Refinery türkçesi Refinery nedir

  • Arıtımhane.
  • Kal ocağı.
  • Yeryağı ya da bitkisel yağların arıtıldıkları, karmaşık aygıtlar topluluğu; kuruluş.
  • Arıtımyeri.
  • Dökümhane.
  • Rafineri.
  • Arıtımevi.
  • Kalhane.
  • Arıtma yeri.
  • Kimya, madencilik alanlarında kullanılır.
  • Tasfiyehane.
  • Aritımevi.

Refinery ingilizcede ne demek, Refinery nerede nasıl kullanılır?

Refinery waste : Rafineri atığı.

Fodder vegetable oil refinery lipid : Yemlik bitkisel yağ rafineri lipiti. Bitkisel yağ rafineri lipiti.

Vegetable oil refinery lipid : Bir bitkisel yağın yemeklik olarak kullanılmak üzere alkaliyle rafinasyonunda elde edilen; büyük bir çoğunlukla gliserit, fosfat ve yağ asitleri tuzlarından oluşan; su içerebilen ve susuz maddede en çok % 22 kül bulunan ticari yemlerde kullanmadan önce asitle nötralize edilmesi gereken bir madde, yemlik bitkisel yağ rafineri lipiti. Bitkisel yağ rafineri lipiti.

Oil refinery : Petrol rafinerisi. Petrol rafinerileri. Petrolü arındırmak için kullanılan tesisler. Petrol ürünleri rafinerisi. Rafineri.

Sugar refinery : Şeker rafinerisi. Şeker fabrikası.

Refined oils : Arıtılmış yağlar. Doğal trigliserit yapısında değişikliğe yol açmadan rafine edilen yağlar. İnceyağ. Rafine yağ.

Refineries : Kal ocağı. Arıtma yeri. Rafineri.

Refiners : Arıtıcı. İnce eleyip sık dokuyan kimse. Detaycı kimse. Düzelten kimse. Gelişme sağlayan kimse. Arıtım işçisi.

 

Refined : Kibar. Rafine. Zarif. İnce. Arıtılmış. Tasfiye edilmiş.

Refined sugar : Rafine şeker. Arıtılmış şeker.

İngilizce Refinery Türkçe anlamı, Refinery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Refinery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Smelt : Ergiterek yabancı maddelerden ayırmak (madeni). Kal etmek. Kaletmek. Kaletmek (maden külçesini). Arıtmak. Çamuka. Döküm yapmak. Osmerus.

Smelteries : Dökümcülük.

Smelters : Tasfiye ocağı. İzabe ocağı. İzabe tesisi. Dökümcü. Külçe üreticisi. Tasfiye fırını. İzabe fırını. Kalcı.

Foundries : Dökmecilik. Dökümcülük. Döküm. Dökümevi.

Iron foundry : Demirhane. Demir dökümhanesi. Dövme demir işleri.

Plant : Ağaç olmak. Kurmak. Gizlemek. Vurmak. Yeşillendirmek. Dikmek (bitki). Saklamak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yüklemek. Ağaçlandırmak.

Refining furnace : Tasfiye fırını. Arıtma fırını.

Sugar refinery : Şeker rafinerisi. Şeker fabrikası.

Smeltery : Dökümcülük.

Refinery synonyms : petroleum refinery, industrial plant, refineries, smelts, works, smelter, foundry, oil refinery.

Refinery ingilizce tanımı, definition of Refinery

Refinery kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The building and apparatus for refining or purifying, esp. metals and sugar.