Bubble türkçesi Bubble nedir

  • Fokurdamak.
  • Bir iktisadi varlığın cari fiyatının, gelecekte yükseleceği beklentisiyle olması gereken düzeyin çok üzerine çıkması durumu. krş. istikrar bozucu spekülasyon.
  • İktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır.
  • Köpük.
  • Katı ve sıvı yığın evrelerde çeşitli etkilerle oluşan yerel gaz kümeleri.
  • Kabarcık.
  • Kabarcıklar çıkarmak.
  • Köpürmek.
  • Lıkırdamak.
  • Fıkırdamak.
  • Kabarcıklar yapmak.
  • Domur.
  • Kaynamak.
  • Kaynatmak.

Bubble ile ilgili cümleler

English: Man's but a bubble.
Turkish: Hayat bir sabun köpüğü gibidir.

English: Surrounded by burning candles, she dips herself into a bubble bath.
Turkish: O kendini yanan mumlarla çevrili köpük banyosuna daldırdı.

English: Ali is chewing bubble gum.
Turkish: Ali balonlu sakız çiğniyor.

English: Don't burst my bubble.
Turkish: Benim kabarcığımı patlatmayın.

English: He blew soap bubbles.
Turkish: O, sabun kabarcıklarını üfledi.

Bubble ingilizcede ne demek, Bubble nerede nasıl kullanılır?

Bubble and squeak : Lahana ve etli yemek. Patates.

Bubble bath : Köpük banyosu. Köpüren sabun.

Bubble blower : Köpük balon aleti. Baloncuk makinesi.

Bubble board : Kabarcık kartı. Kabarcık bellek kartı.

Bubble chamber : Yüklü temel parçacıkların iz bıraktığı, sıvı helyum sıcaklığında çalışan, sis odasına benzer aygıt. Kabarcık odası. Temel taneciklerin geçmesiyle gaz kabarcıklarından oluşmuş çizgiler gösteren, öylece gözlenip ölçüm sağlayan aygıt. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

 

Bubble company : Balon şirket. Dolandırıcı şirket.

Bubble nest : Kabarcık yuvası. Köpük yuva. Labirentli balıkların suyun yüzeyinde oluşturdukları hava kabarcıklarının içine yumurtalarını yerleştirdikleri yuva, kabarcık yuvası. Kabaracık yuvası.

Bubble pack : Balonlu naylon. Hava kabarcıklı naylon. Köpüklü ambalaj.

Bubble over : Coşmak. Neşe dolu olmak. Taşmak. Kaynayıp taşmak.

Bubble gum : Balonlu ciklet. Balonlu çiklet. Ciklet.

İngilizce Bubble Türkçe anlamı, Bubble eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bubble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bubbled : Yakayı ele vermiş veya yakalanmış. Balonlu.

Conglutinate : Birbirine yapıştırmak. Kaynaştırmak. Yapışmak. Yapıştırmak.

Blisters : Rasat kulesi. Yakı. Su toplama. Silah bölmesi. Su toplatan şey. Su toplanmış kabarcık.

Scalds : Sıcak su ile yakmak. Haşlamak. Kaynar su dökmek.

Bubble up : (aniden) ortaya çıkmak.

Emit : Salmak. İfade etmek. Göndermek. Yayınlamak. Yollamak. Çıkarmak. Belirtmek. Atmak. Yayımlamak.

Cream : Kaymağını almak. Kaymak bağlamak. Çırpmak. Boşalmak. Kıvam bakımından merhemlere göre daha yumuşak olan, yağlı ve yağsız olmak üzere iki biçimde hazırlanabilen yarı katı ilaç biçimi. Suyunu çıkarmak. Krema. Sütün santrifüjden geçirildikten sonra, içinde % 20-50 oranında yağ bulunan kıvamlı kısmı. süt, yumurta ve şekerle hazırlanan ve pastacılıkta kullanılan katkı maddesi. Krem sürmek.

 

Spits : Tükürmek. Söylemek. Haykırmak. Çıkarmak. Şişlemek. Cızırdamak. Çiselemek. Serpiştirmek. Çıtırdamak.

Boil : Fokurdatmak. Kısaltmak. Pişmek. Haşlamak. Haşlanmak. Pişirmek.

Effervesce : Köpüklenmek. Gaz kabarcıkları çıkarmak. Dolduruşa gelmek. Galeyana gelmek. Coşmak. Kabarmak. Neşelenmek.

Bubble synonyms : form bubbles, air bubble, scums, blister, be thick with, abound, boil away, gossip, creamed, skimmings, effervesces, pimple, lathers, creaming, soap bubble, burbling, mousses, coddling, scald, blowhole, bulla, gurgle, flirted, intumesce, scrum, globule, giggle, creams, be alive with, papule, boil over, gurgling, cavitations.

Bubble zıt anlamlı kelimeler, Bubble kelime anlamı

Fall : Eğimli olmak. Düşüş göstermek. Gece çökmek. Düşüş. Düşmek. Aşağı sallanmak. Sonbahar. Yenilmek. Ölmek. Yıkılma.

Bubble ingilizce tanımı, definition of Bubble

Bubble kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To rise in bubbles, as liquids when boiling or agitated. To contain bubbles. As, a soap bubble. A thin film of liquid inflated with air or gas. Bubbles on the surface of a river.