Redden türkçesi Redden nedir
Redden ile ilgili cümleler
English: Her cheeks reddened.
Turkish: Onun yanakları kızardı.
English: I gripped your arm until it reddened.
Turkish: Kızarana kadar kolunu sıktım.
English: Tom's face reddened.
Turkish: Tom'un yüzü kızardı.
English: Her face reddened as he sang to her.
Turkish: Ona şarkı söylerken onun yüzü kızardı.
Redden ingilizcede ne demek, Redden nerede nasıl kullanılır?
Reddendum : Şart maddesi.
Reddened : Kızıllaşmak. Kızartmak. Kırmızılaştırmak. Kızarmak. Kırmızılaşmak.
Reddened star : Bir bulutun, bir soğurucu ortamın arkasında duran, bu yüzden rengi olduğundan daha kırmızı görünen yıldız. Kızıllaşmış yıldız.
Reddening : Kırmızılaştırmak. Kızıllaşmak. Kızarmak. Kızarma. Kırmızılaşmak.
Reddening line : Kızıllaşma çizgisi. Bir kara bulutsunun (genellikle soğurucu bir ortamın) arkasında bulunan bir yıldız topluluğuna ilişkin ortalama; e (u-b) ile e(b-v) renk artıkları arasındaki bağlılığı veren çizge.
Redder : Kızıl saçlı. Kırmızı (renk). Kızgın. Solcu. Kızıl tüylü. Değersiz. Kızılderili. Rus. Komünist. Kırmızı.
Paper shredder : Kağıt imha makinesi. Evrak imha makinesi.
Shredder : Parçalama makinesi. Kağıt öğütücü. Kağıt kıyma makinesi. Yok etme kutusu. Kağıt doğrayıcı. Rende. Parçalayıcı. Öğütücü (kağıt için). Kamış kırıcı.
Shredded : Lime lime edilmiş. Parçalanmış. Küçük küçük kesilmiş. Doğranmış. Kıyılmış. Dilimlenmiş. Uzun parçalara ayrılan. Dilinmiş. Küçük parçalara bölünen.
Redd : Çukurcuk. Boşaltmak.
İngilizce Redden Türkçe anlamı, Redden eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Redden ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Broil : Kavrulmak. Tavuk kızartmak. Kavga. Balık kızartmak. Et kızartmak. Izgara. Çok sıcak olmak. Yanmak. Kaynamak. Izgara yapmak.
Brownest : Karartmak. Usanmak. Esmerleştirmek. Kahverengileşmek. Kararmak. Kahverengi. Esmerleşmek. Karamak.
Discolour : Boyamak. Bozmak. Soldurmak. Lekelemek. Solma. Rengini değiştirmek. Rengini bozmak. Solmak. Leke. Rengi değişmek.
Crimsoning : Koyu kırmızı. Fes rengi. Koyu kırmızı renk. Kan kırmızı. Kıpkırmızı. Kızıl. Kıpkırmızı olmak. Al al.
Glow : Coşmak. Aydınlık. (yüz) kızarmak. Korlaşmak. Yanmak. Parıltı. Kıpkırmızı olmak.
Blush : Kızartı. (yüzü) kızarmak. Kızarmak (yüz vb). Kızarmak (yüz). Utanıp kızarma. Utançtan kızarmak. Utanma. Utanmak. Yüzü kızarmak.
Chapping : Çatlatmak (deri). Yarılmak. Çatlamak (cilt). Çatlama.
Broils : Kavga. Izgara. Izgarada kızartmak. Izgara yapmak. Yanmak. Kargaşa. Pişmek. Tartışma. Gürültü.
Redden synonyms : color up, reddens, discolor, charbroil, reddened, crimsoned, blushes, grill, glowed, change colour, color, glows, crimsons, turn red, blushed, flush, colour, empurples, become red, be roasted, deep fry, browned, crimson, reddening, be fried, be toasted, browns, bake, brown, fry, grills, empurple, chap.
Redden zıt anlamlı kelimeler, Redden kelime anlamı
Discolor : Bozmak. Rengi değişmek. Rengini bozmak. Soldurmak. Lekelemek. Rengini değiştirmek. Leke. Solmak. Solma.
Redden ingilizce tanımı, definition of Redden
Redden kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To blush. To give a red color to. To grow or become red. To make red or somewhat red.

Bu kısımda Redden kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Redden ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Redden anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Redden ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.