Seaweed türkçesi Seaweed nedir
- Yosun.
- Denizyosunu.
- Deniz yosunu.
- Varek.
- Suyosunu.
- Alg.
Seaweed ile ilgili cümleler
English: Do you eat seaweed in your country?
Turkish: Ülkenizde deniz yosunu yer misiniz?
English: A bento is a small meal made of boiled rice and seaweed, that is sold in cheap wooden boxes.
Turkish: Bir bento haşlanmış pirinç ve deniz yosunundan yapılan küçük bir yemektir, bu ucuz ahşap kutularda satılmaktadır.
Seaweed ingilizcede ne demek, Seaweed nerede nasıl kullanılır?
Seaweeds : Suyosunu. Yosun. Deniz yosunu.
Seawall : Sedde. Deniz kenarına yapılan set. Tahkimat duvarı. Dalgakıran. Deniz duvarı. Set. Deniz seddi.
Seawalls : Tahkimat duvarı. Deniz seddi. Deniz duvarı. Set. Deniz kenarına yapılan set. Sedde. Dalgakıran.
Seaward : Denize doğru. Denizden esen. Deniz tarafı. Denize doğru giden.
Seawards : Denize doğru.
Unseaworthiness : Deniz seferine dayanıklı olmama. Deniz trafiğine elverişsizlik. Deniz seferine elverişsizlik. Geminin denize elverişli olmaması. Denize elverişsizlik.
Unseaworthy : Denize elverişsiz. Denize açılmaya elverişsiz. Sefere elverişsiz. Deniz seferine elverişsiz. Denize çıkmaya elverişsiz.
Seawaters : Deniz suyu. Tuzlu su.
Sea air : Deniz havası. Denizde bulunan taze tuzlu hava.
Seaways : Geminin hızı. Deniz ve haliç kıyılarındaki karayolu. Deniz trafiği. Deniz yolu. Su yolu. Derin suyolu. Denizyolu.
İngilizce Seaweed Türkçe anlamı, Seaweed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Seaweed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Wracks : Uçuşan bulut. Harabe. Yıkıntı. Yıkılmak. Kıyıya vuran yosun. Gemi enkazı. Enkaz. Sahil yosunu.
Algae : Yosunlar. Vücutları kök, gövde ve yaprak olarak farklılaşmamış, fotosentez yapan, sularda yaşayan prokaryot ya da ilkel bitki grupları. Deniz yosunları. Algler. Suyosunları.
Sea moss : Yosun hayvanı.
Kelping : Bir tür su yosunu. Esmer suyosunu. Laminarya.
Moss : Bataklık. Sporlu bitkilerden kara hayatına uyum sağlamış, rizoitleri ile toprağa tutunan, gametofit ve sporofit olmak üzere iki ana parçadan oluşmuş, nemli topraklar ve ağaç gövdeleri üzerinde yaşayan otsu bitkiler. Liken. Karayosun. Yosun tutmak.
Sea tang : Deniz yosunu türü.
Wrack : Yıkılmak. Kıyıya vuran yosun. Kıyıya vuran deniz yosunu. Uçuşan bulut. Harabe. Enkaz. Gemi enkazı. Yıkıntı. Sahil yosunu.
Agar agar : Jeloz. Agar agar. Agar. Yiyeceklerde jelleştirici ve sabitleyici olarak kullanılır. Kültür ortamı. Agaragar. Agar-agar.
Seaweed synonyms : seagrass, arame, bryophyte, algas, kelp, hydrophyte, mosses, coralline, kelps, sea weed, lichen, seaweeds, lichening, sea wrack, lichens, alga, tang, tangs.
Seaweed ingilizce tanımı, definition of Seaweed
Seaweed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Popularly, any plant or plants growing in the sea.

Bu kısımda Seaweed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Seaweed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Seaweed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Seaweed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.