Scrutator türkçesi Scrutator nedir

Scrutator ingilizcede ne demek, Scrutator nerede nasıl kullanılır?

Perscrutation : Detaylı inceleme.

Scrutable : Anlaşılır. Muayene veya araştırma yolu ile anlaşılabilen. Kavranabilir. Makul. Anlaşılabilir.

Inscrutability : Esrarengizlik. Anlaşılmazlık.

Inscrutable : Sırrına erişilmez. Esrarengiz. Ne anlama geldiği belli olmayan. Ne düşündüğü belli olmayan. Anlaşılmaz. Esrarlı. Gizemli.

Inscrutableness : Çetrefillik. Mistiklik. Kavranamazlık. Akıl ermezlik. Anlaşılmazlık.

Scrutinise : Yakın takibe almak. Denetlemek. Dikkatle incelemek. İnce eleyip sık dokumak. İncelemek. Oy saymak (şirketlerin genel kurul toplantılarında oylama sonrası). Bütün boyutlarıyla ele almak. Teftiş etmek (ayrıca scrutinize). İrdelemek. Sıkı şekilde kontrol etmek.

Scrutineer : Resmi müfettiş (çogunlukla oy pusulalarının). Oy sayım memuru. Oy sayan kişi. Eleştirmen. Sorgu hakimi. Oy sayıcı.

Scrutiniser : İrdeleyen. Dikkatli bir şekilde araştırıp denetleyen kimse. Araştırmacı. İyice araştıran. İyice inceleyen. İnce eleyip sık dokuyan. Müfettiş (ayrıca scrutinizer). Dikkatle inceleyen.

Scrutinising : Dikkatle inceleme. Araştırmak. Sıkı şekilde kontrol etmek. Soruşturmak. İyice inceleme. Teftiş etmek (ayrıca scrutinize). İrdeleme. İnce eleyip sık dokuma. Denetlemek.

 

Scrutinises : Mercek altına almak. Teftiş etmek (ayrıca scrutinize). Denetlemek. İnce eleyip sık dokumak. Soruşturmak. Bütün boyutlarıyla ele almak. Mütalaa etmek. Tetkik etmek. Dikkatle incelemek. İrdelemek.

İngilizce Scrutator Türkçe anlamı, Scrutator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scrutator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chainmen : Ölçüm yaparken bir zincir kullanan kimse. Ölçümcü.

Inquisitive : Soru sorup duran. Başkaları hakkında bilgi edinmeyi seven. Başkalarının işleriyle ilgilenen. Çok meraklı. Yersiz sorular soran. Tecessüs sahibi. Meraklı. Mütecessis.

Intendant : Müdür. Yönetici. İdareci. Memur. İdare memuru.

Hawkshaw : Hafiye. Ajan.

Enquirers : Sorular soran kimse. Bilgi isteyen kimse. Soruşturmacı.

Investigators : Araştırmacılar. Tetkikçiler.

Inspector : Denetimci. Muayene memuru. Sakçı komiseri. Eğitim ve öğretim kurumlarındaki çalışmaların yasalara ve yönetmeliklere uygun olarak yürüyüp yürümediğini incelemek ve denetlemekle görevli kimse. Denetçi. Denetleyici. Denetmen. Muayeneci. Komiser.

Explorer : Windows gezgini. Dolaşan kimse (keşifte bulunmak amacıyla). Varolup da bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkaran. Açımcı. Eksploratör. Kaşif. Keşif yapan kişi. Araştırıcı. Gezgin.

Querists : Soru soran kimse. Soruşturma yapan kimse.

Examiner : Sınavlarda, soruların hazırlanmasından notların verilmesine dek tüm değerlendirme çalışmalarına katılmakla görevli kimse. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gösterim odasında filmi izleyerek görüntülerinin, sesinin, renginin kusursuz olup olmadığını, çizik, çizinti, vb. bulunup bulunmadığını inceleyerek deneti gerçekleştiren, düzeltilmesi gereken aksaklıkları ilgili bölüme bildiren kimse. Sorgu hakimi. İmtihan eden kimse. Denetçi. Ayırtma.

 

Scrutator synonyms : ferret, examinator, operative, overseers, superintendent, analysts, heuristic, bloodhound, dick, ferreting, interrogators, questioner, examiners, analyst, bloodhounds, detective, investigator, comptrollers, superintendents, comptroller, querist, explorers, ferrets, contemplators, questioners, hawkshaws, inquisitory, controller, enquirer, ferreted, chainman, inspectors, detectives.

Scrutator ingilizce tanımı, definition of Scrutator

Scrutator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who scrutinizes. A close examiner or inquirer.