Rafting türkçesi Rafting nedir
- Irmakta sal ile ilerleme.
Rafting ile ilgili cümleler
English: Ali has never gone rafting down a river.
Turkish: Ali asla bir nehre rafting yapmaya gitmedi.
English: Ali went white-water rafting.
Turkish: Ali köpüklü su raftingine gitti.
English: We hired a guide for our white-water rafting trip.
Turkish: Beyaz-su rafting yolculuğumuz için bir rehber kiraladık.
Rafting ingilizcede ne demek, Rafting nerede nasıl kullanılır?
Bark grafting : Kabuk altı aşılama. Kabuk aşısı.
Crafting : Zanaatkarlık.
Drafting : Sanatsal çizimler veya şablonlar. Teknik resim. İlk versiyonun bir tasarlaması. Çizim. Çekme. Müsvedde. Mekanik çizim. Çekim. Yudum.
Drafting board : Teknik çizim masası. Çizim masası. Çizim tahtası.
Drafting committee : Hazırlık komitesi. Tasarı komitesi.
Drafting machine : Teknik resim çizme aygıtı. Çizim makinesi.
Handcrafting : El becerisi. El işi. El hüneri. El sanatı.
Drafting table : Çizim masası.
Drafting tools : Çizim aletleri.
Grafting : Aşılama. Organ aşılama. Aşı. Greft alma. Çubuk aşısı. Rüşvet alma. Aşı (yapma).
İngilizce Rafting Türkçe anlamı, Rafting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rafting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Reevaluation : Tekrar değerlendirme.
Mark : Alman parası. Hedef. Yapım imleri. Malların üzerine marka koymak ya da vurmak. Belirti. İşaret. Bir işletmenin yaptığı malları ya da ürettiği ürünleri, başkalarının mallarından ayırmak amacıyla malın ya da sarmalacın üzerine konulan özel im. İşaretlemek. Alamet. İz.
Grade : Ayırmak. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Aşama. Basamak. Kademe. Sınıflamak. Cins. Seviye. Türüne göre kimi zaman damarlarının sıklık ve paralellik düzeyinden doğan güzelliği ile, kimi zaman üzerindeki figürlerin düzgünlüğü ve çekiciliği ile ölçülen; bir taneden dört taneye kadar yan yana konulabilen a harfleri ile derecelendirilen; kerestenin fiyatı için belirleyici olan ağaç ve kereste özelliği. Derecelendirme yapmak.
Assessment : Değer takdiri. Değeryazım. Değer biçme. Bir alacak hakkının doğması. Düşünce. Kentlerde ya da kırsal alanlardaki taşınmaz mallara, nesnel ölçütler kullanarak, değer biçme. Fikir. Salma. Tahakkuk ettirme.
Evaluation : Ölçüm konusu olan bir nesne üzerinde nicel ya da nitel ayrımlar yaparak değerlendirici yargılamalarda bulunma. Herhangi bir dizgenin tasarım ve gerçekleşme aşamalarını izleyen işletim döneminde, gözetilen amaçlara, benzer amaçlar için daha önce kullanılan dizgelere göre başarı ölçümü, bk. dizge değerleme. Değerleme. Bilişim, coğrafya, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Paha biçme. Ölçüm. Bir şeyin nitelik ya da niceliği üstüne yapılan çalışma sonucu varılan yargı. aynı biçimdeki olayların, birtakım ölçünlere göre, önemini belirtme. türlü öğretim amaçlarının gerçekleşme oranını değişik yollarla ölçme ve ortaya çıkan sonuçlar üzerinde değer biçme. Değer biçme. Nüfus sayımlarının ortaya koyduğu verilere dayanarak, bir bölge ya da ülkenin gelecek yıllardaki nüfusunu ve niteliklerini saptamak amacıyla yapılan çalışmaların tümü. Malın ya da özdeklerin değerleri oranlanmak üzere düzenlenen yazılım. değer biçme.
Pricing : Yeni veya mevcut ürünlerin fiyatlarının belirlenmesi. Fiyatını belirlemek. Fiyat koyma. Fiyat uygulaması. Fiyatlandırılan. Fiyatlandırma. Fiyat belirleme. Fiyatlandırmak. Paha biçmek.
Impermanent : Kalıcı olmayan. Kalımsız. Geçici. Devam etmeyen. Daimi olmayan. Devamsız. Süreksiz.
Appraisal : Bir filmin çeşitli yönlerden taşıdığı özellikleri ayırt edip, çözümleyip film konusunda bir yargıya varma. özellikle, yetkili bir kurulca bu yolda varılmış ve gerekçeleriyle açıklanmış yargı. Kıymet takdir etme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kıymet takdiri etmek. Değer tahmini. Değer biçme. Değer takdiri. Kıymet takdiri. Değerlendirmek. Ekspertiz.
Overvaluation : Fazla değerleme. Aşırı değerlenme. Değerinden fazla kıymet verme. Aşırı değer biçme. Aşırı değerleme. Aşırı değerlendirme. Değerinden fazla değer verme. Ulusal paranın aşırı değerlendirilmesi. Gereğinden fazla değerleme.
Valuation : Kıymet takdiri. Bir özdek, bir nesne, bir malın para ile çözümlenen değişim değerini saptama. Değerleme. Keşfini yapma. Ekspertiz. Biçilen değer. Fiyat. Kıymet. Değer biçme.
Rafting synonyms : bond rating, score, undervaluation, temporary.
Rafting zıt anlamlı kelimeler, Rafting kelime anlamı
Permanent : Permanant. Kalımlı. Sürekli. Asil. Perma. Devamlı. Baki. Temelli. Daimi. Değişmez.
Inactivity : Hareketsizlik. Avarelik. Tembellik. Etkisizlik. Üşengeçlik. Durgunluk. Tesirsizlik.
Rafting ingilizce tanımı, definition of Rafting
Rafting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The business of making or managing rafts.

Bu kısımda Rafting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rafting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rafting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rafting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.