Retaliating türkçesi Retaliating nedir

  • İntikamını almak.
  • Misilleme yapma.
  • Aynı şekilde karşılık verilmek.
  • Aynını yapmak.
  • Misilleme yapmak.
  • Öç alma.
  • Misilleme.
  • Öç almak.

Retaliating ingilizcede ne demek, Retaliating nerede nasıl kullanılır?

Retaliation : Kısasa kısas. Mukabeleyi bilmisil. Mukabele. Misilleme yapma. Dişediş. Bir saldırının öcünün, uğranılan zarara eş bir zarar verdirilerek saldırgandan alınması geleneği. Misilleme. Kısas. Dişe diş.

Retaliations : Misilleme yapma. Kısasa kısas. Mukabeleyi bilmisil. Dişe diş. Misilleme. Mukabele. Kısas. Öç. İntikam.

In retaliation : Buna mukabil.

Retaliate : Aynını yapmak. Dengiyle karşılamak. Kötülüğe kötülükle karşılık vermek. Öç almak. Aynı şekilde karşılık verilmek. İntikamını almak. Mukabele etmek. İntikam almak. Misilleme yapmak.

Retaliated : Mukabele etmek. Dengiyle karşılamak. İntikam almak. Aynını yapmak. Misilleme yapmak. Öç almak. Kötülüğe kötülükle karşılık vermek. Aynı şekilde karşılık verilmek. İntikamını almak.

Retaliates : Kötülüğe kötülükle karşılık vermek. Öç almak. İntikam almak. Aynı şekilde karşılık verilmek. Dengiyle karşılamak. Mukabele etmek. Aynını yapmak. Misilleme yapmak. İntikamını almak.

Retaliatory measures : Misilleme önlemleri. Misilleme tedbirleri.

 

Retaliatory : Misilleme niteliğinde. Misilleme. Karşılık olarak. Misilleme kabilinden.

İngilizce Retaliating Türkçe anlamı, Retaliating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Retaliating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get even : İntikam almak. Hakkından gelmek. Yanına bırakmamak. Hesaplaşmak. Ödeşmek. Acısını çıkarmak.

Revenge on : Yanına bırakmamak. Öcünü almak. İntikam almak.

Retaliation : İntikam. Dişediş. Bir saldırının öcünün, uğranılan zarara eş bir zarar verdirilerek saldırgandan alınması geleneği. Kısasa kısas. Mukabeleyi bilmisil. Dişe diş. Kısas.

Wreaking : Çıkarmak (öfke). Almak (öç. hınç). Hıncını alma.

Blowback : Geri üfleme. Geri tepme. Yakıtın küçük bir patlamaya neden olan erken ateşlenmesi. Açma basıncı. Geri patlama. (abd) siyasi bir faaliyete verilen amaçlanmamış olan ters tepki.

Recompense : Zararını ödemek. Ödence. Telafi. Ödül. Tazminat. Ödenti. Karşılık. Tazmin etmek. Ödüllendirmek. Telafi etmek.

Reprisals : Aynen karşılık verme. Karşıtlama. Tecim ya da ulaştırma araçları bakımından, bir ülkeye karşı özel önlemler uygulayan ülkenin mallarına ve taşıtlarına karşıt önlemler alma (yasak ve kısıntılar koyma, ayrımlı işlemler ve bildirmelikler uygulama vb.). Yanına koymama.

Make amends for : Ödetmek. (kötülüğün) karşılığını vermek. Kendini affettirmek.

Get back at : Dengiyle karşılamak. Misilleme olarak yapmak. Öcünü almak. Karşılığını vermek.

Retaliating synonyms : getting even, paying back, make reprisals upon, requites, reprisal, quittance, retaliated, requiting, paying off, quittances, avenge oneself, replicating, retribution, requital, replicate, vengeance, retaliatory, retaliate, avenges, retaliates, strike back, requitals, pay back, returning, be even with, getting back, replicates, avenge, make reprisals on, paid off, pay off old scores, recompenses, pay off.