Purdahs türkçesi Purdahs nedir

  • Peçe (hint).
  • Kadınların taktıkları örtü.
  • Örtünme.
  • Peçe.
  • Kaçgöç (hint).
  • Gizlenme.

Purdahs ingilizcede ne demek, Purdahs nerede nasıl kullanılır?

Purdah : Peçe (hint). Örtünme. Kadınların taktıkları örtü. Kaçgöç (hint). Gizlenme. Peçe.

Pur : Mırıldamak. Hırıltı yapmak. Mır mır etmek. Mırlamak. Tatlı bir sesle söylemek. Mırıldanmak. Mırlama.

Purblind : Mankafa. Odun kafa. Yarı kör. Dar görüşlü. Anlayışsız.

Purblindness : Anlayışsızlık. Dar görüşlülük. Mankafalık. Yarı körlük.

Purchasable : Satın alınır. Satın alınabilir. Alınabilir.

Purchase : Ele geçirmek. Satın almak. Tecimsel olsun ya da olmasın bir nesneyi alıp verme işlemi. Satın alma. Kazanmak. Satın alma yapmak. Alım. İştira yapmak. Manivela ile çekmek.

Purchase accounts : Mübayaa hesabı. Satın alınan mala ilişkin tümdeğerin saptanabilmesi için tutulan geçici sayışım. Alış hesabı. Satın alma hesabı. Alış sayışımları. Alımlar hesabı.

Purchase budget : Satın alma bütçesi. Alım bütçesi.

Purchase invoice : Alış faturası.

Purchase invoice of broker : İyesi sayışımına yaptığı alışlarda alış parası ve giderleri ile aracı payı ve bunların toplamı ile adına mal aldığı kişinin sayışımını gösteren satımca. Aracı alış satımcası.

 

İngilizce Purdahs Türkçe anlamı, Purdahs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Purdahs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Separatism : Bölücülük. Özerkçilik. Ayrılıkçılık.

Masquerading : Sahte tavır takınmak. Maskeli baloya katılmak. Olduğundan başka görünmek. Başka bir ağa atak yapan kullanıcının kendisini atak yaptığı sistemin yetkili bir üyesi olarak göstermesi.

Occultation : Bir gökcisrminden gelen ışığın, bakış doğrultumuz ile bu cisim arasına giren başka bir gökcismi tarafından kesilmesi; bir yıldız ya da gezegenin ay tarafından örtülmesi. Tutulma. Gölgeye girme. Göz önünden kaldırma. Saklı olma. Okültasyon. Gözden kaybolma. Gizleme.

Screen : Kamufle etmek. Beyazperde. Gizlemek. Saklamak. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri. ilk kez seneca bölmüştür, beş perde - beş bölüm (bk. bölüm.) tiyatronun sahneyi seyirciye açan ve kapayan perdesi. ilk kez roma ve barok tiyatrolarında kullanılmıştır. bundan başka da bugünkü tiyatroda çeşitli perde biçimleri var: a) kulis perdesi, b) projeksiyon perdesi (bk. gergi,) c) arka perde, fon perdesi, ufak perde, d) ses perdesi: seste pesliği ve tizliği gösteren kesimler. Elemek. Siper etmek. Gergi. Bürgü. Filme almak (kitap vb.).

Hiding : Dayak. Saklanma. Dövme. Saklama. Gizleme. Sopa.

Veils : Peçe ile örtmek. Gizlemek. Maskelemek. Peçe takmak.

Suffusion : Kaplama. Kızartı. Yayma. Kızarma. Yayılma. Sufüzyon. Saklanma.

Suffusions : Kızarma. Yayma. Saklanma. Sufüzyon. Kaplama. Yayılma. Kızartı.

Veilings : Peçelik kumaş. Donukluk. Peçelenme. Peçe kumaşı. Örterek saklama. Örtü.

Purdahs synonyms : sex segregation, purdah, concealment, veil, disguisements, veiling, side net, segregation, disguisement, hidings.