Rinsed türkçesi Rinsed nedir

  • Durulamak.
  • Çalkalamak.
  • Hafifçe boyamak (saç).
  • Durulanmış.

Rinsed ile ilgili cümleler

English: Ali rinsed his mouth.
Turkish: Ali ağzını duruladı.

English: Ali rinsed it off.
Turkish: Ali onu duruladı.

English: Ali rinsed out his mug and then refilled it with coffee.
Turkish: Ali kupasını çalkaladı ve sonra onu kahveyle yeniden doldurdu.

English: Ali rinsed off the soap.
Turkish: Ali sabunu duruladı.

English: Ali rinsed off the plates and put them into the dishwasher.
Turkish: Ali bulaşıkları duruladı ve onları bulaşık makinesine koydu.

Rinsed ingilizcede ne demek, Rinsed nerede nasıl kullanılır?

Being rinsed : Su ile temizlenmiş olma. Durulanma. Su ile temizlenme. Durulanmış olma.

Rinse bath : Durulama yunağı. Durulama banyosu.

Give someting a good rinse : İyice çalkalamak. Sudan geçirmek. Güzelce durulamak.

Rinse : Hafifçe boyamak (saç). Durulama. Çalkalamak. Çalkamak. Yıkama. Çalkalama. Durlamak. Hafifçe yıkamak. Suyla yıkayarak temizlemek. Boya (saçı hafifçe boyamak için kullanılan).

Rinser : Su ile temizleyen şey. Yıkamacı. Yıkayan kimse.

Rinsings : Durulama. Çalkalama. Durulama suyu.

Rinsable : Durulanabilir.

Cold water rinsing : Soğuk suda çalkalama.

Rinses : Durlamak. Çalkalamak. Boya (saçı hafifçe boyamak için kullanılan). Durulama. Suyla yıkayarak temizlemek. Çalkamak. Durulamak. Hafifçe boyamak (saç). Çalkalama. Hafifçe yıkamak.

 

Spray rinsing : Püskürtmeli durulama.

İngilizce Rinsed Türkçe anlamı, Rinsed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rinsed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Climb : Aşama kaydetmek. Tırmanma. Sarılarak tırmanmak. Yükselmek. Güçlükle çıkmak. Yokuş. Tırmanış. Çıkmak. Tırmanmak.

Bubble : Kaynatmak. Kaynamak. Fokurdamak. Bir iktisadi varlığın cari fiyatının, gelecekte yükseleceği beklentisiyle olması gereken düzeyin çok üzerine çıkması durumu. krş. istikrar bozucu spekülasyon. Kabarcıklar yapmak. Lıkırdamak. Köpürmek. Kabarcıklar çıkarmak. Fıkırdamak. Kabarcık.

Travel : Seyahat etmek. Yolculuk etmek. Seyahat. Dolaşmak. Gezmek. Topuklamak. Kaçmak. Gazlamak. Yolculuk yapmak. Tüymek.

Beating up : Tekme tokat girişmek. Çırpmak. Yenmek. Hırpalamak. Pataklamak. Dövmek. Külüstür. Hücum etmek. Saldırmak.

Scend : Fırtınalı denizlerde aşağı yukarı hareket eden geminin yukarı doğru hareketi.

Bull : Polis. Aynasız. Piyasayı yükseltmek (borsa). Boğa. Kocaman erkek hayvan. Saçma. Sakçı. Hisselerin değerini yükseltmek. Gaf. Çamyarması.

Steam : İstim. Buhar çıkmak (bir şeyden). Coşturmak. Buğulama yapmak. Suyun, ısı etkisiyle gaz halini almış biçimi. Buharla çalışmak. İstimbotla veya buharlı lokomotifin çektiği trenle gitmek. Buğulamak. Buğu.

Chandelle : Ani ve keskin tırmanarak dönüş. Şandel. Chandell (aynı zamanda hem irtifa kazanmak hem de rotasını değiştirmek bir uçağın yaptığı ani dikine tırmanıcı dönüş) gerçekleştirmek.

 

Jiggle : Irgalanmak. Dingildemek. Sallamak. Titreme. Hafif sallantı. Hafif ve çabuk sallamak. Hafifçe sallanmak. Salınmak.

Agitating : Kışkırtmak. Tekrar karma. Üzmek. Karıştırma. Karıştırmalı. Sarsmak. Altüst etmek. Sallamak. Yinelenmiş karma.

Rinsed synonyms : soar upwards, locomote, soar up, uplift, ascend, zoom, go up, churned, move, churns, gargled, churn, rocket, gargle, skyrocket, churn up, rinse, mount, soar, go, grow, rinses, uprise, agitate, climb up, beat up, come up, agitates, move up, gargles, lift, surge, arise.

Rinsed zıt anlamlı kelimeler, Rinsed kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Fall : Rastlamak. Ölmek. Dökülmek. Yenilmek. Azalmak. Yaralanmak. Çökmek. Yatağa düşmek. Düşüş. Düşmek.

Lowered : Karartmak. Küçük düşürmek. Somurtmak. Düşürmek. Surat asmak. İndirmek. Küçültmek. Alçaltılmış. İnik. Alçaltmak.