli film çevirmekle uğraşan sinema dalı.
Color buttons : Renkli düğmeler.
Color code : Renk simgesi. Renk kodu. Renklerle kodlamak.
Color control : Renk denetimi.
Color box : Html belgeleri yapmak için kullanılan windows '95 yazılımı. Renk kutusu.
İngilizce Color Türkçe anlamı, Color eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Color ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Tincting : Açmak. Renk vermek (arkaik). Renkli boyamak. Hafifçe boyamak. Renge boyamak.
Embellishes : Süs. Donamak. Renk getirmek. Süsleyerek güzelleştirmek. Ayrıntılar eklemek. Süslemek. Güzelleştirmek. Güzelleştirme.
Aggrandized : Abartılmış. Büyütülmüş. Çoğaltmak. Güçlendirilmiş (ayrıca aggrandised). Yüceltmek. Çoğaltılmış. Artırmak. Büyütmek.
Carry to excess : İfrata vardırmak. Fazla abartmak.
Colouring : Görünüş. Boyama. Renklendiren. Renklendirme. Gıda boyası. Tiyatro konuşmasında tekdüzelikten kaçmak için seste tını, hız ve vurgu değişikliği yaparak konuşmaya canlılık getirme. Yüz rengi. Ten rengi. Yanıltıcı görünüş.
Beguiles : Büyülemek. Kandırmak. Ayartmak. Eğlendirmek. Aldatmak. Hoşça geçirmek. Aklını çelmek. Çekmek. Cezbetmek.
Counterchange : Değiştirme. Yerlerini değiştirmek. Değiş tokuş etmek. Çeşitlendirmek. Renk ile çeşitlendirmek. Yerini değiştirmek. Karşılıklı değiştirmek. Yer değiştirilmesine neden olmak.
Relieves : Belirginleştirmek. Teselli vermek. Çare bulmak. Kurtarmak. Sadaka vermek. Kabartma yapmak. Dikkat çekmesini sağlamak. Avutmak. Hafifletmek. Teskin etmek.
Primary color : Ana renk. Üç ana renkten biri.
Heather : Bir kadın ismi. Funda. Süpürge çalısı. Süpürgeotuna benzer bir çalı. Süpürge otu. Süpürgeotu. Fundalık. (grimsi) eflatun (rengi).
Color synonyms : pinkify, polychromise, blackwash, handcolour, chromatic color, chromatic colour, colorize, colourize, nonsolid color, aurify, spectral color, handcolor, parti color, purpurate, color in, heather mixture, dithered color, visual property, polychromize, colorise, nonsolid colour, primary colour, colour in, dithered colour, balloons, garbles, adorn, tinge, colorings, distorts, dyestuffs, tinct, uncolored.
Color zıt anlamlı kelimeler, Color kelime anlamı
Uncolored : Boyanmamış. Renksiz. Tarafsız. Boyasız.
Achromatic color : Şeffaf.
Colorlessness : Akromatizm. Rengi olmama niteliği. Renksemezlik. Renksizlik.
Color antonyms : chromatic color, colored, discolor.
Color ingilizce tanımı, definition of Color
Color kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A property depending on the relations of light to the eye, by which individual and specific differences in the hues and tints of objects are apprehended in vision. To blush. To dye. To paint. To acquire color. To tinge. As, gay colors. To stain. To change or alter the hue or tint of, by dyeing, staining, painting, etc. To turn red, especially in the face. Sad colors, etc.

Bu kısımda Color kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Color ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Color anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Color ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.