Pustulous türkçesi Pustulous nedir

  • Sivilcelerle dolu.
  • Püstüler gösteren.
  • Püstüller oluşması ile belirgin.

Pustulous ingilizcede ne demek, Pustulous nerede nasıl kullanılır?

Pustulous eczema : Egzama püstüllosum. Püstül oluşumlu akut egzama.

Pustulosis : Çok sayıda püstül oluşması. Püstüloz. Püstülozis.

Sterile eosinophilic pustulosis : Köpek, kedi ve atlarda gövde ve baş bölgesinde, deride birçok odakta, aniden gelişen kaşıntılı, kızartılı, aseptik irinli kabartılar, alopesi ve foliküllerin çevresinde eozinofilik infiltrasyonuyla belirgin akut deri yangısı. köpeklerde nedeni bilinmez ve kanda eozinofiliyle seyreder. kedi ve atlarda ise sivrisinek veya pire ısırığı aşırı duyarlılığıyla ilişkilidir. Steril eozinofilik püstülozis.

Pustulant : Sivilce yapan.

Pustular : Püstülerle ilgili.

Pustulation : Püstülasyon. Sivilce. Çıbanlaşma. Sivilcelenme. Kabarcık.

Pustulate : Kabarcık. Sivilce. Sivilceli.

Contagious pustular dermatitis : Bulaşıcı ektima. Bulaşıcı püstüler dermatitis.

Contagious pustular stomatitis : Bulaşıcı püstüler stomatitis. Küçük geviş getirenlerin vebası.

Pustuliform : Püstüliform.

İngilizce Pustulous Türkçe anlamı, Pustulous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pustulous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Hollow : Boş. Kof. Oyuk. Delik. Boşluk. Oyulmak. Yalan. Delikli. Ağaç kovuğu. Boşluktan gelen.

Fistular : Fistülsel. Fistül gibi. Borulardan oluşmuş. Dar bir geçit veya deliğe ilişkin (tıp veya medikal terimi). Fistüle ait. Boru biçimli. Boru şeklinde. Akarcalı. Fistüle ilişkin.

Pustulous synonyms : fistulate.

Pustulous zıt anlamlı kelimeler, Pustulous kelime anlamı

Solid : İçinde boşluk olmayan. Sert. Kasalı çalgılarda kullanılan enli, tek parça ağaç. Özdegin belirli bir oylumu ve belirli bir biçimi olan hali; bir katının öğecikleri, değişmez bir denge konumu çevresinde titreşir, ancak yer değiştiremez, anlamdaş katı, katı durum. Yekpare. Katı cisim. Atom, yükün ya da moleküllerin, aralarındaki etkileşimlerle oluşturduklarl örütlerde belirli biçim ve oylum kümelerinde toplandıkları, dolayısıyla ancak titreşim yapabildikleri evre. (cam, zift gibi özdekler, görünüş benzerliklerine karşın örüt yapılı olmadıklarından kati durumda sayılmazlar.). Dolma. Üç boyutluluk. Ağırlığa dayanıklı.

Pustulous ingilizce tanımı, definition of Pustulous

Pustulous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pustulate. Resembling, or covered with, pustules. Pustular.