Rinses türkçesi Rinses nedir

  • Çalkamak.
  • [#çalkalama Çalkalamak].
  • Çalkalama.
  • Hafifçe boyamak (saç).
  • Boya (saçı hafifçe boyamak için kullanılan).
  • Durulama.
  • Durlamak.
  • Durulamak.
  • Suyla yıkayarak temizlemek.
  • Hafifçe yıkamak.

Rinses ingilizcede ne demek, Rinses nerede nasıl kullanılır?

Rinse bath : Durulama yunağı. Durulama banyosu.

Give someting a good rinse : Güzelce durulamak. Sudan geçirmek. İyice çalkalamak.

Rinse : Sıvı saç boyası. Temiz sudan geçirmek. Çalkamak. Durlamak. Hafifçe yıkamak. Suyla yıkayarak temizlemek. İşlemenin çeşitli aşamalarında, film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal özdeklerin akıtılması için arı suyla yapılan temizleme. Durulamak. Durulama. Çalkalama.

Rinsed : Çalkalamak. Durulamak. Hafifçe boyamak (saç). Durulanmış.

Rinser : Su ile temizleyen şey. Yıkamacı. Yıkayan kimse.

Rinsing tank : Durulama teknesi. Durulama tankı.

Cold water rinsing : Soğuk suda çalkalama.

Rinsings : Durulama suyu. Çalkalama. Durulama.

Spray rinsing : Püskürtmeli durulama.

Rinsing unit : Durulama birimi. Durulama ünitesi.

İngilizce Rinses Türkçe anlamı, Rinses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rinses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Skyrocket : Fırlamak. Birdenbire yükseltmek. Birdenbire yükselmek veya artmak. Hava fişeği. Havai fişek. Birden artmak.

 

Swashing : Çalkalanma. Çalkantı. Çalkalanmak. Dalga kırılmasından sonra suyun yükselerek kıyıya şiddetle çarpması.

Uplift : Moralini yükseltmek. Daha iyi bir duruma getirmek. Yukarı çıkarmak. Yüceltmek. Gaza getirmek. Yükseltmek. Canlandırmak. Coşturmak. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Yukarı dikmek (göz).

Zoom : Birden yükselme. Zum yapmak. Zum yapma. Zumlamak. Yoğunlaşmak. Vın diye geçmek. Vınlamak. Rüzgar gibi gitmek. Fırlamak. Yakınlaştırmak.

Arise : Doğrulmak. Zuhur etmek. Meydana gelmek. Baş göstermek. Doğmak. Kaynaklanmak. Görünmek. Yükselmek. Ayağa kalkmak. Oluşmak.

Bubble : Katı ve sıvı yığın evrelerde çeşitli etkilerle oluşan yerel gaz kümeleri. Fıkırdamak. Köpürmek. Kaynamak. İktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Kaynatmak. Kabarcıklar çıkarmak. Fokurdamak. Kabarcıklar yapmak. Köpük.

Jigging : Sevinçten oynamak. Klişe yapmak. Oynamak. Kılavuz kullanma. Ayrıştırma. Şablon çıkarmak. Çalkama. Cevher zenginleştirme düzeneği. Elekten geçirmek (maden).

Gargled : Gargara. Gırtlaktan söylemek. Gırtlaktan konuşmak. Gargara yapmak. Ağzını çalkalamak. (alkollü) içki.

Lavages : Lavaj. Yıkama. Midenin yıkanması (tıp veya medikal terimi). Yıkama (tıp veya medikal terimi). Şırıngayla yıkama.

Climb up : Yukarı çıkmak. Tırmanmak.

Rinses synonyms : locomote, soar upwards, soar up, rinsed, ascend, swash, churning, surge, agitation, jiggle, come up, churned, scend, lift, rocket, lavage, rinsing, chandelle, travel, beat up, go up, churn, flushing, agitates, beating up, climb, fining, agitations, swashed, finings, move, steam, churn up.

Rinses zıt anlamlı kelimeler, Rinses kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Fall : Azalmak. Güz. Yatağa düşmek. Asılmak. Dalmak. Tam yerine denk gelmek. Ucuzlamak. Başlamak. Atışmak. Aşağı sallanmak.

Sit down : Yerinden kalkma. Oturtmak. İniş yapmak. Oturmak. Yerine oturmak. Koyulmak. Yere inmek.

Rinses antonyms : lie down.