Programmist türkçesi Programmist nedir

  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • İzlenceci.
  • Sinemalarda izlenceleri düzenleyen kimse.

Programmist ingilizcede ne demek, Programmist nerede nasıl kullanılır?

Programming : İzlencelerine. Bilişim, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kodlama. Bir izlencenin tasarlanması, yazılması ve denenmesi ile ilgili işlerin tümü. Verilerin bilgisayarda istendiği biçimde işlenmesini sağlamak amacıyla çeşitli girdilerle işletece verilen düzenlenmiş işlem yönergesi. Bağdarlamalama. Bağdarlama yapma. Çizeylemleme. Programlama. Program yapımı.

Programming language : Program dili. Bilgisayar izlenceleri oluşturmak üzere tanımlanmış yapay dil. Programlama dili. Bağdarlamalama dili. İzlenceleme dili.

Programming system : Bağdarlamalama jüyesi. Programlama dizgesi. Programlama sistemi.

A programming language : 1960'larda geliştirilmiş olan ve genelde matrisli veri oluşturmak için kullanılan bilgisayar programlama dili (merkez işlemciler ve daha küçük bilgisayarlarda kullanılan döngü talimatlarına dayanarak). A programlama dili.

Ada programming language : Ada programlama dili.

Advanced scsi programming interface : Scsı donanımı standardı. İleri scsı programlama arayüzü. Gelişmiş scsi programlama arabirimi.

Common programming interface : Ortak programlama arabirimi.

 

Defensive programming : Savunmalı programlama. Savunucu programlama.

Business programming : Yönetimsel programlama.

Basic programming language : Numaralı komut hatları kullanan temel programlama dili (bilgisayar). Basıc programlama dili.

İngilizce Programmist Türkçe anlamı, Programmist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Programmist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Programing : Programlayarak. İzlenceleme. Program yapımı. Programlama. Programalama. Kodlama. Program yapma.

Object oriented programming : Nesneye yönelik program. Küçük parçaları aralarında farklı ilişkiler olan nesneler ve bölmeler olarak tanımlayan bilgisayar programlama (bilgisayar). Nesneye yönelik programlama. Nesne yönelimli programlama.

Computer programming : Bilgisayar yazılımı yazmak. Bilgisayar programlaması. Bilgisayar programlama. Bilgasayar programlama.

Programmer : İkinci film. Daha önce tanımlanmış görevleri yapacak nitelikte bilgisayar izlenceleri tasarlayıp yazan, bunları deneyerek, varsa yanlışlarını düzelten, gerekli belgelemeyle birlikte kullanıma hazır duruma getiren kişi. özellikle bu işi uğraş edinmiş kişi. Bilgisayar bağdarlamacısı. Bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bilgisayar programcısı. Yazılımcı. Programcı. İkili izlencedeki iki filmden önemsiz olanı.

Scheduling : Planlama. Bir izlenecek klavuz yaratma işlemi. Programlayarak. Zaman çizelgesi yapma işlemi. Listeleme. Zaman planlama. Zamanlama. Zaman çizelgelemesi. Programlama.

Planning : Kontrol ve raporlama. Plancılık. Tasarlama. Kıt kaynaklarla belli ereklere varabilmek için, gereksinmelerin ve kaynakların, uzun dönemler için belli ussal önceliklere uyularak dengelenmesi eylemi. kentler ve kasabalar için düzentasar hazırlama ve uygulama işi. Projelendirme. Planlama. Planlama yapma. Tek noktalı kesme aleti kullanarak metal yüzeylere şekil verme. Tasarım. Düzene sokma.

 

Programmist synonyms : creating by mental acts, computer programing, logic programming, object oriented programing, logic programing, programmatist.