Ropylava türkçesi Ropylava nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Halat biçimli lav.
  • Yüzeyi halat ya da urgan biçiminde olan lav.

Ropylava ingilizcede ne demek, Ropylava nerede nasıl kullanılır?

Isopropylacetate : İzopropil asetat.

Propylaeum : Tapınak girişi.

Aeropyl : Aeropil. Böcek yumurta kabuğundaki küçük delikler.

Diisopropylfluorophosphate : Enzimlerin etkin merkezindeki serin aminoasidinin hidroksil grubuna bağlanarak geriye dönüşümsüz inhibisyona neden olan bir inhibitör. asetil kolinesteraz enzimini baskılayarak sinir iletisini engelleyen ve sinir gazı olarak bilinen bir inhibitör. Diizopropilflorofosfat.

Hydropyle : Bazı böcek yumurtalarında, kutikula örtüsünden su geçişini sağlayan özel yerler. Hidropil.

Propylene : Propilen.

Propyl gallate : Sinerjistik etkisinden dolayı bütillendirilmiş hidroksi anizol veya bütillendirilmiş hidroksi toluenle birlikte kızartma yağlarında acılaşmayı önlemek amacıyla kullanılan bir antioksidan, pg. Propil gallat.

Propyl : Propil.

Propylon : Mabet girişi.

Polypropylene : Petrol parçalanırken gaz olarak açığa çıkan ürünün polimerizasyonu sonucu oluşan sentetik madde. Polipropilen.

İngilizce Ropylava Türkçe anlamı, Ropylava eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ropylava ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Algonkian : Algonkiyen. Bir prekambriyen sistemi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Alkongien. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Alkali rocks : Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaçlar.

Acrozone : Menzil zonu. Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar.

Adventive cone : Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Ek koni. Parazitik koni. İlerleme hunisi. İlerleme konisi.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Absolute chronology : Mutlak kronoloji. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Salt çağbilimi.

Agricultural geology : Tarım yerbilimi. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarımsal jeoloji.

Abrasive power : Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı güç. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet.

Acid fumarole : Ekşit (asit) tüten. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Asit fümarol. Asit tüten.

Ropylava synonyms : after shock, abysal environment, abyss, adjacent rock, alcalic fumarole, absolute age.