Pressurizers türkçesi Pressurizers nedir

  • Basınçlandırıcı.
  • Basınç sağlayan tank.

Pressurizers ingilizcede ne demek, Pressurizers nerede nasıl kullanılır?

Pressurizer : Basınçlandırıcı. Basınç sağlayan tank.

Pressurize : Basıncını ayarlamak (uçak). Uçak basıncını ayarlamak. Basınç altında tutmak. Basınçlandırmak. Basınç uygulamak. Sıkmak. Sıkıştırmak. Akılamak. Baskı yapmak (birine). Basınç yapmak.

Pressurized : Tazyikli. Akılamak. Baskı yapmak. Basınçlı. Basınç uygulamak. Basınçlandırılmış. Sıkmak. Basıncını ayarlamak (uçak).

Pressurized cooking : Yemlerin atmosferik basınçtan daha yüksek basınç altında kuru veya yaş olarak ısıtılması işlemi. Basınçlı pişirme.

Pressurized water reactor : Basınçlı su reaktörü. İçinde basınçlı su kullanılan, birincil ve ikincil olmak üzere birbirinden bağımsız iki ayrı devreden oluşan reaktör (pwr).

Depressurization : Kabin basıncının boşaltılması. (amerikan ingilizcesi) basıncın boşaltılması. Basıncını alma. Basınçsızlandırma. Basınç azalması. Kapatılmış bir alandaki hava veya gaz basıncının düşürülmesi (depressurisation olarak da yazılır).

Pressurised : Basınçlandırılmış. Basınçlı. Tazyikli.

Pressurized wound dress : Yaygın bir kanamadan kuşkulanıldığında kanı durdurmak amacıyla veya punksiyonla boşaltılmış bir boşlukta yeniden serözite toplanmasına engel olmak için dayanılır derecede ve kan dolaşımına engel olmayacak bir basıncın herhangi bir bölgeye uygulanmasıyla oluşturulan pansuman çeşidi. Basınçlı pansuman.

 

Pressurizes : Sıkıştırmak. Basınç altında tutmak. Akılamak. Basınçlandırmak. Uçak basıncını ayarlamak. Basınç uygulamak. Baskı yapmak. Basınç yapmak. Baskı yapmak (birine). Sıkmak.

Pressuring : Sıkıştırmak (bir kimseyi). Baskı (manevi). Basınç uygulamak. Baskı. Baskı yapmak. Darlık. Basınç. Zorlamak. Baskılamak. Baskı yapmak (birine).

İngilizce Pressurizers Türkçe anlamı, Pressurizers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pressurizers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Modify : Bilgisayar, gitar, ekonomi alanlarında kullanılır. Hafifletmek. Değiştirme. Azaltmak. Tadil etmek. Biraz değiştirmek. Değişmek. Değiştirmek. Nitelemek. Bir tüzenin temelini, bir nesnenin biçimini, özelliğini değiştirme.

Supercharge : Aşırı yüklemek. Güçlendirmek. Aşırı beslemek. Fazla yüklemek. Tam barut hakkı. Kompresörle güçlendirmek.

Adjust : Düzenine koymak. Ayarlamak. Düzeltmek. Hizaya getirmek. Uyarlamak. Alışmak. Standartlaştırma. Uymak. Halletmek. Uyum göstermek.

Set : Önce taslakta, sonra da makette hazırlanan dekoru sahne üzerinde gerçekleştirmek. Küme. İçten olmayan. Belirli. Oluşup gelişmek (meyve veya tohum). Takım. Geleneksel. İnatçı. Oyunun, karşılaşıcılardan birinin altı oyun kazanması ile biten bölümü. şöyle ki, kazanan oyuncu karşısındakinden en az iki oyun artık kalmış olsun. yoksa dönem bu durum sağlanıncaya dek sürer. Tenis, atletizm, bilgisayar, fizik, uzay, voleybol alanlarında kullanılır.

 

Correct : Hatasız. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir sayışımı, bir işelmi kapsadığı yanlışlıklardan arıtarak düzeltme. Doğrulamak. Üzerinde kalem oynatmak. Islah etmek. Kusursuz. Düzeltme. Doğru. Düzeltmek.

Change : Tebdil etmek. Değişim. Değişiklik. Değişmek. Dönüşmek. Değiştirmek. Ufak para. Para bütünlemek. Bozdurmak. Takas etmek.

Pressurise : Baskı yapmak. Uçak basıncını ayarlamak. Basınçlandırmak. Sıkmak. Akılamak. Baskı yapmak (birine). Basınç yapmak. Basınç altında tutmak. Sıkıştırmak. Basınç uygulamak.

Alter : Değiştirmek. Değişim geçirmek. Değişiklik geçirmek. Başkalaşmak. Değişiklik yapmak. Başkalaştırmak. Hadım etmek (hayvan). Hadım etmek. Değişmek.

Pressurizers synonyms : pressurizer.

Pressurizers zıt anlamlı kelimeler, Pressurizers kelime anlamı

Depressurize : Basıncı düşürmek. Baskıyı azaltmak.

Depressurise : Gerginliğini almak (depressurize olarak da yazılır). Kapatılmış bir alandaki hava veya gaz basıncını düşürmek. Basıncı düşürmek. Daha az gergin yapmak. (britanya ingilizcesi) basıncı boşaltmak. Baskıyı azaltmak.