Raves türkçesi Raves nedir

Raves ile ilgili cümleler

English: It's a travesty.
Turkish: O bir travesti.

English: He is the bravest soldier that ever lived.
Turkish: O, şimdiye kadar yaşamış en cesur askerdir.

English: A baby craves its mother's milk.
Turkish: Bebek annesinin sütüne can atar.

English: The archaeologists discovered over a hundred graves, a few of which belonged to infants.
Turkish: Arkeologlar yüzün üzerinde mezar keşfetti, onlardan bir kaçı küçük çocuklara aitti.

English: They are sitting around the graves of their dead ancestors.
Turkish: Ölmüş atalarının mezarları etrafında oturuyorlar.

Raves ingilizcede ne demek, Raves nerede nasıl kullanılır?

A travesty of justice : Adli komedi. Adalet komedisi. Adalet saçmalığı.

Architraves : Sütun baş tabanı. Taban. Arşitrav. Baştaban. Sütun baştabanı. (sütun) baştaban.

Braves : Göğüs germek. Meydan okumak. Cesur. Cesaretle karşı koymak. Kızılderili savaşçı. Cesaret göstermek. Cesaretle karşılamak. Yiğit. Görkemli. Bahadır.

Bravest : Yiğit. Kahraman. Görkemli. Yürekli. Cesur. Şahane. Mert.

Craves : -e can atmak. Can atmak. İstirham etmek. Çok istemek. Rica etmek. Hasret olmak. Arzulamak. -e içi gitmek. Yalvarmak. İstemek.

 

Ingravescent : Kötüleşen. Ağırlaşan (hastalık). Ağırlaşan. Ağırlaşan (durum).

Gravest : Önemli. Pes. Kasvetli. Sıkıcı. Kalın. Ağır. En ağır. Ciddi.

Make a travesty of : Gölgelenmek. Gülünç bir hale sokmak. Rezil etmek. Gölge düşürmek.

Desecration of graves : Mezarları bozma veya onlara zarar verme. Mezarlara saygısızlık etme.

Gravestones : Mezartaşı. Mezar. Mezar taşı.

İngilizce Raves Türkçe anlamı, Raves eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Raves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rambles : Başıboş dolaşmak. İpsiz sapsız konuşmak. Yayılmak. Başıboş gezmek. Kıvrılarak uzanmak (nehir). Boş boş dolaşmak. Avare dolaşmak. Yayılıp büyümek (bitki). Konuyu dağıtmak.

Go mad : Kafayı çizmek. Aklını oynatmak. Balatayı sıyırmak. Çok sinirlenmek. Oynatmak. Delirmek. Cinnet geçirmek.

Be mad about : Hasta olmak. Deli gibi sevmek. Hastası olmak.

Babble : Anlaşılması güç konuşma. Çağıldamak. Tekdüze ses çıkartmak. Ağzından kaçırmak. Çocukça konuşma. Çağlamak (su). Mırıldanmak. Aptalca konuşma. Ağulamak. Şırıldamak.

Rave : Deli gibi abuk sabuk konuşmak. Kafayı yemek. Çılgınca bağırıp çağırmak. Kafayı çizmek.

Blether : Zırva. Saçmalık. Saçma sapan konuşmak. Saçma. Gereksiz konuşma.

Babbled : Mırıldanmak. Boşboğazlık etmek. Anlaşılmaz sözler söylemek. Ağzından kaçırmak. Çağıldamak. Şırıldamak. Çağlamak (su). Cırlamak. Ağulamak.

Hold in high esteem : Büyük sevgi beslemek. Saygı göstermek. Beğenmek. El üstünde tutmak. Hürmet etmek. Hayran kalmak. Çok beğenmek. Baş tacı etmek. Büyük saygı göstermek.

 

Rampages : Deliler gibi sağa sola koşuşmak. Saldırmak. Köpürmek. Heyhey. Öfkelenmek. Tantana. Azgınlık. Saldırı. Taşkınlık.

Have a screw loose : Kafadan çatlak. Aklından zoru olmak. Bir tahtası eksik olmak. Birkaç tahtası eksik olmak. Vidası gevşek olmak. Keçileri kaçırmış olmak. Kafadan kontak olmak. Tahtası eksik.

Raves synonyms : go wild, be mad, blethers, hold in esteem, rampaged, go berserk, ramble about, have bats in the belfry, blathered, get crazy, go crazy, have a fit, bugger around, be on the warpath, blithered, rages, raging, boil with rage, rage, be up in arms, rambled, ravelers, raved, ramp, flash out, flips, be round the bend, fly into a rage, get into a towering rage, blethered, admires, blather, lash oneself into a fury.

Raves zıt anlamlı kelimeler, Raves kelime anlamı

Criticize : Eleştiri yöneltmek. Tenkit etmek. Eleştiri getirmek. Kritik etmek. Yermek. Kusur bulmak. Ayıplamak. Eleştirmek. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Kritiğini yapmak.

Unravel : Sökmek. Zor bir şeyi çözmek. Sökmek (örgü). Aydınlatmak. Çözmek. Açmak. Sökülmek. Sökmek (örgü veya örülü bir şey vb'ni). Sökülmek (örgü). Ortaya çıkarmak.

Unknot : Bir düğümü açmak. Bir düğümü çözmek. Bağlanmış bir ipi veya halatı çözmek.

Raves antonyms : untwine.