Premolar türkçesi Premolar nedir

  • Küçük azı.
  • Küçük azıdişi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Küçük azı dişleri.
  • Küçük azı dişi.
  • Küçük azıdişine ait.
  • Küçük azı dişine ilişkin.
  • Memelilerde büyük azı dişleri ile köpek dişleri arasındaki dişler. premolar dişler.

Premolar ingilizcede ne demek, Premolar nerede nasıl kullanılır?

Premolars : Premolar. Küçük azı dişi. Küçük azı dişine ilişkin. Küçük azı. Küçük azıdişi.

Dentes premolares : Ön öğütücüler, ön azı dişleri. Dentes premolares.

Premonition : Önsezi. Hastanın hissettiği öncü belirti. Basiret. Hissikablelvuku. Kişinin hastalık nöbetinin geleceğini önceden sezinlemesi. Uyarma. İçine doğma. Malum olma. Hastalık nöbetinin geleceğini gösteren sübjektif belirti.

Premonitions : Hastalık nöbetinin geleceğini gösteren sübjektif belirti. Basiret. Kişinin hastalık nöbetinin geleceğini önceden sezinlemesi. Uyarma. İçine doğma. Malum olma. Hissikablelvuku. Önsezi. Hastanın hissettiği öncü belirti.

Premonitory : Haber verici. İkaz eden. Uyarıcı. Premonituar. Uyaran.

Had a premonition : Bazı iç sezileri tarafından önceden uyarıldı. Ne olacağını sezdi. İçine doğdu.

Premature : Zamanı gelmeden doğan. Erken. Prematür. Zamanından önce. Vaktinden önce olan veya gelişen, olgunlaşmamış, olgunlaşma öncesi, erken doğan. Vakitsiz. Zamansız. Prematüre. Erken doğmuş.

 

Premature subdivision : Bayındırılmaya ve yapıdüzeni çerçevesine alınmaya anık duruma getirilmemiş bir toprak parçasının erkenden yerfbölümlemesinin yapılması. Erken yerbölümleme.

Premorse : Birdenbire kesilmiş.

Premature ignition : Erken ateşleme.

İngilizce Premolar Türkçe anlamı, Premolar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Premolar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bicuspids : İki parça halinde. Biküspid. Yiyeceği ezmek için kullanılan iki keskin uçlu diş. İki uçlu.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Yerdomuzu.

 

Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Yer domuzu. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.

Acacia : Salkım ağacı. Mimoza. Akasya sakızı. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya.

Bicuspid : İki uçlu. Yiyeceği ezmek için kullanılan iki keskin uçlu diş. Biküspid. İki parça halinde.

Premolar synonyms : a chromosome, a site, premolars, tooth, a cell, abambulacral area, a protein, a cells, abo blood groups system, abacus bodies.

Premolar ingilizce tanımı, definition of Premolar

Premolar kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Situated in front of the molar teeth.