Regurgitant türkçesi Regurgitant nedir

Regurgitant ingilizcede ne demek, Regurgitant nerede nasıl kullanılır?

Regurgitate : İstifra etmek. Geri çıkmak. (yediklerini) geri çıkartmak. Kusacak gibi olmak. (bir konuyu vb. anlamak için) tekrar etmek. Kusarak çıkarmak. Kusturmak. Çıkarmak (kusarak). Kusmak. Geri çıkartmak.

Regurgitated : Geri çıkmak. Kusturmak. Geri akmak. Kusturulmuş. Geri fışkırmak. Geri çıkartmak.

Regurgitates : İstifra etmek. (bir konuyu vb. anlamak için) tekrar etmek. Geri akmak. Geri fışkırmak. Kusturmak. Kusarak çıkarmak. Çıkarmak (kusarak). Geri çıkmak. (yediklerini) geri çıkartmak. Geri çıkartmak.

Regurgitating : Geri çıkmak. Geri çıkartmak. Kusmak. Geri fışkırmak. Kusturmak. Geri akmak. (yediklerini) geri çıkartmak. İstifra etmek. (bir konuyu vb. anlamak için) tekrar etmek. Çıkarmak (kusarak).

Regurgitation : Regurjitasyon. Geri akma (sıvı). Fışkırtma. Regürjitasyon. Kusma. Kusarak çıkarma. Yenilen yemlerin ve içilen suların mideye ulaşmadan ağız ve burundan geri akması. Regurgitasyon. Geri taşma.

Mitral regurgitation : Edinsel mitral kapak yetmezliği. küçük ve orta boy köpek ırklarında, en çok endokardioz nedeniyle görülen kapakçık yapraklarının progressiv, yangısal olmayan, dejeneratif değişikliklerle düzensiz olarak kalınlaşması ve deforme olması. Mitral yetersizlik. Mitral yetmezlik.

 

Aortic regurgitation : Aort yetmezliği. Aort yetersizliği.

Regurgitations : Kusarak çıkarma. Kusma. Regürjitasyon. Geri akma (sıvı). Kusturma. Fışkırtma. Geri taşma. Regurjitasyon.

Gastroesophageal regurgitation : Gastroözofajiyal regurjitasyon.

İngilizce Regurgitant Türkçe anlamı, Regurgitant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Regurgitant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Queasy : Kusmak üzere. Hassas. Çabuk bulanan. Midesi bulanmış. Aşırı titiz. Zor beğenen. Midesi kolayca bulanan. Kusacak halde. Tatsız.

Queasiest : Zor beğenen. Aşırı titiz. Kusacak gibi. Mide bulandırıcı. Hassas. Midesi bulanmış. Çabuk bulanan. Tatsız. Kusmak üzere.

Feed : Bir sürece gönderilen ham özdek. Yemek yemek. Yemek vermek. Otlatmak. Besin. Hayvanlar tarafından tüketilen ve hayvanların yaşama ve verim gereksinimlerini enerji ve/veya besin maddeleri yönünden karşılamak amacıyla belli sınır ve koşullarda yedirildiği zaman sağlığına zararlı olmayan, yararlanılabilir durumdaki organik ve/veya inorganik besin maddelerinin bir veya birkaçını kapsayan, bitkisel veya hayvansal kökenli veya doğada serbest olarak bulunan maddeler. Yemek. Yiyecek vermek. Beslenmek (hayvan). Geçindirmek.

Nauseant : Kusturucu ilaç. Mide bulantısına neden olan. Mide bulantısı veren ilaç. Mide bozulmasına neden olan. Kusturan.

Emetics : Kusturucu ilaç. Kusturan ilaç.

Vomitory : Kusturan ilaç. Seyircilerin giriş ve çıkışlarını sağlayan koridor. Seyirci yolu. Kusturucu ilaç.

Vomitous : Kusma hissi veren. Kusmaya sebep olan nitelikte. Kusmayla ilgili veya kusmaya özgü. Kusma üzere olan. Kusmak üzere. Mide bulandırıcı.

 

Queasier : Kusmak üzere. Kusacak gibi. Midesi kolayca bulanan. Tatsız. Kusacak halde. Zor beğenen. Hassas. Midesi bulanmış. Çabuk bulanan.

Regurgitant synonyms : emetical, vomitive, emetic, pour, give, nauseants.

Regurgitant zıt anlamlı kelimeler, Regurgitant kelime anlamı

Starve : Açlık çekmek. Çok acıkmak. Kurt gibi acıkmak. Açlıktan öldürmek. Acından ölmek. Açlıktan ölmek. Aç olmak. Açlıktan gözü kararmak. Midesi kazınmak. Sefalet çekmek.

Keep down : Bastırmak. Yükselmesine engel olmak. Zulmetmek. Kontrol altına almak. Eziyet etmek.