Publicist türkçesi Publicist nedir

  • Reklamını yapan kimse.
  • Tanıtımcı.
  • Halka tanıtan.

Publicist ingilizcede ne demek, Publicist nerede nasıl kullanılır?

Publicists : Gazeteci. Politika yazarı. Reklamcı. Siyaset yazarı.

Publicise : Kamulaştırmak. Halka duyurmak. Reklamını yapmak. Tanıtmak. Tanıtımını yapmak. İlan etmek.

Publicised : Reklamı yapılmış. Reklamı yapılan.

Publicises : Tanıtımını yapmak. Reklamını yapmak. İlan etmek. Halka duyurmak. Tanıtmak. Kamulaştırmak.

Publicising : Reklam yapma.

Publicity of the proceedings : Açık duruşma. Yargılamanın açıklığı. Muhakemenin aleniyeti. Açık yargılama.

Publicity man : Tanıtı görevlisi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Reklamcı. Bir yapımevinde, çevrilen filmlerin ve yapımevine bağlı yıldızların tanıtı yoluyla değerlendirilmesini sağlayan kimse.

Publicity of jurisdiction : Duruşmanın açıklığı.

Publicity of register : Kütüğün açıklığı. Kütüğün, isteyen herkese gösterilmesi.

Publicity campaign : Tanıtım kampanyası. Reklam kampanyası.

İngilizce Publicist Türkçe anlamı, Publicist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Publicist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sensationalist : Duyumcu. İlgi uyandıran kimse. Heyecan yaratan kimse. Bir skandala sebep olan kimse.

 

Promulgators : Neşreden kimse. İlan eden kimse.

Adman : Reklamcı. İlancı.

Promoter : Müteşebbis. Promoter. Elebaşı. Kurucu. Rna polimeraz tarafından tanınan ve transkripsiyonun başlama sinyalini kapsayan dna bölgesi. Teşebbüs sahibi. Menejer. Destekleyici.

Promulgator : Yayımcı. İlan eden kimse. Neşreden kimse.

Advertiser : Reklam veren. İlancı. Muhabir. Reklamcı. Tanıtıcı. Reklamveren. Reklam yapımcısı.

Publicity man : Reklamcı. Tanıtı görevlisi. Bir yapımevinde, çevrilen filmlerin ve yapımevine bağlı yıldızların tanıtı yoluyla değerlendirilmesini sağlayan kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Communicator : Konuşkan kimse. Haber verici. Konuşma aygıtı. Sinyal cihazı. İletişimi sağlayan kişi veya şey. İletişimci.

Press agent : Basın danışmanı. Basın sözcüsü. Haber ajanı.

Advertizer : Reklamcı. Resmi olarak ilan eden (ayrıca advertiser). Reklam yapan. İşi reklamcılık olan kişi. Reklam yapan (genellikle mal veya hizmet satmak için).

Publicist synonyms : publiciser, pr man, ballyhoo artist, publicizer, public relations man, publicity agent.

Publicist ingilizce tanımı, definition of Publicist

Publicist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A writer on the laws of nature and nations. One who is versed in the science of public right, the principles of government, etc.