Conglutination türkçesi Conglutination nedir

Conglutination ingilizcede ne demek, Conglutination nerede nasıl kullanılır?

Conglutination thrombosis : Kümelenme trombozu. Konglütinasyon trombozu. Damar çeperindeki zedelenme ve endotel hücrelerinden tromboplastin açığa çıkmasından kaynaklanan, genellikle atardamarlarda görülen damar içi kan pıhtılaşması, konglütinasyon trombozu. fiziksel darbe, arteryosklerotik plaklar ve yangılar sonucu meydana gelir.

Conglutinate : Kaynamak. Yapıştırmak. Kaynaştırmak. Yapışmak. Birbirine yapıştırmak.

İngilizce Conglutination Türkçe anlamı, Conglutination eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conglutination ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accretions : Ek. Birikim. Yeni maddeler katılması ile büyüme. Arazinin doğal genişlemesi. İlhak. Katılım. İlave. Katılma. Büyüme.

Ankylosed : Birlikte büyümek ve birleşmek.

Coherence : İltisak. Tutarlık. Uyarlılık. İnsicam. Ahenk. Uyum. Eşevreii olma özelliği, bk. eşevreli. Tutunum.

Concretion : Katılaşma. Dondurulmuş cisim. Kireçtaşı yumrusu. Şiş. Karst bölgelerinde, karbon dioksitli suların yüzeyde ya da mağaralar içinde türlü biçimler altında oluşturdukları kireçli tortulaşma. Taş. Bütünleşme. Katılaşmış madde. Birleşme.

 

Ebullitions : Taşma. Köpürerek taşma. Galeyan. Coşku. Taşkınlık. Kabarma. Köpürme. Coşkunluk. Feveran.

Sticking : Pörtlek. Tutmak. Batırma. Yapışkanlı. Yapışmak. Tutukluk. Yapışkan. Sıkışma.

Adherence : Bir mikroorganizmanın ya da fagositoz yapan bir hücrenin diğer bir hücrenin zarına ya da başka yüzeylere yapışması. Vefa. Uyma. Bağlı olma. Tutunma. Bağlılık. Taraftar olma. Sadakat. İltihak. Bireylerin kendilerini bir topluluk, toplumsal kesim ya da kümenin üyesi saymaları.

Coherency : Eş fazlı olma. Uyum. Uyumluluk. Ahenk. İltisak. Bağdaşım. Tutarlık. Tutarlılık.

Clinches : Yapışmak. Perçinlenmiş çivi. Boks birbirine sarılmak. Sıkıştırılmış cıvata. Sıkı tutma. Çözümlemek. Yakın dövüş. Kökünden halletmek. Sıkıştırmak.

Cohering : Tutarlı olmak. Bağlantılı olmak. Yapışmak. Yapışan. Tutmak. Eş fazlı olmak.

Conglutination synonyms : coalescency, bondings, ankylose, boil, symphysis, mixtures, clinch, adhesion, uniting, joining, bond, coalescence, conjugation, boiling, anchylosis, joinings, welding, teeming, bonding, saturation, ebullition, coalition, cohesion, adnation, ebullism, union, contraction, adhesions, jointure, cohesions, commingling, fusion, accretion.

Conglutination zıt anlamlı kelimeler, Conglutination kelime anlamı

Disunion : Bölünme. İkilik. Nifak. Ayrılma. İhtilaf. Anlaşmazlık. Uyuşmazlık.

Conglutination ingilizce tanımı, definition of Conglutination

Conglutination kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A gluing together. Union. A joining by means of some tenacious substance. Junction.