Should the occasion arise türkçesi Should the occasion arise nedir

  • İcap ederse.
  • Gereğinde.
  • Gerekirse.

Should the occasion arise ingilizcede ne demek, Should the occasion arise nerede nasıl kullanılır?

Should : -meli. Shall yardımcı fiilinin geçmiş zaman kipinde ikinci tekil şahsı. Gerekmek. Malı. Olursa. -malı.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Occasion : Çoğunlukla gelişigüzel bir biçimde ortaya çıkan ve düzenli, zorunlu bir gelişme süreci içinde ortaya çıkabilecek başka olayların doğmasına yol açan olay. Gerek. İhtiyaç. Özel olay. Münasebet. Sebep olmak. Uygun zaman. Neden. Nedence.

Arise : Oluşmak. Doğrulmak. Görünmek. Ortaya çıkmak. Husule gelmek. Zuhur etmek. Kalkmak. Ayağa kalkmak. Yükselmek. Baş göstermek.

Should the need arise : İhtiyaç halinde. İhtiyaç olduğunda. Gereksinim doğduğunda. Gerekirse. İhtiyaç duyulduğunda. Gereksinim olduğunda. İhtiyaç olursa.

When occasion arises : Doğru zaman geldiğinde. Şans açıldığında. Zamanı geldiğinde.

İngilizce Should the occasion arise Türkçe anlamı, Should the occasion arise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Should the occasion arise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

In case of need : İhtiyaç duyulması halinde. Gerek duyulması halinde. Gerektiğinde. İhtiyaç halinde. İhtiyaç durumunda. İcabederse. Ödek üzerinde bulunan ve gerektiği zaman kimin tarafından ödeme yapılacağını ya da borçlanımı bildiren deyim. İcabı halinde.

In a pinch : İhtiyaç karşısında. İcabında. Gerektiğinde. Sıkışınca.

If required : Gerekli görülüyorsa. Eğer istenirse. İstenildiği takdirde. İstenildiğinde. Gerek duyulması halinde. Gerektiğinde. İhtiyaç halinde. İhtiyaç duyulması halinde.

If need were : İcabında.

Should the need arise : İhtiyaç olduğunda. İhtiyaç halinde. Gereksinim doğduğunda. İhtiyaç olursa. Gereksinim olduğunda. İhtiyaç duyulduğunda.

At a pinch : Gerektiğinde. Sıkıntıda. Darlıkta. Sıkışınca. İcabında.

In need of : -ya ihtiyaç bir şekilde. Muhtaç. Gereğinde muhtaç. -nın gerekliliğinde. İhtiyacında. -nın ihtiyacında.

At a push : Zor durumda. İhtiyaç halinde. Zaruret halinde. İhtiyaç olursa.

If necessary : Gerektiği takdirde. Yeri gelir. İhtiyaç anında. İhtiyaç halinde. İcabında. Gerekli görülüyorsa.

If need be : Yeri geldiğinde. İcabında. İhtiyaç olursa. Gerektiğinde.