Ponor türkçesi Ponor nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Kireçtaşlarının içinde, yeryüzü sularının battığı silindir biçiminde kuyu.
  • Kaçak kuyusu.
  • Su yutan.
  • Düden.
  • Obruk.

Ponor ingilizcede ne demek, Ponor nerede nasıl kullanılır?

Anthroponosis : Etkenleri yalnızca insandan insana vektörler tarafından bulaştırılan hastalık, insandan insana geçen hastalık. Antroponozis.

Anthroponotic : Antroponotik. Antroponozise neden olan.

Toponomy : Yer adları bilgisi. Coğrafik yer isimlerini araştıran bilim dalı. Vücut bölümlerinin adları. Yer adları bilimi. Toponomi.

Ponce : Homo. Havalı tip. İbne. Ciğeri beş para etmez. Pezevenk. Kadın satıcısı. Adi. Bir fahişenin kazancıyla yaşayan adam. Muhabbet tellalı. Aşağılık herif.

Ponces : Pezevenk. Havalı tip. Pezevenklik etmek. Adi şerefsiz. Aşağılık herif. Kadın satıcısı. Homo. Muhabbet tellalı. Ciğeri beş para etmez. Adi.

Poncho : Yağmurluk. Panço. Uzun yün başlık.

Pond lily : Gölotu. Nilüfer.

Poncing : Homo. Adi şerefsiz. Adi. Pezevenk. Aşağılık herif. Pezevenklik. Havalı tip. Bir fahişenin kazancıyla yaşayan adam. İbne. Ciğeri beş para etmez.

Ponder : Ölçüp biçmek. Zihninde tartmak. Uzun uzun düşünmek. Kafa yormak. Fikir yormak. Kafa patlatmak. Üzerinde düşünmek. Ölçüp tartmak. Düşünmek. İyice düşünmek.

 

Pondered : Fikir yormak. Ölçüp tartmak. Düşünüp taşınmak. Kafa patlatmak. Zihninde tartmak. İyice düşünmek. Ölçüp biçmek. Uzun uzun düşünmek. Düşünmek. Üzerinde düşünmek.

İngilizce Ponor Türkçe anlamı, Ponor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ponor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Akarsuyun aşındırma gücü.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Wassail : Noelde içilen baharatlı içki. İçki alemi. Şerefe içme.

Concaves : İçbükey yüzey. İçe bombeli. Iraksak. Çukur. Konkav. Konkav. Oyuk. İçbükey.

Piteous : Yürekler acısı. Acınası. Acıklı. Acınacak. Zavallı. Hazin. Yürek parçalayıcı. Acınacak halde.

Drink : Buyurmak. İçki. Emmek. İçmek. Şerefine içmek. İçkiye harcamak. İçki içmek. Yutmak. Alkol almak. Bitirmek.

Pathetic : Ümitsiz. İçler acısı. Yürek parçalayıcı. Dokunaklı. Acıklı. Acınacak. Üzücü. Koygun. Tesirli. Beş para etmez.

Unfortunate : Şanssız. Olumsuzluk getiren. Bahtsız kimse. Uygunsuz. Makus. Talihsiz. Kara bahtlı. Bahtsız. Zavallı. Şanssız kimse.

Dignify : Onurlandırmak. Paye vermek. Büyütmek. Şeref vermek. Değer vermek. Yüceltmek.

 

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Ponor synonyms : after shock, alcalic fumarole, acrozone, concave, wretched, recognise, miserable, decorate, abysal environment, alkali rocks, acid fumarole, swallet, algonkian, swallow hole, reward, pitiful, ennoble, toast, katavothre, doline, salute, recognize, karst pit, pitiable, abyss, adventive cone, misfortunate, swallowhole, swallow, absolute chronology, potholes, advance of aglacier, honour.

Ponor zıt anlamlı kelimeler, Ponor kelime anlamı

Dishonor : Şeref ve haysiyetini kırmak. Şerefini beş paralık etmek. Kepaze etmek. Namusunu kirletmek. Rezil etmek. İki paralık etmek. Leke sürmek. Şerefini sarsmak. Onursuzluk etmek. Sözünü tutmamak.

Fortunate : Bahtı açık. Bahtiyar. Kısmetli. Talihli. Şanslı. Uğurlu. Mesut. Kısmeti açık. Akgünlü. Hayırlı.