Enquirers türkçesi Enquirers nedir

Enquirers ingilizcede ne demek, Enquirers nerede nasıl kullanılır?

National enquirer : Ulusal araştırmacı. Sansasyonel hikayeleri ile tanınan amerikan tabloid dergisi.

Enquirer : Soruşturmacı. Dedektif. Araştırmacı. Bilgi isteyen kimse. Sorular soran kimse.

Enquire : Sormak. Soruşturmak. Soru sormak.

Enquired : Aranmış. Soruşturmak. Sual edilmiş. Sormak. Tahkikat yapılmış. Soruşturulmuş. Soru sormak. Araştırılmış. Sorulmuş.

Enquires : Sormak. Soru sormak. Soruşturmak.

Enquiry character : Bilgi ver damgası. Bilgi ver karakteri. Bağlantı kurulan bir duraktan yanıt istemek üzere kullanılan bir gönderim güdüm damgası. bu durumda beklenen yanıt, durağın kimliğini, hizmette bulunan donanım türünü ve uzaktaki durağın durumunu içerebilir. Sorgu karakteri.

Enquiry : Soru. İnceleme. Tahkik. İstihbarat. Sorgu. Soruşturma. Anket. Yoklama. Ticari soruşturma.

Commission of enquiry : Soruşturma komisyonu. Belirli bir konuyu araştırmak için belirlenmiş olan komisyon.

Enquiring : Sormak. Soru sormak. Soruşturmak. Soruşturma.

Directory enquiries : Bilinmeyen numaralar servisi. Rehber talebi. Rehber talepleri.

İngilizce Enquirers Türkçe anlamı, Enquirers eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Enquirers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ferreted : Araştırmak. Dağgelinciği ile avlanmak. Arayıp taramak. Araştırıcı. İpek şerit. Kovmak. Dağgelinciği. Yaban gelinciği.

Dick : Adam. Detektif. Sik. Yarak. Herif. Kamış (argo sözcük). Yavşak. Alçak veya aşağılık veya rezil adam. Penis.

Asker : İsteyen kimse. Soran kimse. Rica eden kimse.

Explorer : Kaşif. Windows gezgini. Keşif yapan kişi. Dolaşan kimse (keşifte bulunmak amacıyla). Gezgin. Açımcı. Araştırıcı. Varolup da bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkaran. Eksploratör.

Intercommunicate : Birbiriyle haberleşmek.

Headcounter : Anketör.

Bloodhounds : Tazı. Kan tazısı.

Pry : Zorla elde etmek. Burnunu sokmak. Zorla söyletmek. Kaldıraç. Gözetlemek. Koparmak. Başkasının özel yaşamına burnunu sokmak. Dikizlemek. Merakla bakmak. Tecessüs.

Confer with : Danışmak. Müzakere etmek. -ile danışmak. -ile görüşmek. -den öğüt istemek. Görüşmek.

Ombudsmen : Kamu hakemi. Kamu denetçisi. Halkın yönetimden şikayetlerini inceleyen görevli. Bağımsız gözetmen. Şikayet amiri. Yüksek dilekçe kurulu. Ombudsman. Ombudsmanlık.

Enquirers synonyms : verbalizer, quizzer, verbaliser, poll taker, ferreting, ferrets, questioner, speaker, hawkshaws, interviewer, investigators, investigative, tester, bloodhound, contemplators, cross examiner, enquirer, inquirer, ferret, interrogator, inquire, investigator, cross questioner, detectives, inquisitory, canvasser, talker, contemplator, utterer, analysts, consult, analyst, inquisitive.