Ring the bell türkçesi Ring the bell nedir

  • İlaç gibi gelmek.
  • Zil çalmak.
  • Çağrıştırmak.
  • Turnayı gözünden vurmak.
  • Zili çalmak.
  • Zile basmak.

Ring the bell ile ilgili cümleler

English: Ring the bell when you want me.
Turkish: Beni istediğiniz zaman zili çalın.

English: Ring the bell.
Turkish: Zili çal.

English: Did you ring the bell?
Turkish: Zili çaldın mı?

English: In case of fire, ring the bell.
Turkish: Yangın durumunda, zili çal.

English: Should we ring the bell?
Turkish: Zili çalmalı mıyız?

Ring the bell ingilizcede ne demek, Ring the bell nerede nasıl kullanılır?

Ring : Çevrelemek. Kuşatmak. Çınlatmak. Telefon etmek. Çembere almak. Çember. Çalmak (zili veya çanı). Çarpma tahtasına yere koşut olarak çalkılı, üzerinde ipten ağ takılı, içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan 0.45 m. çapında demirden halka. Halka geçirmek.

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Bell : Kırdöküm pissu borusunun ağzındaki çanak biçimli bölüm. Korol. Çıngırak. Muf. Dalgıç hücresi. Taçyapraklar. Taç yapraklar. Çıngırdak. Çan gibi genişlemek. Çan.

 

Ring the bells : Çağrıştırmak. Zili çalmak.

Ring the changes : Değiştirmek. Değişiklik yapmak. Yeni bir hava vermek. Çeşit yapmak. Değişikliğe gitmek. Birbirinden farklı yollar denemek.

Bear the bell : Alt etmek. Kazanmak. Yenmek.

Carry away the bell : Alt etmek. Yenmek. Kazanmak.

Ring the curtain up : (dönem veya çağ) bir şeyi başlatmak. (tiyatro) perdesini açmak.

Ring the changes on : Aynı şeyi tekrar tekrar söylemek.

Answer the bell : Kapıya bakmak.

İngilizce Ring the bell Türkçe anlamı, Ring the bell eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ring the bell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hit the spot : İlaç gibi geldi. Tam ihtiyacı olanı buldu. Canına değmek. Turnayı gözünden vurdu.

Hit pay dirt : Köşeyi dönmek. Başarı göstermek. Başarmak.

Ring a bell : Anımsatmak. Işık yakmak. Anımsamasına neden olmak. Bir şeyler çağrıştırmak. Bir şey hatırlatmak. Bir şeyi hatırlamak. Kampana çalmak. Aklına getirmek. Yabancı gelmemek.

Associates : Arkadaşlık etmek. Şüreka. Bağdaştırmak. Ortak olmak. Birleştirmek. Ortak etmek. Dostlar. İşbirliği yapmak. Benzetmek.

Luck out : Şans eseri yapmak. Şansı açılmak. Şanslı olmak.

Hit the jackpot : Büyük bir başarı kazanmak. Başarı göstermek. Büyük ikramiye kazanmak. Başarmak. Köşeyi dönmek. Jackpot yakalamak. Şanslı olmak. Büyük ikramiyeyi yakalamak. Büyük şansı olmak.

Recalls : Feshetmek. Geri almak. Geri çekmek. Dönmek. Geri istemek. Geri çağırmak. Hatırlamak. Hatırlatmak. Anımsamak.

Hit the mark : Tahmini doğru olmak. Büyük ikramiye kazanmak. İsabet etmek. İsabet ettirmek. Başarmak. Hedefi vurmak. Rast gelmek.

Ring the bell synonyms : ring the bells, be a shot in the arm, strike pay dirt, connotate, associate, recall.