Obruk nedir, Obruk ne demek

Obruk; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Çok yemek yiyen, çok iştahlı
  • İçinde su biriken çukur yer, doğal kuyu.
  • İçbükey.
  • Delik.

Yerel Türkçe anlamı:

Mağara, in.

Doymak bilmeyen.

Doğal yeraltı deposu.

İnsan topluluğu.

Çöken, kayan toprak, kayşa.

Küçük çukur.

Dağlar ve tepeler arasındaki derin ve büyük çukurlar.

Yazın bile karı erimeyen yüksek dağlardaki mağaralar (peynir, yağ tulukları konulur).

Su biriken oyuk yer, doğal kuyu.

Çok çamurlu yer, bataklık.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Karst yörelerinde görülen yanları dik, uçurum niteliği taşıyan, ağzı dar ya da geniş, derin doğal kuyu.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: düden]

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Kireçtaşları içinde, bacaya benzeyen, 30 m. ya da daha çok derinlikte, genel olarak altında bir yeraltı ini bulunan kuyu.

Diğer sözlük anlamları:

Çukur, oyuk.

İngilizce'de Obruk ne demek? Obruk ingilizcesi nedir?:

swallow, karst pit

Fransızca'da Obruk ne demek?:

caverne, glène, concave, yama, aven

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Kastamonu kenti, Kuzyaka bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kayseri kenti, Güneşli bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Konya ilinde, Obruk bucağına bağlı bir bölge. Eskişehir kenti, Mihalıççık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu kenti, İhsangazi belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Niğde şehri, Bor ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kırşehir şehri, Mucur ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Obruk hakkında bilgiler

Yer altı suyunun, karbondioksit ile birleşimi sonucu karbonik asit oluşur. Bu karbonik asit kireç taşının yoğun olduğu toprakları zamanla çözerek yer altında mağaralar oluşmasına neden olur, bir müddet sonra mağaranın üstünde bulunan toprak çöker işte bu çökme sonucu oluşan derin çukurlara obruk denir. Çözünebilir kayaçların bulunduğu bölgelerde yeryüzü boyut ve şekilleri çeşitlilik gösteren çok sayıda çöküntüyle doludur.

Obrukların çoğu iki şekilde oluşur. Birincisi alttaki eriyebilen kayaçlar topraktan sızan sularla çözünürler ve kayaç içinde bulunan doğal boşluklar genişler ve üzerlerinde bulunan toprakla doldurulurlar. Yer altı suyu kayacı çözmeye devam ettikçe toprak ortadan kalkar ve geride yamaç eğimi düşük, derinliği fazla olmayan çöküntüler bırakır. Komşu obruklar birleştiğinde ise çözünme vadileri denilen daha büyük, düzensiz, kapalı bir çöküntüler ağı oluşturur. Obruklar ayrıca bir mağara tavanının çökmesi sonucu dik kenarlı bir krater şeklinde de oluşur. Bu yolla oluşan obruklar özellikle nüfusun fazla olduğu bölgelerde ciddi bir tehlikedir.

Obrukların oluşması için karstik alanların bulunmasından başka şartlar da gereklidir. Yeraltı su seviyeleri farklı iki havza bulunmalı. Bu alanları daha yüksek bir eşik birbirinden ayırmalıdır. Havzaların yeraltı suları bu eşiğin altından akış göstermelidir. Tüm bu şartlar Obruk platosunda bir araya gelir. Tuz gölü havzası ile Konya ovası arasında Obruk platosu eşik durumundadır. Daha yüksek olan Konya yeraltı suyu platonun altından Tuz gölü havzasına doğru yeraltı akışı gösterir. Bu akışın oluşturduğu erime güncel obrukların oluşumunun başlıca sebebidir. Bu nedenlerden başka yerel fay hatlarının da obruk oluşumuna katkısı bulunur. Tuz gölünün güneybatısında bulunan fay Dikmen-Kolca obruklarının oluşum sebebidir.

 

Ülkemizin yeraltı sularının 3'te 1'ini barındıran Konya Havzası'nda 20'yi aşkın obruk bulunuyor. Bunlardan en meşhuru 300 m genişliği ve 145 m derinliğiyle Kızören obruğu. Merkez Karatay ilçesine bağlı Obruk kasabası da ismini ondan alıyor. Obrukların diğer bir özelliği de yazın ilk aylarında koyu lacivert ve yeşil olan renginin yaz ilerledikçe çivit mavisi, berrak bir renk alması. Meyil, Çıralı, Gökhöyük Obruk, Kuru obruk, Kangallı obruğu, Hamam obruğu Obruk platosunun diğer obruklarıdır. Obrukların yaygın olduğu diğer bir alan ise Antalyanın doğu kesimindeki Çimiköy platosudur. Burada 22 obruk belirlenmiştir. Mucur obruğu, Cennet ve Cehennem obrukları bilinen diğer obruklarımızdır.

Obruk anlamı, tanımı:

Çukur : Mezar. Çene ve yanaktaki gamze. Çevresine göre aşağı çökmüş olan yer.

Doğal : Yapmacık olmayan. Katıksız, saf. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada olan, doğada bulunan.

Obruklu : Obruğu olan.

Yemek : Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Isırmak. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Başkasının parasını harcamak. Birine alacağını vermemek, ödememek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Ağızda çiğneyerek yutmak. Yemek yeme, karın doyurma işi. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Yasal yoldan cezalandırılmak. Kandırmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama.

İştah : Yemek yeme isteği. Cinsel istek veya arzu.

İçbükey : Yüzeyi düzgün ve pürüzsüz çukur biçiminde olan, obruk, mukaar, konkav.

Kuyu : Su katmanına varıncaya kadar derinliğine kazılan, genellikle silindir biçiminde, çevresine duvar örülen, suyundan yararlanılan çukur. Toprağa kazılan derince çukur. Yer altındaki iş yerlerine ulaşmak için açılmış ve kesit boyutları derinliğine oranla sınırlı, düşey veya düşeye yakın bağlantı yolu. İçinden çıkılamayan durum veya yer.

Karbondioksit : Renksiz, kokusuz, yoğunluğu 152,0 °C'de ve 36 atmosfer basıncında kolayca sıvılaşan ekşimsi tatta bir gaz (CO2).

Birleşim : Bir meclisin bir gün içindeki toplanmaları, inikat. Birleşme işi. Döllenmek için erkekle dişi hayvanın bir araya gelmesi.

Karbonik : Karbonla ilgili olan.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

İştahlı : İstekli, arzulu. İstekli bir biçimde. İştahı olan, boğazlı.

Obruk artlılar : (Yun. opisthe: artta, geride; koilos: boşluk, obruk) İki yaşamlılar (Amphibia) sınıfının, kuyruksuz iki yaşamlılar (Anura) takımından, kuyruk omurlarından önceki omurların merkez bölgelerinin art kısımları içeri çökük bir alt takım.

Obruk göller : Karstik göllerin en küçükleri.

Obruk l : Dilin çukurlaşarak arkaya doğru dönmesiyle çıkarılan bir L sesine denir.

Obruk önlüler : (Yun. pro: önde; koilos: boşluk, obruk) İki yaşamlılar (Amphibia) sınıfının, kuyruksuz iki yaşamlılar (Anura) takımından, kuyruk omurlarının merkez bölgelerinin ön tarafları içeri çökük bir alt takım.

Obruk-artlılar : (Opisthocoela), (Yun. opistho=ardda, Yun.koilos = boşluk, obruk): Omurgalı hayvanlardan amfibyumlar (Amphibia) sınıfının kurbağalar (Anura) takımına giren bir alt-takımı Kuyruk omurlarından önceki omurların sentrum bölgelerinin ard kısımları içeri çöküktür. Petekli-kurbağagiller (Pipidae), teker-dilli-kurbağagiller (Discoglossidae) familyaları vardır.

Obruk-önlüler : (Procoela), (Yun. pro = önde, Yun.koilos = boşluk, obruk): Omurgalı hayvanlardan amfibyumlar (Amphibia) sınıfının kurbağalar (Anura) takımının bir alt-takımı. Kuyruk omurlarının sentrum bölgelerinin Ön tarafları içeri çökükdür. Kısabaşlıkurbağagiller (Brachycephalidae), karakurbağasıgiller (Bufonidae), ağaçkurbağasıgiller (Hylidae) familyaları vardır.

Obrukbaşı : Tunceli kenti, Akpazar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Diğer dillerde Obruk anlamı nedir?

İngilizce'de Obruk ne demek? : concave; katavothre, ponor

Fransızca'da Obruk : aven [le], concave

Rusça'da Obruk : n. ров (M)

adj. вогнутый