Rinsers türkçesi Rinsers nedir

  • Yıkamacı.
  • Su ile temizleyen şey.
  • Yıkayan kimse.

Rinsers ingilizcede ne demek, Rinsers nerede nasıl kullanılır?

Rinser : Yıkamacı. Su ile temizleyen şey. Yıkayan kimse.

Rinse bath : Durulama banyosu. Durulama yunağı.

Give someting a good rinse : İyice çalkalamak. Güzelce durulamak. Sudan geçirmek.

Rinse : Suyla yıkayarak temizlemek. Sıvı saç boyası. Hafifçe boyamak (saç). Çalkalamak. Çalkamak. İşlemenin çeşitli aşamalarında, film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal özdeklerin akıtılması için arı suyla yapılan temizleme. Durulamak. Durulama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yıkama.

Rinsed : Durulanmış. Hafifçe boyamak (saç). Durulamak. Çalkalamak.

Cold water rinsing : Soğuk suda çalkalama.

Rinsing : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sudan geçirme. Yıkama. Durulama suyu. Çalkalama. İşlemenin çeşitli aşamalarında, film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal özdeklerin akıtılması için arı suyla yapılan temizleme. Durulama.

Rinsing unit : Durulama birimi. Durulama ünitesi.

Rinsing water : Çalkalama suyu.

Spray rinsing : Püskürtmeli durulama.

İngilizce Rinsers Türkçe anlamı, Rinsers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rinsers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Enclose : İçine koymak. İliştirmek. Kapsamak. Çevirmek (duvar veya çit vb ile). Çevrelemek. İçermek. Kapatmak. Eklemek. Kuşatmak. Çevresini sarmak.

Inoculate : Vermek. Aşılamak. Aşı yapmak. Dürtmek. Serum vermek.

Graft : Yama. Yolsuzluk yapmak. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yolsuzlukla elde etme. Yolsuzlukla elde edilen. Rüşvet vermek. Organ nakli. Yolsuzluk. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. inokulasyon. bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Para yemek.

Input : Bir sürece verilen, sağlanan özdek, erke ya da verilerin tümü. Tavsiye. Bilgisayar, bilişim, fizik, iktisat, kimya alanlarında kullanılır. Birinden gelen düşünceler veya sözler. Girdiler. Verme. Giriş. Bilgi. İşlenmesi için bir işlergeye ya da çevrime verilen güç ya da bilgi. Bir veri işlem dizgesinice ya da onun herhangi bir birimince alınan ya da alınmak üzere hazırlanan veri.

Instil : Damla damla akıtmak. Yavaş yavaş öğretmek. İşlemek. Aşılamak. (fikir vb) aşılamak. Öğretmek. (fikir) aşılamak. Sokmak. Damlatmak.

Interlard : Eklemek. Süslemek. Karıştırmak. İçine karıştırmak.

Embed : İyice yerleştirmek. Oturtmak. İçine oturtmak. Gömülmek. Sokmak. Kakmak. Gömmek. Kafasına sokmak. İçine katmak.

Infix : İçine koymak. Tutturmak. Takmak. Kafasına sokmak. İçtakı. İçek. Bağlamak. Telkin etmek. Sağlamca yerleştirmek.

Plug : Durdurmak. Reklamını yapmak (radyo). Tıkaç. Bağlantı parçasının ağzını kapatmakta kullanılan dişli parça. Yumruk atmak. Kapamak. Harıl harıl çalışmak. Reklamını yapmak. Tıkamak. Ateş etmek.

 

Introduce : Ortaya çıkarmak. Getirmek. Uygulamaya koymak. Uygulamak. Tanıtmak. Göstermek. Tanıştırmak. Takdim etmek. Lanse etmek. İlk kez getirmek.

Rinsers synonyms : canulate, imbed, plug into, feed in, cannulise, cannulize, catheterise, pose, connect, rinser, intersperse, attach, instill, intubate, foist, sandwich, glass, shoot, plug in, inset, inject, cannulate, penetrate, catheterize, lay, put, inclose, slip, implant, put in, stick in, engraft, transplant.

Rinsers zıt anlamlı kelimeler, Rinsers kelime anlamı

Detach : Ayrılmak. Sökmek. Çıkarmak. Kaldırmak. Kopmak. Ayırmak. Özel görevlendirmek. Kesip ayırmak. Çıkmak.

Unplug : Fişini çekmek. Fişini prizden çekmek (elektrikli aygıtın). Fişi prizden çekmek. Ayırmak. Açmak (tıkanmış lavabo vb'ni). Prizden çekmek (fişi).