Arise türkçesi Arise nedir

Arise ile ilgili cümleler

English: Bribes are something that arises in conjunction with power organizations.
Turkish: Rüşvet güç örgütleri ile birlikte ortaya çıkan bir şeydir.

English: How did this misunderstanding ever arise?
Turkish: Bu yanlış anlama nasıl ortaya çıktı?

English: Trade friction might arise between the two nations at any moment.
Turkish: İki ülke arasında her an bir ticari sürtünme ortaya çıkabilir.

English: A new difficulty has arisen.
Turkish: Yeni bir zorluk ortaya çıktı.

English: The experiment must succeed. The next chance will only arise in fifty years.
Turkish: Deney başarılı olmalı. Sonraki şans elli yıl içinde ortaya çıkacaktır.

Arise ingilizcede ne demek, Arise nerede nasıl kullanılır?

Arise from : Kalkmak. Çıkmak. Meydana gelmek. -den meydana gelmek. Neşet etmek. -den kalkmak. -den çıkmak. -den doğmak. İleri gelmek. Kaynaklanmak.

Arise from dead : Dirilmek.

Arise from the dead : Ölümden dönmek.

Should the need arise : İhtiyaç olursa. Gerekirse. İhtiyaç halinde. Gereksinim doğduğunda. Gereksinim olduğunda. İhtiyaç duyulduğunda. İhtiyaç olduğunda.

 

Should the occasion arise : Gereğinde. İcap ederse. Gerekirse.

Burglarise : Hırsızlık yaparak çalmak (burglarize olarak da yazılır). Soymak (ev). Hırsızlık amacıyla eve girmek. Soymak. Hırsızlık yaparak çalmak. Ev soymak. Soy.

Demilitarise : Askerden arındırmak. Askerden arınmak. Silahsızlandırmak. Bir bölgedeki orduyu çekmek. Sivilleştirmek. Bir bölgedeki askeri kuvvetleri oradan çıkarmak (demilitarize olarak da yazılır). Sivilleşmek. Askersizleştirmek. Askeri yönetimi kaldırmak. (britanya ingilizcesi) askersizleşmek.

In case the need arises : Gerek duyulursa. Gerekli olursa. İhtiyaç duyulduğunda. İhtiyaç olması halinde.

Circularise : Son derece bilinir hale gelmesine neden olmak (ayrıca 'circularize'). Prospektüs göndermek. Yuvarlak yapmak. Sirküler göndermek. Tamim etmek. Genelge yollamak. Sirküler yollamak. Sirkülerleri veya broşürleri dağıtmak. Sirküler hazırlamak.

Barbarise : Mahvetmek. İlkelleştirmek (barbarize olarak da yazılır). Kabalaşmak. Barbarlaştırmak. Barbarlaşmak. (britanya ingilizcesi) barbarlaştırmak. Bozmak. Gaddarlaştırmak. Zalimleştirmek. Medeniyetsizleştirmek.

İngilizce Arise Türkçe anlamı, Arise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Arise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ascended : Yukarı çıkmak. Artmak. Tırmanmak. Ziyadeleşmek. Tahta çıkmak. Ağmak. Çıkmak (tahta). Çıkmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi).

Be seen : Görülmek. Görücüye çıkmak. Görücüye çıkmak (gelin adayı). Gözükmek.

Come into view : Görüş açısına girmek. Görüş alanına girmek. Meydana çıkmak. Görünmeye başlamak.

 

Be derived from : İleri gelmek. -den türemek.

End : Bitim. Ölüm. İzmarit. Kalıntı. Sona ermek. Kafa. Amaç. Taraf. Uç. Bitiş çekidi.

Consist : Teşekkül etmek. Mürekkep olmak. Bileşmek. Var olmak. -den meydana gelmek. Uymak. Dayanmak. İbaret olmak.

Arrives : Varmak. Başarmak. Başarı kazanmak. Gelmek. Gelip çatmak. Ulaşmak.

Head : Örtübaşı. Atletizm, bilgisayar, biyoloji, jimnastik, madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Başına geçmek (şirket vb). İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. Geçmek. Kelle. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtların temel düzeneğini taşıyan bölüm. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Başkan.

Originating : Yaratmak. Neden olmak. Esinlenmek. Örnek alınmak. İcat etmek. Çıkmak.

Come off : Sona ermek. Beli gelmek. Elde etmek. Taşınabilir olmak. Dökülmek. Kopmak. Çıkmak. Düşmek. Başarmak. Boşalmak.

Arise synonyms : come, stands, come in view, follow, come in sight, consists, stand, appeared, comprised, spring up, betiding, be in the ascendent, emerge, issue from, derives, become of, arise from, straightening, comprising, bump up, become visible, being based on, betided, originate from, rises, get a hard on, begins, ascends, consisted, straightened up, upstand, come to pass, approve oneself.

Arise zıt anlamlı kelimeler, Arise kelime anlamı

Sit down : Oturtmak. Oturmak. Yerinden kalkma. Koyulmak. Yerine oturmak. Yere inmek. İniş yapmak.

Lie down : Boylu boyunca yatmak. Uzanmak. Serilip yatmak. Yatmak. Sere serpe yatmak. Şekerleme yapmak. Boylu boyunca uzanmak. Kestirmek (uyku).

Stay in place : Yerinde kalmak.

Arise antonyms : fall.

Arise ingilizce tanımı, definition of Arise

Arise kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To come up from one`s bed or place of repose. He arose early in the morning. To ascend. To rise. To mount. The sun ariseth. As, to arise from a kneeling posture. To come above the horizon. A cloud arose. To come up from a lower to a higher position. Rising.