Sarin nedir, Sarin ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Serin.

Sarin hakkında bilgiler

Sarin (NATO'nun adlandırmasına göre rumuzu: GB) bir sinir gazıdır. 1938`de Alman Kimyageri Gerhad Schrader tarafından bulunmuştur. Sarin gazı aşırı zehirli bir sinir ajanıdır, vücuttaki sinir sistemlerinin dengesini bozarak felç meydana getirir. Çok küçük bir damlası bile insanı öldürebilir. 1991'de Birleşmiş Milletler tarafından kitle imha silahları kategorisine alınmıştır. Sarin gazının üretimi ve depolanarak saklanması 1993'te CWC (Kimyasal Silahlar Konvensiyonu) tarafından yasaklanmıştır. Spesfik antidotu (panzehiri) Atropin'dir. Renksiz bir sıvı olup buharı da sıvısı gibi renksizdir. Son derece etkili ve öldürücü bir gazdır. Renksiz ve kokusuz olduğu için sezilmesi ve teşhisi zordur. Burun akması, göğsün sıkışması, görüşün zayıflaması, nefes almada güçlük, aşırı terleme, adalelerin kasılması, kusma, gözbebeklerin küçülmesi ve görüşte bulanıklık, sendeleme, şaşkınlık, uyuşukluk, hafıza kaybı, çırpınma, koma, nefesin kesilmesi ve ölümün meydana gelmesidir. 1995'teki Tokyo metrosuna düzenlenen sarin gazlı terör saldırısında gazın etkisinde kalan bazı kişilerde burun ve ağız kanaması semptomları da görülmüştür. Öldürücü dozda alındığında genellikle ölüm 1-10 dakika içinde gerçekleşir. "Perception" dizisinin 1. sezonunun 4. bölümünde sarin gazı ele alınmıştır.

 

Sarin anlamı, kısaca tanımı

Sari : Hint kadınlarına özgü giysi. Bu giysinin yapıldığı kumaş. Başkasına geçen, geçici. Bulaşıcı, bulaşık (hastalık). Yana : Kemandan sari canım sağ olsun. Sarı

Kimyasal silah : İnsan, hayvan ve bitkiler üzerinde zehirli maddelerle ölümcül olaylara neden olan silah.

Aşırı terleme : Derideki ter bezlerinin aşırı salgılanması sonucu tüm vücudun veya bir bölgenin ıslanması, hiperhidrozis, hiperidrozis, südatori. Ter salgısının anormal fazlalığı.

Öldürücü doz : Zehirli madde, virüs ve benzerleri maddelerin belirlenmiş bir zaman içinde bir deney grubu içindeki hayvanların %100'ünü öldüren miktarı. Letal doz. Belirlenmiş bir zaman içinde bir deney grubundaki canlıların %100’ünü öldüren madde miktarı, letal doz. Kullanıldığı zaman belli bir zaman içinde (24 saat) ölüme yol açabilen ilaç miktarı.

Hafıza kaybı : Bellek yitimi.

Bulanıklık : Bulanık olma durumu.

Nefes alma : Soluk alma.

Son derece : Pek çok, çok fazla, son kerte.

Adlandırma : Adlandırmak işi, isimlendirme.

Zayıflama : Zayıflamak işi.

Uyuşukluk : Uyuşuk olma durumu.

Sendeleme : Sendelemek işi.

Bir damla : Çok az. Çok küçük (çocuk).

Şaşkınlık : Şaşkın olma durumu. Şaşkınca davranış.

Panzehir : Zehrin etkisini ortadan kaldırabilme özelliği olan madde, antidot.

Saklanma : Saklanmak işi.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Öldürücü : Öldüren, ölüme sebep olan, ölüme yol açan. Bayıltıcı, bunaltıcı, sıkıcı, yorucu.

Çırpınma : Çırpınmak işi.

Kimyager : Kimyacı.

Diğer dillerde Sarımsak kurbağası anlamı nedir?

İngilizce'de Sarımsak kurbağası ne demek ? : spadefoot toad