Kurucu nedir, Kurucu ne demek
Kurucu; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Bir kurumun, bir işin kurulmasını sağlayan, müessis

- Cümleyi oluşturan ögelerin her biri.
- Bir kuruluşu oluşturan kimse.
"Kurucu" ile ilgili cümleler
- "Gazetenin kurucusu."
Hukuki terim anlamı:
müessis.
Bilimsel terim anlamı:
Bir kuruluşu, bir varlığı yapan, meydana getiren kişi.
İngilizce'de Kurucu ne demek? Kurucu ingilizcesi nedir?:
installer, founder
Osmanlıca Kurucu ne demek? Kurucu Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
müessis
Kurucu kısaca anlamı, tanımı:
Oyun kurucu : Karşılaşmada oyuna yön veren oyuncu, eksen oyuncu.
Piyasa kurucu : Piyasa oluşturan, alışveriş ortamını sağlayan kimse.
Kuruculuk : Kurucu olma durumu.
Oyun kuruculuğu : Oyun kurucunun yaptığı iş.
Kurum : Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür.
Kurulma : Kurulmak işi.
Müessis : Kurucu.
Kuruluş : Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Yapı, yapılış, bünye. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kurulma işi. Kasılma.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Cümle : Dizge, sistem. Herkes. Bütün, hep. Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce.
Bir : Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Ancak, yalnız. Sadece. Bu sayı kadar olan. Eş, aynı, bir boyda. Bir kez. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Tek. Sayıların ilki. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Beraber. Aynı, benzer. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer.
Her : Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz.
Biri : Bilinmeyen bir kimse. Bir tanesi.
Kurucu değişmez : Bir önermenin değişmezi ya da bir önerme kalıbında geçen sözedilen dil değişmezi. | Örn. ( )
Kurucu hisse senedi : Anonim şirketlerin kuruluşunda ya da sermaye artırımında kuruculara veya şirket açısından önemli görülen kişilere verilen, oy hakkı olmaksızın sahiplerine yalnızca kârdan pay alma hakkı tanıyan isme yazılı bedelsiz hisse senedi.
Kurucu meclis : Bir devletin anayasasını yapmak üzere toplanan ulusal meclis.
Kurucu öğe : K gibi bir küme ya da öbeğin bir kurucu öğe'si, K nın öğesi ya da öğesinin öğesi, öğesinin öğesinin öğesi,... olan öğesiz bir nesne, başka bir deyişle bir özbirey ya da boş küme demektir. Bir örüntü içinde örgütlenmiş alt öğe.
Kurucu öndeliği : Kuruculara pay olarak verilen öndelik.
Kurucu pay belgiti : [Bakınız: kurucu hisse senedi] Bir yaygın ortaklığın kurucularına iç tüzük gereğince ikinci kertede bir kâr dağıtımı gibi özel haklar sağlayan, değeri gösterilmemiş pay belgiti.
Kurucu yalın terim : T gibi bir yalın terimin özne-yüklem önermelerinden oluşan bir deyimin (önerme ya da çıkarımın) kurucu yalın terimi olması, T nin ya kendisinin ya olumsuzlamasının bu deyimde geçmesi demektir.
Kurucuk : Şanlıurfa şehri, Yardımcı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Kurucular : Ortaklığı kuran, meydana getiren kişiler.
Kurucu ile ilgili Cümleler
- Jan Koum WhatsApp Inc'in kurucusu.
- Adalet bir ülkenin kurucu milletini örselemek onu zarara uğratmaksa adalet, adalet dünyada etnik milliyetçiliği körükleyip ülkelerde iç savaş çıkarmaksa adalet, adalet zenginin daha da zenginleşmesi fakirin hep fakir kalmasıysa adalet, adalet bir insanı toplum içerisinde küçük düşürmeye çalışmaksa adalet, adalet bir insanın cinsel eğilimlerine göre onu yargılayıp küçük görmekse adalet, adalet parayla satın alınabiliyorsa adalet, işte bu adaletler yerin dibine batsın.
- O kurucudur.
- Mustafa Kemal Atatürk modern Türkiye'nin kurucusu olduğundan dolayı ve Dünya barışına yaptığı katkılardan dolayı her daim sevilmeyi ve saygı duyulmayı hak ediyor.
- Üniversite kampüsünün merkezinde kurucusunun heykeli duruyor.
- Bill Gates, Microsoft'un kurucusudur.
- Devletin en önemli görevi, devletin ana kurucu unsuru olan insanların can güvenliğini sağlamak değil midir?
Diğer dillerde Kurucu anlamı nedir?
İngilizce'de Kurucu ne demek? : adj. constituent, constitutive
n. founder, builder, foundress, creator, constituent, erector, father, floater, framer, incorporator, promoter
Fransızca'da Kurucu : constructif/ive
Almanca'da Kurucu : n. Gründer, Stifter
Rusça'da Kurucu : n. основатель (M), учредитель (M), создатель (M), строитель (M), составитель (M), промоутер (M), родоначальник (M)

Bu kısımda Kurucu nedir? Kurucu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kurucu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kurucu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.