Reproof türkçesi Reproof nedir

Reproof ile ilgili cümleler

English: It was then that my fathers reproof had come home to me.
Turkish: Sonra babalarım eve geldiğimde beni azarladı.

English: This house is fireproof.
Turkish: Bu ev ateşe dayanıklı.

Reproof ingilizcede ne demek, Reproof nerede nasıl kullanılır?

Reproofing : Yeniden geçirmez hale getirmek. Eleştiri. Fırça çekmek. Azarlamak. Fırça atmak. Azar. Yeniden dayanıklı yapmak. Paylamak. Serzeniş. Kınama.

Reproofs : Paylamak. Azarlamak. Sitem. Kınama. Serzeniş. Eleştiri. Azar. Fırça atmak. Ayıplama. Yeniden dayanıklı yapmak.

Fireproof : Yanmaz. Ateşe dayanıklı yapmak. Ateşe dayanıklı. Yanma özelliklerini ve etkilerini azaltmak için üstü özel bir koruyucu ile kaplanmış ya da bu koruyucu emdirilmiş özdek. (kimi kumaşlara bu amaçla sucamı emdirilir.). Ateş geçmez. Ateşe dayanır. Ateş geçirmez.

Fireproofed : Ateşe dayanıklı. Ateş geçmez. Ateş geçirmez. Yanmaz. Ateşe dayanıklı yapmak.

Fireproofing : Yangından koruma. Yangına karşı dayanıklı yapma. Ateşe dayanıklı kılma. Dayanıklılık. Yanmaz hale getirme eykemi. Ateşe dayanma. Ateş almaz malzeme. Nesneleri ateşe dayanıklı hale getirmek için kullanılan maddeler.

 

Reproaching : Paylama.

Reproachable : Eleştirilebilir. Ayıplanır. Suçlanabilir.

Reproach : Leke. Paylamak. Kınamak. Başına kakmak. Serzeniş. Ayıbını yüzüne vurmak. Sitem. Azar. Suçlamak. Yakıştıramamak.

Reproachful : Sitem dolu. Yüz kızartıcı. Kınayan. Sitem eden. Sitemli. Ayıp. Sitemkar.

Reproached : Sitem etmek. Kınamak. Başına kakmak. Yakıştıramamak. Azar işitmiş. Suçlamak. Paylamak. Azarlamak. Ayıplamak.

İngilizce Reproof Türkçe anlamı, Reproof eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reproof ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dressing down : Dövme. Zılgıt. Fırça. Dayak. Azarlama. Paylama.

Came down on : Cezalandırmak. Haşlamak. Eleştirme. Başına ekşimek. Sıkıştırmak. Saldırmak. Fırçalamak. - hakkında negatif şeyler söyleme.

Burn up : Tamamen yanmak. Yanıp yok olmak. Nükleer yakıtın serbest bıraktığı toplam enerjinin, nükleer yakıtın başlangıç kütlesine oranı. Yanıp bitmek. Yangının içinde kalmak. Haşlamak. Yakıp yok etmek. Çok öfkelendirmek. Alev alev yanmak.

Castigate : Yerden yere vurmak. Cezalandırmak. Kıyasıya eleştirmek. Fırçalamak. Kınamak. Düzeltmek. Dövmek. Haşlamak.

Criticize : Kritiğini yapmak. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Eleştiri getirmek. Yermek. Kritik etmek. Kusur bulmak. Eleştirmek. Tenkit etmek. Eleştiri yöneltmek. Ayıplamak.

Reprehension : İhtar. Azarlama. Paylama. Tekdir.

Tongue lashing : Fırça.

Admonishing : Uyarmak. Nasihat vermek. Tembih etmek. Nasihat etmek. İhtar etmek. Kulağını çekmek. Öğüt vermek. İhtar vermek. Kulağını bükmek.

 

Blame : Kınamak. Suçlama. Kabahat. Suçlamak. Bir suç veya başarısızlığın sorumluluğu. Ayıplamak. Suçu birinin üstüne atmak. Suç. Sorumlu tutmak.

Dispraised : Kötüleme. Küçültmek. Kötülemek. Küçültme. Ayıplamak.

Reproof synonyms : unfavorable judgment, riot act, chewing out, commentaries, reproaches, censure, what for, reprobation, lambast, berated, bawl out, baste, knock, castigation, give somebody a roasting, reproofs, reproval, chew out, condemning, objurgations, commentary, admonish, berates, reflections, rebukes, chastise, complaints, lecture, trounce, accusal, bad press, critiques, condemnations.

Reproof zıt anlamlı kelimeler, Reproof kelime anlamı

Praise : Şükretmek. Övme. Hamdetmek. Övgü. Şükran. Methetmek. Tesenna. Methiye. Gururunu okşamak. Övmek.

Reproof ingilizce tanımı, definition of Reproof

Reproof kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Confutation. Contradiction. Refutation.