Postulate türkçesi Postulate nedir
- Gerçek olarak kabul etmek.
- Koyut.
- Bir tanıtlamada onaylanması gereken ön gerçek.
- Fizik alanında kullanılır.
- Tümdengelimci bir dizgede tüm kanıtlamalarda kullanılan, zorunlu ya da apaçık olmamakla birlikte başka türlü düşünülemeyeceği için doğru sayılan ilksav.
- Önkoyut.
- Gerçek olduğunu varsaymak.
Postulate ingilizcede ne demek, Postulate nerede nasıl kullanılır?
Parallel postulate : Paralellik postülatı.
Postulated : Talep etmek. Şart koymak. Doğru varsaymak. Postulat olarak kabul etmek. Kabul edilen. Kabul edilmiş. Seçmek (göreve). İspatsız olarak kabul ettirmek.
Postulates : Talep etmek. Doğru varsaymak. Seçmek (göreve). Şart koymak. İspatsız olarak kabul ettirmek. Postulat olarak kabul etmek.
Postulates of probability : Olasılık önkoyutları. Olasılık kuramının tanımsal temelini oluşturan önsayıtlar. buna göre bağdaşmaz sonuçlar veren bir denemede: 1. bir olayın olasılığı artı belirtimli bir sayıdır. 2-tüm olanaklı bağdaşmaz sonuçların olasılıkları toplamı 1(bir)'dir. 3. bağdaşmaz olaylardan birinin ya da ötekinin gerçekleşme olasılığı onların ayrı ayrı olasılıkları toplamına eşittir.
Euclidian postulates : Öklid dizgesinde tüm kanıtsavların, çıkarımların türetilme ve kanıtlanmasında kullanılan ve dizgenin temelinde yer alan üç ana önsayıt: 1. iki noktadan ancak bir doğru geçer. 2. iki nokta arasındaki en kısa uzaklık bir doğrudur. 3. bir doğruya dışındaki bir noktadan ancak bir koşut çizgi çizilebilir. Öklid önkoyutları.
Postulating : Öne sürmek. Postulat olarak kabul etmek. İspatsız olarak kabul ettirmek. Talep etmek. Şart koymak. Seçmek (göreve). Farz etmek. Doğru varsaymak. Koyutlamak. Farzetmek.
Expostulates : Karşı çıkmak. İtiraz etmek. Eleştirmek. Protesto etmek. Uyarmak. Sitem etmek. Öğüt vermek.
Postulation : Koyutlama. Varsayma. Koyut.
Expostulate with : Dostça tenkit etmek. Uyarmak. İkaz etmek.
Expostulation : Sitem. Eleştiri. Uyarma. Dosça tenkit. İtiraz. Dostça uyarı.
İngilizce Postulate Türkçe anlamı, Postulate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Postulate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Insist : Dayatmak. İddia etmek. Diretmek. Israr etmek. Ayak diremek. Direnmek. Kararlı olmak. Üzerinde durmak. Üstelemek. Asılmak.
Posit : Yerleştirmek. Farzetmek. Önermek. Varsaymak. Farz etmek. Oturtmak. Yerine koymak.
Accelerometer : Hızlanma ölçer. İvmelenmeyi ölçen cihaz. İvmeyi ölçen. İvme ölçme aleti. İvme ölçer. İvmeyi ölçen aygıt. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. Akselerometre. İvmeölçer.
Abcoulomb : Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. On kulon. Abkulon. Saltık coulomb. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi.
Absorptiometer : Soğurumölçer. Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Absorbsiyometre. Soğurma cihazı.
Acoustic feedback : Hoparlör geri beslemesi. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Ses geribeslemesi. Akustik geribesleme.
Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.
Absorptivity : Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Emebilirlik. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Soğurganlık. Emme yetkesi. Soğurma katsayısı. Soğurabilirlik. Emme kapasitesi. Emicilik.
Absorption edge : Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Absorpsiyon kenarı. Soğurum kıyısı. Soğurum kenarı.
Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.
Postulate synonyms : acoustic absorptivity, claim, absorption loss, postulations, absolute units, abampere, postulation, absolute magnitude, absolute zero, absolute concentration, contend, suppose, presuppose, absorption band, assert.
Postulate zıt anlamlı kelimeler, Postulate kelime anlamı
Disclaim : Tanımamak. Feragat etmek. Yadsımak. Onaylamamak. Danmak. Kabul etmemek. Yoksamak. Vazgeçmek. Yalanlamak. İnkar etmek.
Obviate : Yetmemek. Halletmek. Gereksiz kılmak. Önlemek. Çözmek. Bertaraf etmek. Gidermek. Önüne geçmek. Çare bulmak. Karşılamamak.
Postulate ingilizce tanımı, definition of Postulate
Postulate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially, a position or supposition assumed without proof, or one which is considered as self-evident. Something demanded or asserted. A truth to which assent may be demanded or challenged, without argument or evidence. To beg, or assume without proof. As, to postulate conclusions. Postulated.

Bu kısımda Postulate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Postulate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Postulate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Postulate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.