Conglutinate türkçesi Conglutinate nedir

Conglutinate ingilizcede ne demek, Conglutinate nerede nasıl kullanılır?

Conglutination : Yapışma. Kaynama. Kaynaşma. Konglutinasyon.

Conglutination thrombosis : Konglütinasyon trombozu. Damar çeperindeki zedelenme ve endotel hücrelerinden tromboplastin açığa çıkmasından kaynaklanan, genellikle atardamarlarda görülen damar içi kan pıhtılaşması, konglütinasyon trombozu. fiziksel darbe, arteryosklerotik plaklar ve yangılar sonucu meydana gelir. Kümelenme trombozu.

Conglutinin : Konglutinin.

İngilizce Conglutinate Türkçe anlamı, Conglutinate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conglutinate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abounds : Dolu olmak. Bollaşmak. Çok olmak. Çok sayıda bulunmak. Bollanmak. Bol olmak. Bol miktarda bulunmak.

Attach : Yüklenmek. Bitiştirmek. Ekleme yapmak. İlişkin kılmak. Bağlanmak. Eklemek. Tutturmak. Yamamak. Bağlamak. İliştirmek.

Fill up : Doldurmak. Taşırmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ek film. Taşmak. Bir izlencenin eksik süresini doldurmak üzere gelişigüzel seçilmiş film. Tam doldurmak. Dolmak. Ağzına kadar doldurmak.

Clam : Neşeli parti. Şamatalı toplantı. Bir dolar. Deniztarağı. Midye. İstiridye. Deniz tarağı. İçine kapanık kimse. Mengene.

 

Cohere : Birleşmek. Eş fazlı olmak. Bağlantılı olmak. Uyuşmak. Tutarlı olmak. Bağlanmak. Birbirini tutmak. Uyum içinde olmak. Uymak.

Commingles : Kaynaşmak. Katıştırmak. Karışmak. Karıştırmak. Katmak.

Commingled : Katmak. Kaynaşmak. Karıştırmak. Karışmak. Katıştırmak.

Come to the boil : Son raddeye gelmek. Kızışmak. Kritik noktaya gelmek.

Affix : Koymak. Cümle içinde kelimeler arasında geçici anlam ilişkileri kurmak veya yeni bir kelime türetmek üzere kök ve gövdelerin sonuna eklenen ses veya seslerden oluşan öge. dünya dillerinde, ekler, kelimedeki eklenme yerlerine göre ön ek, iç ek ve son ek olmak üzere üç türlüdür. türkçedeki eklerin hepsi de son ek türündedir. ekler görevleri bakımından çekim ekleri ve yapım ekleri olmak üzere ikiye ayrılır. bk. çekim eki, yapım eki. Eklemek. Takmak. Basmak (damga). Ek. Yapıştırmak (pul). Basmak (mühür). Pul yapıştırmak.

Coalesces : Bir araya gelmek. Erimek. Birleşmek. Kaynaşmak. Bir olmak. Yekvücut olmak. Bütünleşmek. Bütün haline gelmek. Eritmek.

Conglutinate synonyms : coapt, broil, cling, close, combine, boils, apposing, cleave, digitizes, fuse, adhere to, digitize, effervesce, commingling, abounded, adhibit, bonding, bubble, cement, be alive with, boil away, be thick with, agglutinating, attaches, agglutinate, digitise, commingle, integrate, accreted, stick, abound, clams, boil.

Conglutinate ingilizce tanımı, definition of Conglutinate

Conglutinate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To unite by the intervention of some glutinous substance. To cause to adhere or to grow together. To coalesce. Glued together. To glue together. United, as by some adhesive substance. To unite by some glutinous or tenacious substance.